“BALKANLARDAKİ TÜRKLER, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NDEN VATANDAŞLIK BEKLİYOR”
“SURİYELİLERİN DÖNÜŞÜ ARAP CUMHURİYETİ’NDE KAOSA YOL AÇIYOR DA MİLYONLARCASININ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE KALMASI KAOS DOĞURMUYOR MU?”
“AKP İLE HEMHAL OLMADAN ÖNCEKİ SİYASAL LİTERATÜRÜNÜ TAMAMEN TERK ETMİŞ OLAN BİR DEVLET BAHÇELİ GÖRÜYORUZ”
“SAYIN BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARI BURAM BURAM İNGİLİZ KOKUYOR”
Zafer Partisi Parti Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, Sayın Devlet Bahçeli Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yine bir hamleye ihtiyaç olduğunu belirtti ve yeni yol haritası gerektiğini söyledi ve bir yol haritası açıkladı. Öcalan’ın feshedilmiş PKK’nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli. Feshedilmiş PKK örgütü fakat örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı. Örgüt var mı yok mu? Schrödinger’in kedisi. Bilinmiyor. Her şey Devlet Bahçeli’nin her defasında izaha muhtaç açıklamalarının ardından konuşuluyor. Çünkü Devlet Bey’in açıklamaları bilindiği gibi inkara müsait açıklamalar her defasında olduğu gibi. Örgüt üzerindeki yaptırımların hayata geçmesini mümkün kılacak mekanizmalardan söz ediyor uzun uzadıya, yine komisyonlar öneriyor. Bu komisyonun içerisinde farklı bir komisyon daha öneriyor. Komisyon içinde komisyon öneriyor. Bunlara tasfiye ve düzenleme sürecini yönlendirme ve milli birlik komisyonu. Ve bir de bu komisyon içerisinde terörle mücadele de bir koordinasyon merkezi gibi devam ediyor.dedi.
Video indirme linki: https://we.tl/t-
Azmi Karamahmutoğlu şunları söyledi: 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramında Başkan Ümit Özdağ’ın gençlerle buluşması olacak. Bütün günü Samsun’da geçireceğiz.
Geçen hafta ise yine Kurucu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kez doğduğu topraklardaydık. Parti Heyeti olarak Genel Başkan Ümit Özdağ’ın başkanlığında Makedonya’ya gittik. Makedonya’da hem devlet kademesiyle hem siyasilerle hem halkla hem öğrencilerle, okulla, öğretmenlerle görüşmelerimiz, ziyaretlerimiz oldu. Üç günlük Makedonya ziyaretini takiben üç gün boyunca da Kosova’ya geçtik, Kosova’da bulunduk. Oradayken Türklüğümüzle gurur duyduk ve bir o kadar da hüzünlendik. Çünkü 500 yıllık vatan toprağını soykırıma ve sürgünlere uğratılarak kaybetmenin hüznünü yaşadık. Fakat diğer açıdan da gururlandık ki üzerine 100 yıl daha ekleyerek 600 yüz yıldır o topraklarda Türklüğün nöbetini tutanlar var. O nöbeti tutarken Türk bayrağını dalgalandıranlar var.
Bu yüzden bizden özellikle şunu istediler: hem Kosova’daki hem Makedonya’daki Türkler dediler ki, bize ayrıca ilaveten Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilsin diye istediler. Bunun üzerine biz endişelendik dedik ki, bunu almanız halinde acaba buralar boşalmaz mı, Türkiye’ye göçmez misiniz? Böyle bir şey istesek bu şimdi de olabilirdi dediler, vatandaşlık almadan da Türkiye’ye gelebiliriz dediler. Hayır, biz buraları terk etmeyeceğiz, burada Türklüğün nöbetini tutmaya devam edeceğiz. Fakat Balkanlardaki biz Türklerin kendilerini daha bir güvende hissetmeleri için üzerimizde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşlık kimliğinin bulunması bize özgüven verecektir. Karşı taraf için ya da art niyetli, kötü niyetli olanlar için de caydırıcı olacaktır diye söylediler. Bunu hem Türkiye Cumhuriyeti devletinin bürokrasisine, Türk devlet aklına hem de iş başındaki AKP hükümetine özellikle ve aciliyetle aktarıyorum. Balkanlardaki Türkler vatandaşlık bekliyor Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden.
Bu sabah yeni haftaya Cumhur İttifakı iktidarının paydaşlarından biri olan Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başladık. Hatırlayınız 2004 yılının Ekim ayından itibaren yani tam 18 aydır kurulu bulunan PKK pazarlık masası henüz kaldırılabilmiş değil. Çünkü pazarlıkta sıkılmış eller hala daha sallanmaya devam ediyor. Şimdi bunun beraberinde, silah bırakmanın yanında af tartışması hem silahların bırakılma koşulları hem de af tartışması süre gidiyor. Elbette ki seremoni, göstermelik, sembolik, kalaşnikov mangal partisi tabii ki silah bırakma anlamına gelmiyordu. Zafer Partisi olarak bunu anlata geldik. Fakat toplum, PKK narkoterör örgütünün tamamen silah bıraktığını ve kendisini lağvettiğine inandırıldı 18 aydır. Son 1,5 yıldır buna inandırıldı. Oysa şimdi neyle karşılaşıyoruz? İki hafta önce, 30 Nisan’da PKK’nın terör baronlarından yöneticilerinden Kandil’deki eli kanlı Türk katili Murat Karayılan bir açıklama yapıyor. Açıklamasında aynen şunu söylüyor: Sürecin dondurulduğunu söylüyor Murat Karayılan. Evet, burada sizler kendi kendinize komisyonlarda kullanıyorsunuz. Türk parlamentosunun şahsiyetni zedeleyici davranışlarda bulunarak parlamenterleri bir terörist başının ayağına yapış olduğu cezaevine, İmralı Adası’na götürerek gruru aşındıran eylemlere giriyorsunuz. Fakat diğer taraftan Murat Karayılan, süreç donduruldu diye açıklama yapıyor. Ve aynı Karayılan devam ediyor, diyor ki: Yasal güvence olmadan silah bırakmamız akıl dışı olur, diyor. Evet, narkoterör örgütü PKK akılla hareket ediyor ve yasal güvence olmadan silah bırakmayacağız diyor. Fakat herhangi bir yasal güvence verilmediğini biliyoruz. Öyleyse silah bırakmadığını ifade ederken, neden Zafer Partisi bunu telaffuz ettiğinde bizi Terörsüz Türkiye’ye karşı olmakla suçluyorlar?
Şimdi bütün bunlar olmuşken bu pazartesi sabahı Cumhur İttifakı iktidarının liderlerinden Sayın Devlet Bahçeli, Karayılan’a ve bütün bu eleştirilere cevaben açıklamalar yapmış. Komisyonlara doymayan Devlet Bahçeli, uzun uzadıya cevaplar, akıllar, fikirler vermiş muhataplarına. Hem PKK cephesine hem Türk kamuoyuna. Bunları ele alacağız, işleyeceğiz. Fakat bu af tartışmalarının içerisinde, son haftada kamuoyunda tartışılan ancak hükümetin duymamazlıktan geldiği ve cevaplandırmadığı bin 500 PKK’lının hastalık, yaşlılık gibi değişik gerekçelerle affedildiği yahut salıverildiği, dışarıya bırakıldığı, mahkumiyetten kurtarıldığı konuşuluyor. Bu bin 500 PKK’lının cezaevlerinden salıverilip verilmediğine ilişkin kuşku, şüphe, soru hükümet tarafından cevaplandırılmalıdır. Bu hafta içerisinde AKP Genel Başkanı Sayın Tayyip Erdoğan’ın bir grup toplantısı yapacağını öğrendik. Bu grup toplantısında bu sorunun cevabını kendisinden isteme hakkına hem bir vatandaş hem de bir siyasal parti olarak sahibiz ve bu cevabı kendisinden istiyoruz. Çünkü teröristlerin affına ilişkin tartışmalar konuşuluyor. Yani teröristlere bir af mı geliyor? Çünkü terörsüz Türkiye aldatmacasıyla kurulan al-ver pazarlık masasında pazarlığın geldiği son aşama AKP ve Devlet Bahçeli hükümeti bugüne kadar önce silah bırakıldığı tespit edilecek yasa sonra çıkacak diye söylüyorlardı. Hangi yasa? Pazarlık ettikleri yasa. Yani PKK terörizmini aklayıp paklayacakları yasa. Bu pozisyondaydı Cumhur İttifakı iktidarı tarafı. Fakat Kandil ise Karayılan’ın son açıklamasıyla önce yasal garantiler diyor. Önce yasal garantiler sağlansın, sonra silah bırakalım pozisyonunu koruyor. Peki biz 18 aydır ne yaptık? Ne konuştuk? Zafer Partisi neler söylüyordu? Muhatapları bizi neyle suçluyordu? İşte pazarlık masasının iki tarafı, biri önce yasal güvenceler çıksın öyle silah bırakalım diyor. Masanın diğer tarafındaki hayır önce silah bırakılsın, sonra yasal düzenlemeleri yapalım diyorlar.
Sayın Devlet Bahçeli Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yine bir hamleye ihtiyaç olduğunu belirtti ve yeni yol haritası gerektiğini söyledi ve bir yol haritası açıkladı. Öcalan’ın feshedilmiş PKK’nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli. Feshedilmiş PKK örgütü fakat örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı. Örgüt var mı yok mu?





