Amerika’ nın şımarık çocuğu savunmasız insanların ve bebeklerin katili İsrail’in katliam politikaları 7 Ekim sonrası toplu kıyıma ve en sonunda da soykırıma dönüştü. 620 gündür süren vahşette 55 binden fazla masum hayatını kaybetti. İsrail saldırıları daha vahim boyut kazanmış durumda. Yüzde 80’i enkaz halindeki Gazze’de 2 milyon masum sivil açlığa susuzluğa mahkum edildi. Her gün yüzlerce masumu alçakça katlediyor.
Netanyahu adındaki savaş suçlusu, zalim Hitler’i çoktan geride bırakmadı mı ?
İsrail bir yanda Gazze’de soykırım suçu işlerken diğer yandan da Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e saldırarak buralarda sivilleri katletmeye fütursuzca devam ediyor.
İran, hukuk tanımayan, kural tanımayan, ilkesi olmayan, gözü dönmüş İsrail tarafından çok açık şekilde saldırıya uğrarken, hiçbir uluslararası kuralı tanımamakta müzakereleri dahi beklemeden terör eylemlerine devam etmektedir.
İşin asıl düşündürücü yönü İsrail in bu saldırganlığı karşısında başta BM olmak üzere uluslararası kurumlar ve devletlerin sessiz kalmaları , hatta bazılarının alenen destek vermeleridir.
Bunun da en büyük nedeni yeniden ABD nin başına geçen Trump’tır.
Başta Gazze olmak üzere Filistin de insanlık adına utanc verici gelişmeler yaşanırken sessiz kalanlar için Cumhurbaşkanı Sn .Erdoğan’ ın şu sözleri çok yerindedir:
”Ateş bölgemize yayılırken herkes derin sessizliğe büründü. Bu devlet terörü karşısında sessiz kalmak olup bitene rıza göstermektir. Sessiz kalanların da eline alnına katledilen sivillerin kanı sıçramıştır ve o kan lekesi asla temizlenmeyecektir. Bu utanç lekesi sadece onları destekleyenlerin değil tepkisiz kalan herkesin eline alnına ve varsa vicdanına da bulaşmıştır. Hem Gazze hem Suriye, Lübnan’a Yemen’e, İran’a bu saldırıların durması için elimizden geleni yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.
Eğer bölgemizde İsrail saldırganlığına, İsrail’in devlet terörüne karşı bir ortak tedbir alınmak isteniyorsa herkes şapkasını, sarığını, kavuğunu önüne koyup etraflıca düşünmelidir. Bir diğer önemli husus şudur değerli kardeşlerim; İsrail’in son 2 yılda artık açıktan gerçekleştirdiği saldırganlık, Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş coğrafyamızın karşılaştığı sorunları izah etmektedir.







