Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DSİ’nin yapımını tamamladığı 563 tesise ilişkin “Bu yatırımlar marifetiyle 505 meskun mahal ve 52 bin 400 dekar araziyi, taşkının yol açtığı zararlardan koruyacağız.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan,”Bilhassa medeniyetimizde, kültürümüzde, sanat ve mimarimizde hatta mühendislik faaliyetlerimizde çok önemli bir yere sahip olan su, hayatımızı idame ettirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz temel bir kaynak olmanın çok çok ötesine geçmiştir. Güç rekabetinin her alanda giderek kızıştığı bir yüzyılın, en stratejik ve en değerli kaynağı üretim ve enerjinin de ana unsuru olan sudur. Geçtiğimiz asırda petrol ve karbon yakıtlar için yapılan mücadele, önümüzdeki dönemde su alanında yapılacaktır. Çevremizde yaşanan sıcak çatışmalara baktığımızda, bunun işaretlerini şimdiden görebiliyoruz. İklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı, aşırı kentleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin yol açtığı sorunlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı arttırıyor. dedi.
Erdoğan, Türkiye’nin kişi başına düşen yıllık 1301 metreküp kullanılabilir su miktarı ile su stresi çeken ülkeler grubunda olduğunu söyledi.
Dünyanın ortalama yağış miktarı yıllık 990 milimetre iken Türkiye’de bu rakamın yıllık 574 milimetre olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu manzara bize şunu gösteriyor: Su kaynaklarımızı tükenme sınırına gelmeden korumak, verimli kullanmak ve doğru yönetmek mecburiyetindeyiz. Sularımızı daha bilinçli kullanmamız gerektiğinin altını burada bir kez daha çiziyor, tüm kurumlarımızdan ve tüm vatandaşlarımızdan bu konuda azami hassasiyet beklediğimi özellikle ifade ediyorum. Sadece musluktan akan suyu değil nehirden gürül gürül akan suyu bile israf etmeden kullanmaya özen göstermeliyiz.”
Özellikle şu rakamlar karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğünü daha net ortaya koyuyor; bakınız dünya genelindeki 1,4 milyar kilometreküp toplam suyun yalnızca yüzde 2,5’i tatlı sulardan oluşuyor. 1960’da 3 milyar olan dünya nüfusunun bugün 8 milyarı aşmasına karşı aynı dönemde yeryüzüne düşen yağış miktarına baktığımızda hiçbir değişiklik olmamıştır. Temiz su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken hızlı tüketim ve kirliliğin etkisiyle kullanılabilir su kaynakları maalesef hızla azalıyor. Bugün dünyadaki 2,2 milyar insan sağlıklı içme suyuna erişemiyor. Daha vahimi, Dünya Su Kalkınma Raporu’na göre 2050’de yaklaşık 6 milyar insanın yeterli temiz suya ulaşamayacağı öngörülüyor. Tam bunlara ilave olarak iklim krizi, en fazla suyumuzu yani hayat kaynağımızı tehdit ediyor. Biz Akdeniz kuşağında yer aldığımız için bu tehditlerle en sert şekilde yüzleşen ülkelerden biriyiz.”





