VELİ SOLAK: KRİZİN FATURASI EMEKÇİYE KESİLMESİN
Türkiye Haber-İş Sendikası Genel Başkanı Veli Solak, çalışma hayatındaki can
yakıcı sorunlara ilişkin önemli açıklamalar yaptı. İşçilerin alın teri döktüğünü
topluma değer kattığını söyleyen Veli Solak “ Karşılığında çok şey istemiyoruz
emeğimizin karşılığını almak istiyoruz.” dedi.
Türkiye Haber-İş Sendikası İstanbul Marmara Şubesinin 2. Olağan Genel Kurulunda
konuşan Genel Başkan Veli Solak, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
“KRİZİN FATURASINI SADECE EMEKÇİLER Mİ ÖDEYECEK?”
Alım gücünün her geçen gün azaldığını ve artık insan onuruna yaraşır bir yaşam
sürdürmenin zorlaştığını belirten Genel Başkan Veli Solak şunları söyledi: “ Dünyada
ve ülkemizde ciddi bir ekonomik kriz yaşanıyor. Sorunların çözümü bir yana sorunlar
katlanarak artıyor. Tüm dünyada krizin faturası emekçi kesimlere çıkartıldı ve
emekçilerin bu krizin faturası ödemesi bekleniyor. Artan gider ve yetmeyen gelir,
düşmeyen enflasyon, yükselmeyen maaşların içinde debeleniyoruz.
Konfederasyonumuz TÜRK-İŞ her ay Türkiye’deki açlık ve yoksulluk sınırını
açıklıyor. Örneğin; Mart ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 23.615 TL’ye ulaştı.
Yine aynı araştırmaya göre yoksulluk sınırı 76.922 TL- bekar bir çalışanın aylık
yaşama maliyeti 30.617 TL açıklandı. Ülkemizde asgari ücret ne kadar? Biz işçilerin
en önemli gündemi ekonomi. Her gün akşam evimize ekmek götürmek, evlatlarımıza
harçlık vermek zorundayız. Biz ekonomik krizin zorlukların her gün tekrar tekrar
yaşıyoruz.”
“GELİR ADALETİ DE YOK VERGİ ADALETİ DE YOK!”
İşçilerin gelir adaletinden yoksun bırakıldığını ve bununla birlikte vergi konusunda da
adımların atılmadığını belirten Haber-İş Sendikası Genel Başkanı Veli Solak
konuşmasına şöyle devam etti: “ Şu anda yüzde 15’lik vergi diliminden yüzde 20’lik
vergi dilimine geçtik. Böyle bir tuhaflık olabilir mi? Ocak ayında aldığımız maaşı
Aralık ayında alamıyoruz. Asgari ücretlinin, işçinin, emeklinin ve çiftçinin geçinmekte
zorlandığı günlerden geçiyoruz. Gelir konusunda adaletten yoksunuz bir de üstüne
vergide de adaletten yoksunuz. Türkiyemiz zorluklarla karşı karşıya, biz işçiler olarak
üstümüze düşeni yapmaya hazırız fakat bu zorlukları beraber paylaşalım istiyoruz.
Çok kazananlar da bu ülkeye borçlu ve onlar da elini taşın altına sokmak zorundalar.
“TAŞERON KÖLESİ OLMAK İSTEMİYORUZ”
Taşeronlaşmanın yaygınlaştığı ve taşeron işçilerin yaşadıkları sorunlardan bahseden
Genel Başkan Veli Solak şunları ifade etti: “Önümüzdeki en önemli mücadele
gündemlerinden bir tanesi de taşeronlaşmadır. Hepimizin de bildiği üzere emek
sömürüsünün bir diğer yolu da taşeronlaştırmadır. Taşeronlaşma emeğimizin
karşılığını alabilmenin önündeki en büyük engeldir. Sayıları her geçen gün artan ve
taşeron şirketlerin işçisi olarak çalışan işçi kardeşlerimiz; asgari ücret karşılığı,
primsiz, yan ödemesiz, pek çok sosyal hak, güvence ve örgütlenmeden yoksun
çalıştırılmaktadır. Bu kabul edilebilir değildir. Bunu ne vicdanlarımız ne de
bilinçlerimiz kabul edebilir. Hükümetimizin bu konuda ciddi çalışmalar yaptığını
titizlikle takip ediyoruz. Temennimiz en kısa sürede bu sorunun kökünden
çözülmesidir. Biz sadece üyelerimiz için değil, örgütsüz taşeron emekçileri için de
mücadele ediyoruz.”
“İNSANCA YAŞAMAK İÇİN ÖRGÜTLENMEK ZORUNDAYIZ!”
Veli Solak, Türkiye Haber İş’in işkolundaki örgütsüz işçi kalmayana kadar mücadele
edeceğini belirtti ve şunları ekledi: Karşımızda bize köle olmayı teklif eden bir düzen
var. “Ne işin var sendikada” diyorlar. Bunu diyen bize köle olmayı seçenek sunuyor.
Biz emekçiler olarak yaşadığımız tüm olumsuz koşullara rağmen, insanca yaşamak
için örgütlenmek zorundayız. Düşük ücret politikalarına karşı durabilmek, insanca
yaşamak ve hak ettiğimiz saygıyı görebilmek için örgütlenmek zorundayız.
Zorunluluğun altını özellikle çiziyorum.
Değerli kardeşlerim, burada bulunduğumuz için her birimiz şanslıyız. Türkiye Haber-
İş üyesi olmak gurur ve onur vericidir. Önümüze çıkan tüm engellere, kurulan tüm
dolambaçlı yollara rağmen dimdik ayakta duracağız! Biz birliğimizi ve birbirimizi
koruyalım, umudumuzu kaybetmeyelim. Herkes kendisine ve sendikasına güvensin.
Sendikamız var oldukça herkes umudunu korusun.”





