”CHP tarihinin en ağır saldırısının altında, İKTİDARA YÜRÜYOR”

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“İKTİDARA YÜRÜYEN PARTİNİN DOĞRUSU DA YANLIŞI DA OLUR; BOZUKLAR AYRILIR, SAĞLAMLARLA İKTİDARA YÜRÜNÜR”

“İKTİDARA BOZUK TOHUM MESUT’LA GİDİLMEZ AMA ZEYDAN’LA, MANSUR YAVAŞ’LA, EKREM BAŞKAN’LA GİDİLİR; DÜRÜST, CESUR İNSANLARLA GİDİLİR”

“TAYYİP BEY, YARIN TAK ROZETİ GÖREYİM; İKİ SAHTEKARLA, İFTİRAYLA, YALANCI ŞAHİTLE, KARALAMAYLA BU İKTİDAR YOLCULUĞUNUN ÖNÜNE GEÇEMEZSİNİZ”

“BRADA İLE SİYASET DÖNEMİ AK PARTİ’NİN ÇÖKÜŞ DÖNEMİDİR, CHP’NİN SOKAKTA SAMİMİ SİYASETİ YENİ İKTİDARIN KURULUŞUNUN GÖSTERGESİDİR”

“AK PARTİ GURURLA SUNAR: ERDOĞAN’IN OYNATTIĞI VİDEODA ÖVÜNDÜĞÜ ALTYAPI ÇALIŞMASINDA ANTALYA BÜYÜKŞEHİR VAR”

“KÖPRÜLERİ ‘7 MİLYAR DOLARDAN AŞAĞIYA SATMAK VATAN HAİNLİĞİ’ DEMİŞTİ, 3,5 MİLYAR DOLARA SATIYOR; VATAN HAİNLİĞİNİ İKİYE KATLIYOR”

TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel,şunları söyledi:

-Parti tarihinin en ağır saldırısının altında, partinin iktidar yürüyüşünün önünü kesmek için, partinin iktidara gelmesine engel olmak için, partinin siyasetçileri tarihin en büyük iftira kampanyasıyla muhatap. Partinin Cumhurbaşkanı adayı, 16 belediye başkanı zindanlarda. Partiyi ayakta tutan, ayağa kaldıran kim varsa saldırı altında, hakaret altında. Devlet bütün imkanlarıyla bir partiye hizmet eder halde. Bin türlü kumpas, yalan, iftira, şantaj, tehdit orada. Ama gel saldırı altındaki ana muhalefet partisinin grup toplantısına bak ya.

-Bak sekiz paket, paketin içinde bak burada göz gibi. Bir yumurta sarısı kadar kıyma alıyor. 2013’te 200 tane simit alıyordu 200 lira. Şu anda 10 tane simit alıyor. Sayın Erdoğan kusura bakma, bu paranın itibarı bizim Türk milletinin değil senin itibarındır kardeşim. Erdoğan’ı tarihle sınamanın, kendi sözleriyle bu millete anlatmanın çok faydası var. Bunu hem 200 lirada olduğu gibi hem de her hafta geçmişte söylediği ve altında kaldığı laflarla göstermeye devam edeceğim. Bakın diyor ki 30 Kasım 2005’te ne demiş? Gazeteye manşet olmuş. ‘Üç yıl öncekinden az ekmek alıyorsanız, bana beddua edin. Eğer maaşınızla üç yıl öncekinden az ekmek alıyorsanız, bana beddua edin.’ Yılı 2005. 2002 yılına kıyaslıyor ve ‘Beddua edin’ diyor, üç yıl öncekinden az alıyorsanız. 2026 yılı emekli maaşıyla bin 300 ekmek alınıyor, üç yıl önce bin 500 ekmek alınıyormuş. Ne diyor? ‘Beddua edin.’ Beddua bizim işimiz değil. Ama bu millet yakasından düşmen için her akşam dua ediyor. Başta emekliler. Dedim ki arkadaşlara, ‘Ya çocuklar üç yıl önce diyor ama bir de o dediği tarihle karşılaştırın.’ Dediği tarihte 2 bin 450 alıyormuş asgari ücretli, bin 800 ekmek alıyor şimdi. Ekmeğe zam gelmedi, asgari ücret de yeni yükseldi. Bu yeni 28 bin lira ile bin 800 alıyor, o lafı söyledi gün 2 bin 450 ekmek alıyormuş. Beddua ağzımıza yakışmaz ama Erdoğan’ın asgari ücretlinin ve emeklinin yakasından düşmesi için, her akşam hep beraber dua edelim. Her akşam hep beraber dua edelim.”

“NE SÖYLEDİYSEM KİŞİLİK TESPİTİNE YÖNELİKTİR”

“Tabii Ankara’da geçen seçim döneminde, 2019’da üç belediye, seçimden hemen önce dört belediye olan sayımızı 16’ya çıkarttık. Hakkını teslim etmek lazım, o süreci Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’la, bazen elindeki anketlerle günde dört – beş kez koşa koşa gidip gelerek aday belirleme sürecinde birlikte oturduk, örgütümüzü dinledik. Kimi yerde anket yaptık, kimi yerde özel çalışmalar yürütüldü. Ama kimsenin inanmadığı bir şey oldu. ‘CHP üç belediyeden yukarıya çıkamaz’ denilen yerde, 16 tane belediyeyi kazandık. Bunlardan bir tanesi de Keçiören Belediyesi’ydi. Keçiören Belediye Başkanı hakkında görev süresi boyunca pek çok iddia gündeme geldi. Kendisini defalarca, üç kez özel gündemle genel merkezimize çağırdım. Dedim ki ‘Bu iddialar var, bunlara ne diyorsun?’ Ben dedim ki ‘Eğer bir kabahatin varsa şimdi söyle. Bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz. Türkiye bize umudunu bağlamış, eğer korktuğun bir şey varsa bunu bize söyle ve gereğini yap.’ Söylenenlerin tamamının iftira olduğunu, asla yolsuzluğa, hırsızlığa bulaşmadığını öyle yeminlerle, burada başta Mansur Başkan ve 15 belediye başkanımız, 14 belediye başkanımız herkes şahit; her birimize, her sorana öyle büyük büyük yeminlerle, çocuklarını yeminlere katarak, ailesini o berbat yeminlere ispatlara katarak her şeyi söyleyerek inkar etti. Üç gün öncesine kadar. Sonra her taraftan gelen bilgiler AK Parti ile gizli görüşmeler yaptığı, buraya geçecek olduğu. Sonradan öğreniyoruz ki; örneğin bir belediye meclis üyesi, ‘Bir ay önce bana teklif etti. Ben AK Parti’ye geçersem benimle gelir misin?’ diye. İsmi belli, cismi belli, günü belli. Ve öyle şeyler ki birazdan bambaşka bir şahidi gelecek bunun. Sürpriz bir şahit grup var buna. Öğreniyoruz ki çarşamba günü AK Parti’ye katılacak. Telefonlar açılıyor, il başkanının telefonlarını açmıyor, arkadaşlarının telefonlarını açmıyor. Şehirden kaçıyor. En yakınları ‘Evet katılıyor’ diyorlar. Bunun üzerine kendisine bir gün önce telefon açıyorum, bin bir tane yemin. ‘Ya deme böyle’ dediğim övgüler bana. ‘Sen Atatürk’ten sonra partinin başına gelmiş en büyük lidersin’ diye başlayan, kendisine sinkaflı yakıştırmalarla, ‘Ben öyle haysiyetsiz miyim? Ben öyle nokta-nokta mıyım?’ Ertesi gün telefonları kapatıyor. Bunun üzerine de kendisine telefonla ulaşamadığım için kendisine mesaj atıyorum. O mesajları, ki efendim ‘Anneme küfretti.’ Hâşâ. Seni doğuran annen utanır. Her lafa annesini karıştırdığı için. Onun dışında ne söylediysem kişilik tespitine yöneliktir, aileye yönelik bir kastım varsa Allah cezamı versin. Oradan bir de yalandan, ‘Milli değerlerimize sövdü. Kutsal değerlerimize sövdü. Aileme sövdü.’ Birini ispatla, birini birini. İşte mahkeme orada.”

“CHP GENEL BAŞKANININ TUTUMU ORTADADIR”

“Ama bakın benim değil, onu sızdırdığı, ben bunu sızdıracak olsam ona göre konuşurum değil mi? Hani çok korkacağım çok utanacağım mesajlaşmaya bakın. CHP Genel Başkanı nerede, birileri nerede? CHP nasıl bir parti, birileri nasıl bir parti? Aleyhimizde sızdırılan ve güya mahkemeye verilecek belge. ‘Öyle bir yanlış içerisindesin ki, dün hırsız dediklerinin, alçak dediklerinin, sana hırsız diyenlerin, sana saldıranların koynuna girmeye kalkıyorsun. Onlar seni aldatıyor oğlum, onlar seni aldatıyor. Bir kusurun varsa, bir hırsızlığın varsa ben bunu zaten hazmetmem. Ama seni hırsızlığınla hazmedenlere gidiyorsan, zaten yanlış yoldasın.’ Şimdi bunlar benim utanacağım onun kanıtları. Aramızda geçen konuşmaların, ona söylediklerimin ve onun söylediklerinin, onun sızdırdığı dökümleri. ‘Sen bana dedin ki, ‘Genel Başkanım ben de hata yok, kusur yok. Yalan atıyorlar, iftira atıyorlar. Sakın inanmayın. Bana güvenin. Ben kul hakkı yemedim. Ben rüşvet yemedim. Ben hırsızlık yapmadım’ dedin. Ben de sana inandım. Şimdi sana inanmayanlara, güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara giderek bana yalan attığını, aslında hırsız olduğunu itiraf ediyorsun. Ben buna inanmak istemiyorum. Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut’u görmek istiyorum. Ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış. Anladım ki sen hırsızmışsın ve hırsızlığını bilenlerle, hırsızlığını görenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. O zaman sen layığını bulmuşsun. Şunu bil Mesut, bana benim odama gelip gözlerin çakmak çakmak doğru dürüst konuşan ve ‘Hırsızlara, ranta, rüşvete bulaşmadım’ diyen Mesut lazım. O Mesut beni kandırdıysa o Mesut’un yolu açık olsun. Asla ve asla benim hırsızla, yolsuzla işim olmaz. AK Parti’nin işi olur. O seni bağrına basan, senin hakkında suç duyurusunda bulunanlar o söylediklerini yutar. Bizde böyle bir şey olmaz. Devir, hırsızların devri değil. Devir AK Parti’nin devri değil. O devir bitiyor. Devrimiz başlayınca yalvarsan da yakarsan da seni affetmem bu vakitten sonra. Dönsen de affetmem. Sen hırsız olduğunu, yolsuz olduğunu, alçak olduğunu itiraf ettin şu anda. Bu lafları söyleyenlere sığındığını, seni savunanlara sırtını döndüğünü tercih ettin sen. Madem hırsızdın, niye bizi oyaladın? Yolun açık olsun. Ama gün gelecek, devir dönecek, elime düşeceksin. O gün sana acırsam namerdim.’ Bunlar Mesut Bey’in telefonundan aldığı ve mahkemeye vereceğini söylediği, basına yolladığı yazışmalar. CHP Genel Başkanı’nın iki kişi arasında gizli kalacağını bilerek ve onun sızdırdığı yazışmalardaki hırsızlığa, yolsuzluğa tutumu ve AK Parti’nin yaklaşımı ortadadır.”

“KENDİNE SLOGAN ATSINLAR DİYE ADAM TUTMAYA ÇALIŞIYOR”

“Şimdi burada şahitler var. Hani diyor ya ‘Genel Başkan bana onu yazdı, bunu yazdı da ondan parti değiştiriyorum. Yoksa değiştirmeyecektim.’ Cümle alem biliyor, hepimiz biliyoruz. Burada Ankaragüçlüler var mı? Şimdi bu Ankaragücü’nün Gecekondu, Sol Açık ve Bekar Evi Çocukları diye üç tribün grubunun liderleri ve önde gelenleri burada. Kendileri bize Meclis’e 3 bin kişiyle girmek istediklerini söylediler. Ancak bu kadarını Aylin Hanım, Ankara milletvekillerimiz sokabildi. Bütün ajanslara açıktır. Tribün liderleri burada. ANKA, Anadolu Ajansı, Doğan Haber Ajansı, İhlas Haber Ajansı bahçede kendileriyle konuşabilirsiniz. Tribün liderlerine daha dün bu iş ortaya çıkıp da bu rezalet patlayıp da millet bizi kınayacak, onu mazur görecek diye düşünüp ve pazar günü aldığı garantiye güvenip diyor ki ‘Çarşamba günü AK Parti grubuna katılıyorum. Ankaragücü olarak yanımızda durun. Her ihtiyacınızı karşılayın.’ Tribün liderine diyor ki ‘Sana daire alayım.’ Buyurun, yapın röportajı, son dakika verin. Ankaragücü tribün liderlerine sorun. Çarşamba günü geçerken arkasında CHP’den bir kibrit çöpü götüremeyeceğini biliyor. Sanki şanlı şerefli, Atatürk’ün kulübünü, göğsünde Atatürk’ü onurla taşıyan kulübü parayla satın alacağını düşünüyor. Kendine slogan atsınlar diye adam tutmaya çalışıyor. Oysa Ankaragücü böyle bir utanmazlığın değil, şerefli geçmişinin arkasında durmaktadır; Atatürk’ün partisinin arkasında.”

“BU TOSUNCUK DA MİLLETİN HELAL OYLARIYLA KAÇMAYA ÇALIŞIYOR”

“Şimdi burada iki husus var çok konuşulan. Bu tosuncuk var ya tosuncuk. Hani bir tosuncuk milletin paralarını aldı, kaçtı. Bu tosuncuk da milletin helal oylarını almış, kaçmaya kalkıyor. Şimdi AKP Meclis Üyesi Fatih Ünal. 20 – 207.871, 864,115.777 ve 115.780 sayılı dosyalarda ihaleye fesat karıştırma ve çeşitli suçlamalarla bunun hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Osman Gökçek, Ankara Milletvekili. 115.707 dosya numarasıyla bunun hakkında suç duyurularında bulunmuşlar. Ben kendisini cuma akşamı aradığımda bana şöyle dedi; ‘Öyle yapmam, o kadar…’ ‘Bir tweet at.’ ‘Pazartesine bir işim var, onu beklesem olmaz mı?’ dedi. Dün kendisinin dönemi ile ilgili müfettiş görevlendirildi, soruşturma izni verilip verilmemesine dair. Eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok da diyor ki ‘Parti değiştirmek için kapı kapı gezen Keçiören Belediye Başkanı.’ Diyor ki ‘Mesela parti değiştirme uğruna birilerine yaranmak için peşkeş çekilen otoparkın üstünde ışık ve ses gösterili su meydanının ihalesi nasıl oluyor da bir firmaya gidiyor?’ Yani ‘Bizim partiye geçmek için kapı kapı geziyorsun ve bunun için ihaleyi bizden birine, AK Parti’den birine tek başına veriyorsun’ diyor. Ben defalarca sordum. Bu PORTAŞ falan diyorlar. Bu PORTAŞ kaç kere denetlendi. Ne müfettişler geldi, gitti. Ama PORTAŞ’ ta olmayan ama kendisinde olan, kendinin korktuğu ya da bu topuklu Efe de vardı ya. Adam herkese aynı şeyi söylüyor. Direnenler, aslanlar gibi yatıyor Zeydan Başkan gibi yatıyor, çıkıyor. Öbürü topuklayıp AK Parti‘ye kaçıyor. AK Parti‘ye soruyorum. Bunun hakkında Turgut Altınok’un, Osman Gökçek‘in ya da Fatih Ünal’ın söyledikleri iftiraysa bu iftira siyasetinde suçüstü yakalandınız. Değil mi? Mesut, temiz bir adamsa iftirada suçüstü yakalandınız. Bu iftiralar doğru, bu iddialar doğru, Mesut kirliyse o zaman adam kirli iken operasyonla tehdit edip aynı Aydın gibi size gelince bunu temizleyecek kadar haysiyetsiz bir siyasetin içindesiniz. Haydi bakalım Tayyip Bey yarın edin anonsu, takın rozeti. İftira atan haysiyetsizliğinin mi, hırsız size gelince aklama haysiyetsizliğinin mi itirafını yapacaksın? Tak rozeti göreyim. İki sahtekarla, iftirayla, yalancı şahitle, karalamayla bu iktidar yolculuğunun önüne geçemezsiniz. Şu kadar net. İşte karşınızda ana muhalefetin lideri açıkça söylüyor. İki gerçekten birini itiraf edeceksiniz. Suçüstü yakalandınız. Bu Mesut‘la bir iş çevirmeye kalkarken bütün çevirdiğiniz işlerde ve bundan sonra yapacağınız siyasette kendinizi açığa verdiniz. Buradan millet bunların ne olduğunu görsün.”

“BU İŞİN NAMUSLUSU VE NAMUSSUZU VAR”

“Bize gelince… Bugün birkaç köşe yazarı yazmış; ‘Efendim aday gösterenler öz eleştiri yapmayacak mı, bilmem ne yapmayacak mı?’ Bakın, bir özeleştiri yapılacaksa hepsini ben yapacağım. Hepsi bana ait. Neden? Her şehri ayrı ayrı çalışmışız. 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız. Belediyelerin yüzde 65’ini almışız. ‘Alınmaz’ denilen yerlerde rekorlar kırmışız. Ondan sonra bir tane bozuk tohum, bir tane kırık parça, bir bilmem ne yapınca ağzınızı açacaksınız, bir grup… Geçmişte başka partilerde siyaset yapıp, ay-yıldızlı al bayrağın altında onun renklerinin Türkiye ittifakında buluştuğumuz muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, olmadık bir şekilde hepsini sanki aynı kötülüğün… Topuklayan Efe bize nereden geldi arkadaşlar? Ta kadın kollarından, gençlik kollarından, milletvekiliğimizden. Gaziantep’te Şehitkamil Belediye Başkanı’nın yedi ceddi CHP’li. Bu işin sağcısı – solcusu değil, bu işin namuslusu ve namussuzu var. Verilen bütün kararların sorumluluğunu alıyorum. Yüzde 65 belediyeyi alınca konvoy yapacaksın, halaya duracaksın. Bir tane bozuk tohum parça kırınca dönüp ‘Özeleştiri, özeleştiri’ yapacaksın. İktidara yürüyen partinin doğrusu da olur, yanlışı da olur. Bozuklar ayrılır, sağlamlarla iktidara yürünür. İktidara Bozuk Tohum Mesut’la gidilmez. Ama Zeydan’la gidilir, Mansur Yavaş’la gidilir, Ekrem Başkan’la gidilir. Namuslu, çalışkan Atatürkçülerle, milliyetçilerle, muhafazakârıyla – solcusuyla, Kürdüyle – Türküyle, Alevisiyle – Sünnisiyle, dürüst insanlarla, cesur insanlarla gidilir. Haydi Başkanım, yürüyelim iktidara.”

  • Çankaya Gazetesi

    1984 yılında yayın hayatına başlayan ÇANKAYA GAZETESİ nin merkezi Ankara dır. Ender Yoldar' ın yönetiminde Atatürk İlke ve İnkılaplarına, Milli ve Manevi değerlere bağlı bağımsız ve tarafsız bir gazetedir.

    Related Posts

    DAR GELİRLİNİN BÜTÇESİ , ”BARINMA VE GIDAYA ” GİDİYOR

    DAR GELİRLİNİN BÜTÇESİ BARINMA VE GIDAYA GİDİYOR: İKİ KALEM HARCAMALARIN YÜZDE 68’İNİ YUTUYOR   *EMEKLİLİK SİSTEMİNDE DARALAN DENGE: BİR EMEKLİYE İKİ AKTİF SİGORTALI BİLE DÜŞMÜYOR **ÇOCUK BAKIMINDA AİLELER YALNIZ: BAKIM…

    CHP de Özel’e yakın 48 isim daha ihraç edildi

    CHP’de, aralarında İlhan Cihaner, Selin Sayek Böke ve Aylin Nazlıaka’nın da bulunduğu 48 kişi partiden ihraç edildi. CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), disipline sevk edilen 50 kişiden 48’inin partiden kesin…

    Gözden Kaçırmayın

    DAR GELİRLİNİN BÜTÇESİ , ”BARINMA VE GIDAYA ” GİDİYOR

    DAR GELİRLİNİN BÜTÇESİ , ”BARINMA VE GIDAYA ” GİDİYOR

    ”Zafer Partisi Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini temsil ediyor”

    ”Zafer Partisi Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini temsil ediyor”

    ABB’NİN BARINMAEVLERİ SOKAKTA YAŞAYANLARA SICAK YUVA OLUYOR

    ABB’NİN BARINMAEVLERİ SOKAKTA YAŞAYANLARA SICAK YUVA OLUYOR

    ”İstanbul’da Sel Riskine Karşı Altyapı Yenilenmeli”

    ”İstanbul’da Sel Riskine Karşı Altyapı Yenilenmeli”

    CHP de Özel’e yakın 48 isim daha ihraç edildi

    CHP de Özel’e yakın 48 isim daha ihraç edildi

    Beşiktaş UEFA Avrupa Liginde 2 de 2 yaptı:3-2

    Beşiktaş  UEFA Avrupa Liginde  2 de 2 yaptı:3-2