ÜNLÜ UYGUR RESSAM Prof. GAZİ AHMED
YAHYA AKSOY
Dünyaca ünlü Uygur ressam,can dostum Prof. Gazi Ahmed aramızdan ayrıldı. Bu acı haber ta
Urimçi’den Ankara’ya ve dünyanın her yanına ulaştı. Ailesi, Sevenleri,sanat dünyası yasta.
İnsanlık bir büyük sanat ustasına veda etti. Unutulmaz eserleri,sakin, olgun ve üstün yetenekleri ile her
zaman hatırlanacak, saygın, seçkin ,özgün ve özel bir insan olarak dünya resim sanatına imzasını atmış
olan prof. Gazi Ahmed, tüm güçlükleri aşarak evrensel boyutlara ulaşmış ve sanat yeteğini kanıtlayarak,
dünya resim tarihinde unutulmaz yerini almıştır. Gönüllerde ve eserlerde hep yaşayacaktır. Ruhu şad
olsun.
Ünlü Uygur ressam Prof.Gazi Ahmed,1935 yılında ÇHC Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin Kaşgar şehrinde
doğdu. Urumçi Sincan Enstitüsü’nün Sanat Bölümü’nü bitirdi. Daha sonra mezun olduğu okulda
öğretmenlik, okutmanlık yaptı.1986 yılında ise Prof.oldu.Öğretmenliğinin yanısıra ,profesyonel resim
çalışmaları ve çeşitli sanat etkinliklerine katıldı. Dünyanın dört yanında nadide eserlerini sergiledi.
Yaptığı resim çalışmalarını 1992 yılından itibaren Paris’te sürdüren Gazi Ahmed, Paris dönüşünde,Uygur
folklorunu resim sanatı ile ifade eden çok sayıda ünlü yağlı boya tablodan oluşan eserlerini, Türkiye’de
ilk kez 1994 yılı 15-21 Haziran tarihlerinde , o tarihlerde TC.Kültür Bakanlığı HAGEM Genel Müdürü
Yahya Aksoy’un himayesinde, Ankara Kızılay Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan SHÇEK Sanat
Galerisi’nde sergiledi.
Çok sayıda ressamın ve izleyicinin büyük ilgi ve takdiri ile karşılanan ressam Gazi Ahmed resim
sergisi,ÇHC Ankara Büyükelçisi’nin de hazır bulunduğu törende, dönemin Kültür Bakanlığı Müsteşarı
sayın Prof.Dr. Emre Kongar tarafından anlamlı bir konuşma ile açıldı.Ressamın gururu ve mutluluğu
göklere çıktı. Uygur kültürünü çok yönlü ifade eden folklorik değerde ünlü bir tablosu ‘da Kültür Bakanlığı
arşivi için satın alındı. Daha sonra eserleri İstanbul’da sergilenen ressam Gazi Ahmed, ülkemizden
unutulmaz anılarla Urumçi’ye uğurlandı. Hiçbir zaman unutmadı ve unutulmadı.
Tarihi İpek yolu araştırmaları için 1992 yılında gittiğim Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde,Urumçi Devlet
Üniversitesi ve Ressamlar Akademisi’nde görevli çok sayıda öğretim üyesi ve ressamla sohbetlerimiz
oldu. Unutulmaz anılarım arasında özel ve seçkin bir yeri bulunan bu ziyarette, ressam Prof. Gazi Ahmed
ile oğlu ressam Yarkun Gazi ve diğer ressamlarla tanışarak, Uygurlarda “kök meşrebi”- nevrûz
geleneğini ve Uygurların halk kültürünü ve diğer tarihi geleneklerini yansıtan yağlı boya tabloları
hayranlıkla, sevgiyle ve takdirle inceleme olanağı bulmuştum. Resim sanatının ,yerel değerleri evrensel
boyutlara açmasına tanık olmuştuk.
2500 YIL EVVELİ TÜRK MUCİZESİ Karız: Eşsiz bir yeraltı su kanal sistemidir.
2500 Yıl önce Uygur Türkleri; yerçekiminden başka bir güç kullanmadan ve yerin altından suyu; Tanrı
Dağlarının zirvelerinden başlayıp TURFAN HAVZASI’na kadar uzanan ve bu esnada Taklamakan;
Çölü’nün 60 km. boyunca 110 m. altından geçiren ve toplamı 5100 km. uzunluğundaki karızları inşa
etmişlerdir. Bu dev eser, bugün için bile bir mühendislik harikasıdır. (KAYNAK: Uygur Karızlarına
Yolculuk)
1993 yılından itibaren Türkiye’de nevrûz kutlama afişlerinde ve broşürlerinde yaygın bir şekilde kullanılan
“Çağdaş Uygur resminde nevrûz” tablosu,ünlü Uygur ressam Abdülkerim Nasreddin’e aittir. Tuvalde
yemeni ve üzerinde dans eden Uygur erkek ve kadın yağlı boya tablosu ünlü Uygur ressam Yarkun
Gazi’ye aittir. Üç yarışmacı ve bir hakemden oluşan Uygurların at üzerinde yarışlarını anlatan “post
kapma-buzkaşi” geleneğini anlatan yağlı boya tablo ünlü ressam Gazi Ahmed’e aittir.
Bu ünlü ressamlara ve diğerlerine ait yüzlerce tablo,Uygurların kültür mirası olarak,tarihe, kültüre, sanata
ışık tutmakta ve Urumçi Ressamlar Akademisi Başkanı olarak,ükesinde ve dışında yıllardır üstün
hizmetleri ile dünya resim tarihine damgasını vuran Prof.Gazi Ahmed’i sonsuzluğa uğurlarken, ağlayarak
ama özlemle ve gururla selamlamaktalar.
Urumçi’de sonsuzluğa uğurlanan ünlü Uygur ressam Prof.Gazi Ahmed’i ,şahsım ve tüm sanat severler
adına, Türkiye’den gönül dolusu rahmet dileklerimiz, sevgiler ve selamlarımızla selamlayarak
uğurluyoruz. Unutulmayacaktır.Ailesinin , sanat dünyasının ve tüm Uygur kardeşlerimizin acılarını
paylaşıyoruz.
URUMÇİ – Uygur ressam Gazi Ahmed, Türkiye’de sergi açmak istediğini belirterek, “Davet edilirsem
seve seve gelirim” dedi.
Güzel Sanatlar Akademisinde resim öğretmenliği de yapan ünlü Uygur ressam, kendisini ziyaret eden
basın heyetine evinin kapılarını açtı ve çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Ahmed, yaşının bir hayli ilerlediğini, daha önce Türkiye’de bir kez resim sergisi açtığını, ancak davet
edilmesi halinde bir sergi daha açabileceğini belirtti. Kaşgarlı Mahmud ve Yusuf Has Hacip’in ilk
resimlerini yapan kişi olan Gazi Ahmed, resim yapma tutkusunun Allah vergisi olduğunu belirterek,
çocukluğundan beri bu sanata duyduğu ilginin kendisini bugünlere getirdiğini söyledi.
Evinin bir bölümünü resim çalışmaları için ayıran Uygur ressam Gazi Ahmed, günün büyük bir kısmını
burada resim yaparak geçirdiğini söyledi.
Uygur etnik grubuna mensup olan Gazi Ahmed 1935 yılında Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin Kaşgar
şehrinde doğdu.
Gazi Ahmed, 1954 yılında Kaşgar Öğretmen Okulundan mezun olmasının ardından, 1957 yılında halen
eğitim verdiği Sincan Güzel Sanatlar Akademisini bitirdi.
Sincan Sanatçıları ve Sincan Edebiyat Kuruluşunun başkanlığını yapan Ahmed, Çin Halk Komitesi Siyasi
Danışmanlık Konseyinde dört dönem üyelik ve Ulusal Halk Kongresinde bir dönem Sincan temsilcisi
olarak da görevlerde bulundu.
Sincan Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sincan Üniversitesi ve Sincan Eğitim Üniversitelerinde kürsüleri
bulunan Ahmed, 1988 yılında, hükümet tarafından ” Ülke Genelinde Ulusa Katkı” ödülüne layık görüldü.
Ahmed, bir dönem Nasreddin Hoca fıkralarını da resimlemişti.
Çizdiği tabloların Uygur halkının ruhunu simgelediği düşünülen Ahmed’in resimleri, ulusal ve uluslararası
birçok sergide yer aldı.
İstanbul, Ankara, Paris ve Tahran’da da sergiler düzenleyen Ahmed’in tabloları gittiği ülkelerdeki
sanatseverin büyük beğenisini topladı.(Kaynak: Uygur ressam Gazi Ahmed)
Türk kültürü, sanatı, ressamı,edebiyatı,folkloru ve tarihi ile ilgili kişiler için büyük kentlerde açık yada
kapalı alanlar yaratılmalıdır …Dünyaca ünlü değerli Uygur ressam DAZİ AHMED’in adı Türkiye’de
değişik kentlerde kültür ve sanat merkezlerine veya ressamlar sokağı ve parkına verilmelidir. Merkezi ve
yerel yönetimlerin bu alanda duyarlılık göstermesi gerektiğinin önemli ve öncelikli olduğuna inanıyorum.
Bu anlayış kentlerin değerine değer katar.Eskişehir örneği hepimize ışık tutmakta…







