“ÖCALAN ANAYASA’DAN TÜRKLÜK TANIMININ ÇIKARILMASINI İSTEDİ Mİ?”
“ÖCALAN KÜRTÇENİN İKİNCİ RESMİ DİL OLARAK KABULÜNÜ İSTEDİ Mİ?”
“BU BİR AL-VER SÜRECİ DEĞİL Mİ?”
“PKK KİMDEN CESARET ALARAK BU KADAR KÜSTAHÇA TALEPLERDE BULUNUYOR?”
“BU TALEPLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE AÇIK BİR SALDIRI VE SAVAŞ İLANIDIR”
Zafer Partisi Genel BaşkanıProf. Dr. Ümit Özdağ, Antalya’da gerçekleştirdiği Millet Toplantısında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Ümit Özdağ şunları söyledi :
22 Ekim 2024’te Bahçeli’nin PKK ile başı Öcalan’a umut hakkı istediğini ve onu gazi meclise davet ettiğini hatırlıyorsunuz. Hiçbirimiz bunu unutmadık, aklımızdan çıkmıyor. Sadece terörle müzakerenin ikinci aşaması başlamış oldu. Başlangıçta ne diyorlardı bu süreci başlattıkları zaman? ‘Bu asla bir al ver süreci olmayacak, terörle katiyen müzakere edilmeyecek, pazarlık yapılmayacak, terör örgütü kendisini fes edecek, silahları bırakacak’. Ve yaklaşık 14 ay sonra gelmiş olduğumuz noktaya bakıyoruz. Bütün itirazlarımıza, mücadelemize rağmen meclisten 3 milletvekili İmralı’ya terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan’ın ayağına yollandılar, onlar da gittiler. Terör örgütü PKK ve siyasi uzantısı parti bu gelişmeyi büyük bir sevinçle karşıladılar. ‘Önemli bir eşik aşıldı’ diye sundular. Bu eşiğin bebek katiline siyasi meşruiyet zemini oluşturacağını ve onu terör örgütünün şımartacağını söylemiştik. Nitekim şımarttı, şımartmaya devam ediyor. Görüşmeye ait detaylar 4 sayfalık bir özet dışında halkımızla paylaşılmadı. Türk milletinden bir şeylerin gizlendiğini görüyoruz. Türk milleti de kendisinden gizli saklı işler yapıldığını görüyor. Esas tutanakların 62 sayfa olduğu, bunun kısaltılarak 17 sayfaya indirildiği basında yer aldı. Nerede 62 sayfa? Nerede 17 sayfa? Nerede 4 sayfa?
Şimdi soruyoruz, madem hayırlı olduğunu düşündüğünüz bir iş yapıyorsunuz, neden halktan, Türk halkından bu hayırlı işi gizliyorsunuz? Madem hayırlı bir iş olduğunu düşünüyorsunuz, bu hayırlı işin içinde Öcalan’ın Gabar petrolünden ve bölgede üretilen elektrikten pay istediğine dair bir talep de var mı? Sormaya devam edelim. PKK ile başladı. Anayasanın 66. maddesinin değiştirilmesini ve Anayasa’dan Türklük tanımının çıkarılmasını istedi mi? Abdullah Öcalan, Kürtlerin Türklerden ayrı bir millet olarak anayasaya girmesini istedi mi? Devam edelim. Türk milletinden gizledikleriniz arasında belli bölgelerde etnik ve mezhep yapısı dikkate alınarak, önce ana dilde eğitim yapılması ve ardından Kürtçenin ikinci resmi dil olarak kabulünü istedi mi? Suriye PKK’sı olarak bildiğimiz YPG, SDG’nin dağılmayacağını, silah bırakmayacağını ama adının polis örgütü olacağını söyledi mi? Evet, bu sorularımıza Türk milletine biz de cevap bekliyoruz. Neyi Türk milletinden gizliyorsunuz?
14 aydır halkımızda öfke, tedirginlik ve endişeye neden olan bu bölücü açılımın yürütücülerine soruyoruz. Öcalan katiliyle kapalı kapılar ardında yaptığınız görüşmeler, bütün dünyanın gözü önünde gerçekleşen bir pazarlığa dönüşmedi mi hala? Al-ver süreci olmayacak demiştiniz. Bu bir al-ver süreci değil mi? Bu talepler milli üniter layık devlete açık bir saldırı, Türk milletine ve Türk devletine aleni bir saygısızlık değil mi? Teröre teslim olarak terörsüz Türkiye oluşturulabilir mi? Şehit ailelerimiz, kahraman gazilerimiz, asker, polis ve korucularımızın yüzüne nasıl bakacaksınız?
12 Aralık günü, Bebek katili Öcalan ile İmralı’da görüşen heyet, Mecliste MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile de görüştü. Bu arada, Pervin Buldan, DEM’in önde gelen isimlerinden birisi, çok açık bir şekilde şunları söyledi: süreç ikinci aşamasına gelmiş, bundan sonra yapılması gerekenler konusunda da istişarelerde bulunduklarını ifade etti. ‘İkinci aşamada, hukuki düzenlemeler yapılmasından bahisle bir barış yasası çıkarılsın’ diyor Pervin Buldan. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise, Pervin Hanım’ın konuyu açıklıkla ifade ettiler, ‘her cümlesine imzamı atıyorum’ dedi. Şimdi buradan soruyoruz biz de ikinci aşama dediğiniz nedir? Biz hangi meydan savaşını kaybettik ki, şimdi barış anlaşması imzalıyoruz? KCK çatısı altında yer alan dört bölgedeki terör yapılarının hiçbirisi silahlarıyla teslim olmadı, o halde neden hukuki düzenleme yapılmasına imza atarım diyorsunuz? Gelinen bu aşamada devlet aklı, devlet ciddiyeti ve sorumluluğuyla bağdaşmadığının farkında değil misiniz? Neden PKK’ya teslim oluyorsunuz? PKK kimden cesaret alarak bu kadar küstahça taleplerde bulunmak konusunda cesaret alıyor?





