Avrupa’daki Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi’nin başkanı,Belen Sanz, “kadınlara yönelik çevrimiçi nefretin arttığını ve bunun gerçek hayatta cinsiyet temelli gerilimleri körüklediğini söyleyerek genç kızlar ve kadınlar için giderek daha düşmanca bir ortam oluştuğu konusunda uyardı.
Toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları ve kadınların toplumdaki rolüne ilişkin tartışmalar, kadınların kamusal yaşama katılımını da doğrudan etkiliyor.
Son on yılda siyasette kadın temsili yavaş da olsa arttı. AB’de ulusal parlamentolardaki kadın oranı 2024’te yüzde 33,4 oldu; bu, 2010’dan bu yana yaklaşık dokuz puanlık bir artış anlamına geliyor.
Buna karşın, yerel düzeyde kadın temsili hâlâ düşük ve ülkeden ülkeye yüzde 25 ile yüzde 43 arasında değişen eşitsiz bir tablo sunuyor.
Siyasete erişimde kadınların karşılaştığı, siyasi rollerle ilgili cinsiyet stereotipleri ve iş-yaşam dengesinin zorlayıcı olması gibi geleneksel engeller devam ederken, kamusal görevlerde bulunan kadınlar orantısız derecede yüksek düzeyde şiddete maruz kalıyor.
Sanz, “En fazla ayrımcılık ve saldırıya uğrayan kadınlar, kamuya açık bir role sahip olanlar,” dedi ve kadın siyasetçilerin erkek meslektaşlarına kıyasla çok daha fazla incelendiğini, daha yüksek standartlara tabi tutulduğunu vurguladı.
Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) verilerine göre, Avrupa’daki kadın siyasetçilerin yaklaşık yüzde 32’si şiddete maruz kaldığını bildiriyor. Her üç kadından biri, tehdit, taciz ve dijital platformlarda istismar dahil siber şiddetle karşılaşıyor.
Sanz, “Güçlü bir demokrasi, karar alma pozisyonlarında daha fazla kadının bulunduğu bir demokrasidir. Bunu başarmak için, herkesin kamusal hayata katılma hakkını kullanırken korunması gerektiği gibi, kadınların da korunmasını sağlamalıyız,” diye konuştu.
Kaynak:Euronews





