DELİ LİDERLER ÇAĞI
Yaklaşık 2500 yıl önce, demokrasinin tartışma konusu olan yumuşak karnı, Bilgi
Çağı diye nitelenen ikinci bin yılın ilk evresinde de huzur vermiyor insan denen
yaratığa.
Sokrates ve tartışma arkadaşları -farklı cümleler kursa da- devlet gücünü kendisi için
ele geçirmeyi plânlayan kurnaz ve de kötücül biri için demokratik yöntem (seçimle iş
başına gelmek) olağanüstü bir uygulamaydı…
Yüzyıl önce; sömürgecilik, gruplaşmalar, milliyetçilik, sanayi devriminin dayattığı
hammadde arayışları, Almanya ve İngiltere’nin rekabet çılgınlığı (1914-1918) Birinci
Dünya Savaşı, Faşizm ve Nazizm gibi ideolojilerin yol ve yöntemlerinin yanında
intikam duyguları ve de ekonomik sorunların sıkıştırmasıyla gelen (1939-1945) İkinci
Dünya Savaşı nefes aldırmamıştı toplumlara…
Avrupa ekonomilerini canlandırmak için düzenlenen Marshall Planı, Uluslararası
Para Fonu ve Dünya Bankası gibi kurumlarla önemli oranda toparlanan dünya,
savaşlara engel olmak için; 1945 te, BM’yi kurmuştu. O süreçte küre; ABD
önderliğinde Batı, SSCB önderliğinde ise Doğu bloğuyla da ikiye bölündü. 46 yıl
sonra (1991) SSCB’nin çöküşüyle ABD, tek süper güç halinde sürdürdü yolculuğunu.
Dünyayı yaşanmaz kılan akılsız ve ihtiraslı yöneticilerden ders alındığı düşüncesi
vardı başlangıçta. Ancak 1950 de Kore Savaşı ile başlayan; hali hazırdaki ABD-
İRAN dahil, farklı bölgelerde 17 kez ıstırap veren savaşlara tanıklık etti insanlık, yeni
bir dünya savaşı yaşanmamış olsa bile, bedeli ağırdı kurnazlığın…
Bilgi Çağı’nın ilk çeyreğini tüketiyorken; dünyanın kaderini belirleyecek olan irin
saçıcı patolojik bir palavracının utanç veren tutum ve davranışlarıyla birlikte şok eden
konuşmalarına olanak veren rejime ve de onun oynak rayını kurcalayan Trump
karakterli kötücüllere lanet yağdırıyor şimdilerde insanlar…
Daha önce yaşadığımız her iki dünya savaşı gibi karşılıklı yoklamalarla başlayan
ABD/İSRAİL-İRAN çatışmasının bölgeye yayılma emareleri; petrolden gübreye,
doğalgazdan gıdaya kadar yaşamın her alanını etkileyecek üretimlerden mahrum
kalma endişesini küresel ürküntüye çevirmiş bulunuyor ne yazık ki.
Velhasıl günler, belki de haftalar içinde Bilgi Çağı toplumlarının, çağlarını, Deli
Liderler Çağı’na dönüştürüp dönüştürmeyeceğini göreceğiz sanırım…
Ferruh SİDAR







