Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada MHP lideri Devlet Bahçeli ye yine sert sözlerle yüklenerek ;İnsan duyduğuna inanamıyor.Kırılan kul,kırılan kalp bizim.Saldırılan haysiyet bizim.Kol kırık,adalet sakat ama kendi düzeniniz sürsün istiyorsunuz.O yoğurdun bolluğu geçti. CHP milletiyle dimdik ayaktadır.dedi.
Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Özgür Bey’in Brüksel’de Türkiye’mizi ayaklar altına alması gayriahlaki bir siyasetin çürümüşlüğüdür. Sertçe davranmak, ülke sevgisi ile erimek ve adam gibi adamlıktan taviz vermemek yeterlidir. Hangi ülkenin muhalefetini incelerseniz inceleyin ülkesini ve milletini şikayetini görmezsiniz. Yazıklar olsun, buna ortak olanlara da yuh olsun” şeklindeki ifadesine yanıt verdi.
Özel şöyle konuştu:
-Türkiye’nin 6,5 milyon oy almış bir siyasi partisiyle Meclis’te merhabalaşıyoruz diye bizi terörist ilan ediyordunuz. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’de nasıl bir sürecin içindesiniz? Yıllarca ‘bebek katili’ dediğiniz kişiye ‘kurucu önder’ diyorsunuz. Bunların hepsi milletin gözünün önünde oluyor. CHP, tarihsel bir tutarlılık içinde, geçmişte ne dediyse bugün aynı şeyi söyleyen, demokrasi, barış, kardeşlik isteyen, herkes eşit olsun isteyen, kimsenin hakkını yemeyen ama kimseye de hakkını yedirmeyen bir siyaseti takip ederken şimdi ‘Ben zulmedeyim, siz susun, pısın, sessiz olun’ istiyorsunuz. Bu kişisel bir şey olsa neyse de şunu biliyor musunuz: Biz, bir kelime eksik söylersek siz bu milleti susturacaksınız. Biz, bir adım geri adım atarsak siz bu ülkeyi 50 yıl geri götüreceksiniz. Biz 1 santim eğilirsek siz bu millete diz çöktüreceksiniz. O yüzden ne bir kelime eksik konuşacağız ne bir adım geri atacağız ne bir santim eğileceğiz. Biz içeride de dışarıda da Türkiye’nin menfaatlerini savunmaya devam ederiz büyük bir özgüvenle.
-Türkiye’de ana muhalefet partisiyiz şimdilik, ilk sandığa kadar. Yurt dışına çıktığımızda Türkiye’nin partisiyiz.
-Karşımızda iktidarın şahsileştirdiği dış politika ilişkilerini sadece kendi çıkarları için kullanan ve iktidarda kalabilmek için her tavizi veren, Türkiye’yi değil, kendisini düşünen bir iktidar anlayışı var.





