<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DÜŞÜNDÜKÇE &#8211; Çankaya Gazetesi</title>
	<atom:link href="http://www.cankayagazetesi.com/kategori/dusundukce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cankayagazetesi.com</link>
	<description>Çankaya&#039;dan Güncel Haberler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Jan 2025 12:20:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">114105528</site>	<item>
		<title>BAŞKANLIK SİSTEMİ !</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2025/01/baskanlik-sistemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jan 2025 12:20:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Aksoy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=86766</guid>

					<description><![CDATA[NEVZAT AKSOY -BAŞKANLIK SİSTEMİYLE BALTAYI TAŞA VURDUK- Değerli okuyucularımız, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde 2001 yılında yola çıkan AK Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerinden bugüne&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto">NEVZAT AKSOY</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">-BAŞKANLIK SİSTEMİYLE BALTAYI TAŞA VURDUK-</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Değerli okuyucularımız,</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde 2001 yılında yola çıkan AK Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerinden bugüne 22 yıl boyunca iktidarını sürdürerek, bugünlere gelmiştir. Başlarda iyi bir performans ve ileriye dönük iyi bir vizyon sergiledi. Fakat ne zaman ki, ilk önce insan ve insana dair yaralara pansuman olma yolundaki heyecanlı, bitmez ve tükenmez enerjisi, maalesef  ZAMANLA kişisel itibar ve gösterişe kayan bir vizyona dönüşmesi, AK Parti yönetiminin parlayan yıldızını sıfıra çekerek, millet nezdinde itibar kaybetmesine neden oldu.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana Gazi Meclisimiz, TBMM, hükümet sistemi ile yönetilmiş, yıpranmış, yorulmuş fakat yeni takviye anayasalarıyla güçlendirilip, kurtuluş savaşı boyunca dışta emperyalizme ve ulusal bağımsızlığa kavuşma, içte de saltanata karşı savaşlar vermiştir. Ama gene de millet egemenliğini elinden almamış, Meclis hükümet sistemiyle yola devam ederek, uğruna mücadele verdiği savaş ile saltanata hayır diyerek, Meclis’in şan ve şerefine helal getirmemiştir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">İşte Cumhuriyetimizin şanlı, şerefli Meclisimizin olmazsa olmazlarından, uğruna savaşlar verdiğimiz, ulusal egemenliğimiz, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi; Türkiye&#8217;de 16 Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlanan başkanlık tipi hükümet sistemi, kişisel egemenliğe (TEK ADAM SİSTEMİ) geri dönüş sağlayarak, verdiğimiz mücadele ve Meclis&#8217;in itibarına, ulusal egemenliğe, bağımsız kurum ve kuruluşlarımıza ters bir sisteme geçilmesi, bugünkü Türkiye’nin dökülmesi, yara, bere içinde sancılarıyla kıvranıp durması, iyileştirici reformlara gidememesinin en önemli etkeni başkanlık sistemine geçiştir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Şan ve şerefli Türkiye&#8217;min 84 milyon insanı ve ülkemizin yönetimine talip olma yolunda mücadele veren değerli siyasi partilerimiz:</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Biz ülkemize, vatanımıza, devletimize, bayrağımıza karşı değiliz. Biz ülkemize yanlış politikalar uygulayan, insanlarımızın yarınlarını çalan zihniyetlerin düşmanıyız. Hiç kimse HALKTAN ve  Haktan üstün değildir. Hiçbir yönetimde vatandan daha önemli değildir. Vatan ve milletin selameti için bin parti feda olsun, ama ulusal egemenliğimiz asıl sahiplerine iade edilerek, tarihimize ve Cumhuriyetimize yakışmayan demokrasiye ters  tek adam sistemi olarak görünen  güç egemenliğinden, millete dönüş yaparak, Meclis’in itibarını iade edelim.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Saygı ve sevgilerimle.</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">86766</post-id>	</item>
		<item>
		<title>DÜNYA BOZULMADI, DÜNYAYI BİZ BOZDUK</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2025/01/dunya-bozulmadi-dunyayi-biz-bozduk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 10:44:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Aksoy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=86567</guid>

					<description><![CDATA[NEVZAT AKSOY DÜNYA BOZULMADI, DÜNYAYI BİZ BOZDUK Değerli okuyucularımız,  Gerçekten bugün gerçekleri dile getirebiliyor muyuz? Tarafsız ve objektif bir bakışla, küresel ve ülkesel platformlarda cereyan eden konu ve gelişmelere, adil&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="adn ads" data-message-id="#msg-f:1821257724056046526" data-legacy-message-id="1946684026cc0bbe">
<div class="gs">
<div class="">
<div id=":qc" class="ii gt">
<div id=":qb" class="a3s aiL ">
<div dir="auto">
<div dir="auto">NEVZAT AKSOY</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">DÜNYA BOZULMADI, DÜNYAYI BİZ BOZDUK</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Değerli okuyucularımız,  Gerçekten bugün gerçekleri dile getirebiliyor muyuz? Tarafsız ve objektif bir bakışla, küresel ve ülkesel platformlarda cereyan eden konu ve gelişmelere, adil ve yapıcı katkılar sunmak adına reel ve rasyonel bir anlayışa sahip miyiz? Yoksa tamamen günü kurtarmak, sadece menfaate dayalı bir niyetle mi hareket ediyoruz? İşte bu sorulara cevap vermek, küresel ve yerel bağlamda çözüm üretmek, gerçek ülke ve insan ağıyla cereyan eden konu ve olaylara tam hakim bir anlayışla birer hakemlik yaparak, vicdan ve insani değerlerin yara almaması adına sorumlu ve vazifedar olmanın idrakında mıyız?</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Yerelden genele cereyan eden rasyonel bir düşünce ve bu düşünce ve niyetin, bir atmosfer gibi halkla buluşup, geride akıllarda soru işareti bırakmayacak birer kırmızı çizgilerimiz, olmazsa olmazlarımız olmalıdır. Bugün küresel dünyada zuhur eden bütün sosyolojik, yönetsel, ekonomik, diplomatik savaşlar, adaletsizlik, gözyaşı, açlık ve yoksulluk, insani değerlerin kan kaybının temeli insan kaynaklı değil midir? Sağlam bir niyet, haktan ve hukuktan taraf bir anlayış bizim içimizdedir. İçimizdeki bu hakikat damarını yakalayıp, insanlık için daha güzel bir hayat ve yaşanılabilir bir dünya için hiç bırakmamak adına bir çabanın içinde olmalıyız.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Bu çaba, insani ve dünyevi kazanımların olumlu ve olumsuz bir seyirde rol almasında önemli bir etkendir. Aslında bir örnek verecek olursak, bizi her ne kadar da siyasi bir irade yönetiyor olsa da, aslında bizi veya bizleri yöneten bizleriz. Niyetlerimiz, düşünce ve eylemlerimiz ne ise, açığa çıkan sonuçta o olacaktır. Bugün açığa çıkan sonuçlara baktığımızda, tam anlamıyla ferdi olarak olay ve olgulara, hak hukuk periyodunda, gerçek bir niyetle hareket edilmediği, menfaat ve çıkar esasına dayalı bir niyete gönül bağlandığı için, bir nevi adil bir dünya ve düzenin bozulmasına da çanak tutmaktayız. Kısacası, yaşadığımız bu dünyanın tabiri caizse tozunu ve biberini atan gene bizleriz.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Ünlü şairimiz Usta Yunus Emre&#8217;nin de dediği gibi: &#8220;Kader gayrete aşık&#8221;. Bu sözü boşuna söylememiştir. Bizim gayretimiz, hak için, hukuk için, insanlık için, adil bir yönetim için, gönül ve niyetlerimizin tek adresi doğru islahtan geçer. Biz gönül ve niyetlerimizi ıslah ettikçe, seyrinde ve rayında gitmeyen tüm kötü gidişatların ve yakındığımız dert ve sorunların da beraberinde biteceğini göreceğiz.</div>
</div>
<div class="yj6qo"></div>
<div class="adL"></div>
</div>
</div>
<div class="WhmR8e" data-hash="0"></div>
</div>
</div>
<div class="ajx"></div>
</div>
<div class="gA gt acV">
<div class="gB xu">
<div class="ip iq"></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">86567</post-id>	</item>
		<item>
		<title>&#8221; İlk seçimde sonlarının geldiğini görüyorum&#8221;</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2024/11/ilk-secimde-sonlarinin-geldigini-goruyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 14:52:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<category><![CDATA[ENDER YOLDAR]]></category>
		<category><![CDATA[Ferruh SİDAR]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR PENCERESİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[YEREL HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[YEŞİL HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=85867</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Almanya&#8217;nın başkenti Berlin&#8217;de katıldığı  toplantıda  yaptığı konuşmada  ;Türkiye&#8217;deki demokrasinin aleyhine kullanmaya devam ediyorlar. Ben, onların stresinin arttığını, kötülükleriyle beraber önümüzdeki seçimde sonlarının geldiğini görüyorum.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu</strong>, Almanya&#8217;nın başkenti Berlin&#8217;de katıldığı  toplantıda  yaptığı konuşmada  ;Türkiye&#8217;deki demokrasinin aleyhine kullanmaya devam ediyorlar. Ben, onların stresinin arttığını, kötülükleriyle beraber önümüzdeki seçimde sonlarının geldiğini görüyorum. Dolayısıyla, ‘bana nasıl bir karakter yükleniyor’ derseniz, böyle bir ortamda, vallahi güçlendikçe güçleniyorum. Yani mücadele gücümü, tarif bile edemiyorum, enerjimi tarif bile edemiyorum.” dedi.</p>
<p><strong>2 PROGRAMDA 2 KEZ ŞİKAYET ETTİ</strong></p>
<p>Berlin&#8217;deki <strong>Helmut Schmidt Vakfı</strong>&#8216;nda konuşma yapan İmamoğlu sözlerinin bir bölümünü belediyelere kayyım atanmasına ayırdı. Kayyım uygulamaları üzerinden hükümeti eleştiren İmamoğlu, seçilen belediye başkanlarının<strong> &#8216;zayıf ve şüpheli&#8217;</strong> nedenlerle görevlerinden alındığını savundu.</p>
<p>İmamoğlu  şu ifadeleri kullandı;</p>
<p><em>Türkiye&#8217;de seçilmiş insanlar görevlerinden alınıyor, onun yerine hükümet kendi yetkilisini kamu görevlisini belediye başkanının yerine atıyor. Ben şu an Türkiye&#8217;de hem İstanbul Belediye Başkanıyım hem de Türkiye Belediyeler Birliği Başkanıyım&#8230;</em></p>
<p>Ve bu arkadaşların hukuki mücadelesini de son derece güçlü bir şekilde veriyorum. Mesela Türkiye&#8217;deki farklı görüşlerde olan tam 11 siyasi partiyi ziyaret ettim, her birisinin kanun taslağına imzasını alarak bugün Meclis&#8217;e ortak kanun tasarısını verdik.</p>
<p>Aslında neyi başardık? Şu an mevcutta kayyum dediğimiz bu uygulamaya karşı biz neredeyse Türkiye&#8217;de yüzde 75&#8217;e yakın oyu olan partilerin ortak imzasıyla iktidarın bu otoriter tutumuna karşı güç birliği yaptık. Ben 2 haftadır o liderleri geziyordum.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">85867</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu 1 saat ifade verdi</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2024/11/kilicdaroglu-1-saat-ifade-verdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 14:31:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<category><![CDATA[ENDER YOLDAR]]></category>
		<category><![CDATA[Ferruh SİDAR]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR PENCERESİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Kürsü]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[YEREL HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[YEŞİL HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=85864</guid>

					<description><![CDATA[CHP&#8217;nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP&#8217;li Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın şikâyetiyle açılan 11 yıl 8 ay hapis ve siyasi yasak istemiyle yargılandığı  hakaret davası başladı. Adliye gelişinde halkın yoğun ilgisiyle karşılaşan Kılıçdaroğlu&#8217;na&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP&#8217;nin 7. Genel Başkanı <strong><a title="Kemal Kılıçdaroğlu haberleri" href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haberleri/kemal-kilicdaroglu" target="_blank" rel="noopener">Kemal Kılıçdaroğlu</a></strong>, AKP&#8217;li Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın şikâyetiyle açılan 11 yıl 8 ay hapis ve siyasi yasak istemiyle yargılandığı  hakaret <strong><a title="dava haberleri" href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haberleri/dava" target="_blank" rel="noopener">dava</a></strong>sı başladı.</p>
<p>Adliye gelişinde halkın yoğun ilgisiyle karşılaşan Kılıçdaroğlu&#8217;na sevgi gösterileri yapıldı.</p>
<p>Kılıçdaroğlu&#8217;nun mahkemede verdiği ifadede ‘Bu memlekette suç işleyenler var. O suç işleyenlerin işledikleri suçları kayıt altına alma görevimi burada ifade ediyorum. Bu görev bana düştü. Siz sayın yargıç size de bu fırsat düştü. Bu kayıtları siz de alıyorsunuz’ dediği öğrenildi.</p>
<p>Milletvekilliği dönemi biter bitmez ana muhalefet partisinin genel başkanına açılan bu dava aslında fiilen milletvekilliği ve genel başkanlık görevini sürdürmekte olan herkese de verilmiş bir gözdağıdır. ‘Hiç kimse konuşmasın, hiç kimse muhalefet yapmasın. Dolayısıyla bu memlekette bizim borumuz açıkça ötsün’ demektir. Kemal Kılıçdaroğlu bu konuda çok açık, net, kararlı bir tutumunu sürdürmüş, sözlerinin arkasında durmuştur. Biz de tüm CHP camiası olarak yetmez, benim görebildiğim kadarıyla Saadet Partisi&#8217;nden, Deva Partisi&#8217;nden, Demokrat Parti&#8217;den, Gelecek Partisi’nden, DEM Parti’den çok sayıda milletvekili de buradaydı. CHP’nin Genel Başkanı buradaydı. Büyükşehir Belediye Başkanlarımız buradaydı. Yek vücut olarak genel başkanımızın yanındayız. Demokrasinin yanındayız.&#8221;</p>
<p>. Kılıçdaroğlu  Ankara Adliyesi&#8217;nden  çıkışta açıklama yapmazken CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, basın mensuplarına konuştu.</p>
<p>Günaydın, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Sayın Kılıçdaroğlu&#8217;nun 2014 yılında Mersin&#8217;de yaptığı bir miting konuşması arkasından 2016 yılında Edirne&#8217;de yaptığı bir miting konuşması, grupta yaptığı konuşmalar bunların tamamı 10 yıl sonra Cumhuriyeti kuran partinin genel başkanının yaptığı konuşmalar bir suç delili olarak sayılıyor. Türkiye&#8217;nin dört bir tarafında düzenlenen iddianameler Mersin&#8217;de birleştirilmiş durumda. Bu çerçevede dava Mersin&#8217;de açılmış. Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi açılan duruşma çerçevesinde ifade almak üzere Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’ni talimat mahkemesi olarak kaydetmiş. Bu çerçevede 7’nci genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu geldi ve burada bir saat boyunca bir konuşma yaptı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">85864</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ETKİ AJANLIĞI DÜZENLEMESİ BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE AÇIK BİR SALDIRIDIR!</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2024/10/etki-ajanligi-duzenlemesi-basin-ve-ifade-ozgurlugune-acik-bir-saldiridir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2024 12:42:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=85515</guid>

					<description><![CDATA[ETKİ AJANLIĞI DÜZENLEMESİ BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE AÇIK BİR SALDIRIDIR! Gazetecilik faaliyetlerini hukuki belirsizliklerle suç unsuru haline getirecek olan ‘etki ajanlığı’ düzenlemesi AKP iktidarı tarafından yeniden TBMM gündemine getiriliyor.  Geçtiğimiz&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><b>ETKİ AJANLIĞI DÜZENLEMESİ BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE AÇIK BİR SALDIRIDIR!</b></div>
<div>
<p>Gazetecilik faaliyetlerini hukuki belirsizliklerle suç unsuru haline getirecek olan ‘etki ajanlığı’ düzenlemesi AKP iktidarı tarafından yeniden TBMM gündemine getiriliyor.  Geçtiğimiz Mayıs ayında 9’uncu Yargı Paketi taslağında yer alan ve tepkilerle geri çekilen bu düzenleme, şimdi farklı bir torba yasa teklifi kapsamında yeniden karşımıza çıkmıştır. Bu yasa, iktidar eleştirisini bastırmak ve gazetecilik faaliyetlerini hukuki belirsizliklerle dolu bir alan içine itmek amacıyla oluşturulmaktadır.</p>
<p>“Etki ajanlığı” kavramının ceza kanununa eklenmesi, basın özgürlüğünü ciddi bir tehdit altına sokan bir adım olup, “iç ve dış siyasal yararlar aleyhine”, “yabancı organizasyon” ve “savaş etkinliği” ifadelerinin getirdiği muğlaklık, bu düzenlemenin her türlü gazetecilik faaliyeti üzerinde baskı oluşturma potansiyeli taşıdığına işaret etmektedir.</p>
<p>Bu düzenleme, gazetecilerin mesleklerini icra ederken her an “etki ajanı” olarak damgalanma riski ile karşı karşıya kalacakları bir ortam yaratacaktır.</p>
<p>Ciddi bir şekilde belirsizlik içeren bu düzenleme Türkiye’de ifade özgürlüğünün daha da kısıtlanmasına yol açacak ve halkın doğru bilgiye ulaşma hakkını ciddi şekilde ihlal edecektir. Basın ve ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun temel taşlarından biridir. Ancak yapılması planlanan düzenleme, bu temeli sarsmayı ve toplumu baskı altına almayı hedeflemektedir.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki, gazetecilik sadece bir meslek değil, aynı zamanda toplumun bilgilenmesini sağlama görevidir. İktidarın bu tür yasalarla toplumu sindirmeye çalışması, gazetecilik mesleğinin onuruna ve varlığına yapılmış açık bir saldırıdır. Aşağıda imzası bulunan Medya Dayanışma grubu üyesi basın meslek örgütleri olarak, bu saldırılara karşı duracağız ve bu yeni suç düzenlemesine karşı tüm meslektaşlarımızla birlikte güçlü bir ses çıkaracağız.  Gazeteciler olarak, halkın haber alma hakkını savunmak ve gerçeği ortaya koymak adına üzerimize düşen her sorumluluğu yerine getireceğiz.</p>
<p>Bu nedenle, tüm meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla dayanışma içinde bu hukuk dışı yasal düzenlemeye karşı çıkacak ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz. Bizler, özgür bir basının ve ifade özgürlüğünün savunucusuyuz. Bu mücadelemizi, her koşulda sürdüreceğiz.</p>
<p><strong>Basın Konseyi</strong><br />
<strong>DİSK/Basın-İş<br />
Diploması Muhabirleri Derneği</strong><br />
<strong>Çağdaş Gazeteciler Derneği</strong><br />
<strong>Gazeteciler Cemiyeti</strong><br />
<strong>Ekonomi Muhabirleri Derneği</strong><br />
<strong>Haber-Sen</strong><br />
<strong>İzmir Gazeteciler Cemiyeti</strong><br />
<strong>Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği</strong><br />
<strong>Türkiye Gazeteciler Sendikası</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">85515</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ORMAN YANGINLARINI TETİKLİYOR</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2024/08/iklim-degisikligi-orman-yanginlarini-tetikliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Aug 2024 09:51:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZEL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=84796</guid>

					<description><![CDATA[İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ORMAN YANGINLARINI TETİKLİYOR &#160; Dr. Emrah AKYÜZ Kanada’nın Dalhousie Üniversitesi’nde akademik çalışmalar yürüten çevre bilimci Doç. Dr, Emrah Akyüz, Türkiye’de son dönemde daha fazla görülmeye başlayan orman yangınlarını&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ORMAN YANGINLARINI TETİKLİYOR</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dr. Emrah AKYÜZ</p>
<p>Kanada’nın Dalhousie Üniversitesi’nde akademik çalışmalar yürüten çevre bilimci<br />
Doç. Dr, Emrah Akyüz, Türkiye’de son dönemde daha fazla görülmeye başlayan orman<br />
yangınlarını değerlendirdi. Küresel ölçekte tüm dünyayı etkileyen orman yangınlarının<br />
ana sebebinin küresel ısınmandan kaynaklanan iklim değişikliği olduğunu belirten<br />
Akyüz, ülkelerinin sera gazı emisyonunu azaltacak politikaları hayata geçirmemesi<br />
durumunda daha şiddetli doğal afetlerin ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.</p>
<p>“Kürese lsınma Orman Yangınlarının Ana Nedenidir”<br />
1980’li yıllardan itibaran küresel ısınma tüm dünyada kendini belirgin bir şekilde<br />
hissettirmeye başlamıştır. Sera gazı emisyonunun artması nedeniyle yeryüzü ortalama<br />
sıcaklığı da artmaktadır. Bu artıştan Türkiye de etkilenmektedir. 1980 yılında Türkiye’de<br />
ortalama yeryüzü sıcaklığı 0.2 dereceyken, bu oran 2024 yılında 2 dereceye kadar çıkmıştır.<br />
Yani son 40 yılda Türkiye’deki ortalama yeryüzü sıcaklığı yaklaşık olarak 2 derece artmıştır.<br />
Artan sıcaklık nedeniyle toprağın neminin azalması ve ormanda bulunan organik maddelerin<br />
ve bitki örtüsünün daha kuru hale gelmesi, ormanların yanma riskini arttırmaktadır.</p>
<p>“İklim Krizinin Etkileri Daha Fazla Artacak”<br />
Küresel ısınmanın neden olduğu iklim değişikliği küresel bir sorundur. Bu sorunun<br />
sorumlusu ise sera gazı emisyonuna neden olan ülkelerdir. Kyoto ve Paris Sözleşmeleri’ne<br />
rağmen sera gazı emisyonu artmaktadır. Çin, ABD, Rusya, Hindistan, Japonya, Brezilya,<br />
Almanya Endonezya ve Kanada dünyada sera gazı emisyonuna en fazla neden olan<br />
ülkelerdir. Bu ülkelerin neden olduğu sera gazı emisyonunun kontrol altına alınmaması<br />
nedeniyle küresel ısınma daha da şiddetlenecektir. Küresel ısınmanın şiddetinin artmasına<br />
bağlı olarak iklimlerde yaşanan hızlı değişim nedeniyle daha şiddetli ve sık orman yangınları,<br />
sel felaketleri ve kuraklık gibi çevre olayları görülecektir.</p>
<p>“Türkiye İklim Değişikliğinden En Fazla Etkilenecek Ülkelerden Bir Tanesidir”<br />
Her ülkenin farklı iklim koşulları ve coğrafi yapıları bulunmaktadır. Türkiye Akdeniz<br />
Havzası içerisinde yer almaktadır. Akdeniz Havası iklim değişikliğine karşı dünyanın en<br />
hassas bölgesidir. Akdeniz Havasında bulunan ülkelerde yeryüzü ortalama sıcaklığı daha<br />
fazla artmaktadır. Sanayi Devrimi sonrası dünyada ortalama yeryüzü sıcaklığı 1,1 derece<br />
artarken, bu oran Akdeniz Havzası’nda 1,5 derece artmıştır. Nitekim son günlerde Akdeniz</p>
<p>Havzası içerisinde yer alan ülkelerde orman yangınlarının sayısının ve sıklığının artması<br />
tesadüfi değildir.</p>
<p>“Orman Yangınlarını Önlemek İçin Daha Fazla Tedbirler Alınmalı”<br />
Küresel ısınmayı bölgesel düzeyde alınan tedbirler ile önlemek mümkün değildir. Fakat<br />
küresel ısınmanın neden olduğu orman yangınlarını önlemek veya etkilerini azaltmak<br />
mümkündür. Bunun için radikal kararların alınması gerekmektedir. Bu kararlardan bazılarını<br />
şu şekilde sırlamak mümkün; (1) Özellikle yaz mevsiminde ormanlık alanlardaki cam, ayna<br />
ve şişe gibi atıklar düzenli olarak toplanmalıdır; (2) ormanlık alanlarda ateş yakılması<br />
yasaklanmalıdır; (3) ormanlık alanlarda mangal yapılması yasaklanmalıdır; (4) yangın<br />
riskinin yüksek olduğu dönemlerde ormanlık alanlara giriş çıkışlar yasaklanmalıdır; (5)<br />
ormanlık alanların yoğun olduğu kentlerde orman yangınları ile mücadelede profesyonel bir<br />
ekip kurulup 24 saat hazır bekletilmelidir; (6) orman yangınları ile mücadelede kullanılan<br />
have ve kara araçları araçlarının sayısı ve kalitesi arttırılmalıdır; (8) ormanlık alanların<br />
çevresinde yaşayan bölge halkına yangınla mücadele eğitimi verilmelidir.</p>
<p>Dr. Emrah AKYÜZ</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">84796</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gölcük Depreminin 25. Yılı:</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2024/08/golcuk-depreminin-25-yili/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Aug 2024 11:47:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=84696</guid>

					<description><![CDATA[Gölcük Depreminin 25. Yılı: İhtiyacımız Olan Boş Vaatler Değil, Ortak Aklın ve Bilimin Yol Göstericiliği Bugün, ülke tarihimizin gördüğü en büyük depremlerden biri olan 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin 25.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><center></p>
<table border="0" width="600" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td valign="top">
<table border="0" width="600" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="100%"><b>Gölcük Depreminin 25. Yılı:</b></p>
<p><b>İhtiyacımız Olan Boş Vaatler Değil, Ortak Aklın ve Bilimin Yol Göstericiliği</b></p>
<p dir="ltr">Bugün, ülke tarihimizin gördüğü en büyük depremlerden biri olan 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin 25. yıldönümünde, afetlerin doğurduğu büyük acıları bir kez daha hatırlıyor ve Türkiye`de güvenli, dirençli ve sağlıklı yaşam alanları için gereken adımların neden atılmadığını sorguluyoruz.</p>
<p dir="ltr">Marmara depremlerinin ardından yaşanan 2011 Van, 2019 İstanbul, 2020 Elazığ ve İzmir depremleri, yeni felaketlerin kapımızda olduğunu defalarca hatırlattı. Ancak bu afetlerle gelen uyarılar göz ardı edilerek, bilimsel dayanağı olmayan, toplum yararını hiçe sayan, rant odaklı planlama ve kentleşme politikaları sürdürüldü. Sürekli değişen yönetmelikler ve parçacıl planlama pratikleri ile yüksek emsal artışı karşılığında yapılan kentsel dönüşüm projeleri;  jeolojik açıdan uygun olmayan alanlarda yüksek katlı yapılaşma izinlerinin ve uygulamalarının altyapısı oluşturuldu. Eski yapı stokunun yenilenmesi ve güçlendirilmesi yerine dere yatakları, mera alanları, orman alanları, koruma alanları ve hatta deprem toplanma alanları ayrıcalıklı imar hakları ile yapılaşmaya açıldı. İmar affı gibi uygulamalarla kuralsız-kontrolsüz yapılaşma devlet eliyle yasallaştırıldı ve yapı denetim sistemi zayıflatıldı. Türkiye`nin birçok ilinin deprem riski altında olmasına rağmen, bu politikalarla kentlerimiz her geçen gün daha da artan tehlikelerle karşı karşıya kaldı, doğa olayları sık sık afete dönüştü, can ve mal kayıpları yaşandı.</p>
<p dir="ltr">Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri ise, ülkemizin kentleşme politikalarının sorunlarını ve depreme ne denli hazırlıksız olduğunu acı bir şekilde ortaya koydu. Bu felaketin ardından başlatılan yeniden yapılaşma süreçlerinde, bilimsel ve etik ilkeler göz ardı edildi; yerel yönetimler ve toplum dışlandı, tüm yetkiler merkezi otoriteye ve TOKİ`ye devredildi. Sayılara indirgenmiş konut ve yapılaşma vaatleri ile kentlerimiz parsel parsel projelendirilirken, toplum odaklı katılımcı süreçler hiçe sayıldı. Kentlerin tüm tarihsel ve kültürel birikimi silindi. Barınma hakkı, sağlıklı ve güvenli çevre hakkı, eğitim ve sağlık hizmetleri ise geri plana itildi.</p>
<p dir="ltr">Biliyoruz ki, Türkiye`nin ihtiyacı olan şey, boş vaatler değil, ortak akıl ve bilimin yol göstericiliğidir. Deprem gerçeğiyle yüzleşmek ve gereken önlemleri almak ertelenemez bir sorumluluktur. Sağlıklı, güvenli ve dayanıklı yaşam alanlarının aklın ve bilimin öncülüğünde planlanarak, temel barınma ve yaşam hakkının öncelenmesi ve toplumsal güven oluşturulması deprem bölgelerinin en önemli ihtiyacıdır. Yapısal güvenlik standartlarının sıkı bir şekilde uygulanması, mevcut yapı stokunun güçlendirilmesi ve kentsel dönüşüm projelerinin bilimsel ilkeler ışığında ve hakça hayata geçirilmesi şarttır. Bu süreçlerde yerel yönetimlerin ve toplumun aktif olarak yer alması, süreçlerin şeffaf olarak kamuoyu ile paylaşılması dirençli ve güvenli şehirler inşa edebilmek için vazgeçilmezdir.</p>
<p>17 Ağustos Gölcük depremi, yalnızca Marmara bölgesini değil, tüm Türkiye‘yi derinden sarsan can kayıpları ve ağır sosyo-ekonomik sonuçlar doğurmuştur. Bugün, depremden çeyrek asır sonra, olası afetlerin çok daha yıkıcı etkiler yaratabileceği korkusuyla karşı karşıyayız. Benzer acıların, hataların ve ihmallerin bir kez daha yaşanmaması için tüm yetkilileri ve halkımızı uyarıyoruz: Artık bilimin ve ortak aklın rehberliğinde, kararlılıkla harekete geçme zamanı. Geçmişten ders alarak, bilim ve teknik rehberliğinde güvenli bir gelecek inşa etmeliyiz. Türkiye`nin geleceği, yasalarla güvence altına alınmış önlemler, titiz uygulamalar ve etkin denetimlerle sağlanabilir. Bu süreçte, şehir plancıları olarak tüm kurumlarla iş birliğine hazır olduğumuzu ve mesleki sorumluluğumuzun bilinciyle hareket edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.</p>
<p align="center">
</td>
<td></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p></center></div>
<table border="0" width="100%" cellspacing="0" cellpadding="8" align="center">
<tbody>
<tr>
<td><img decoding="async" class="CToWUd" src="https://ci3.googleusercontent.com/meips/ADKq_NYsauo1h504vjGTYWpoyixBLAMYJsz6GlHJV3XPfLGkOAiAziguR-pWSy_IV0dLdz8EFU2gVRiEwTUyvAEFt276mhmeo1uGLZeDXdDYA-L-Ye2ccBKiHX_doaWsKOBHdrl1hOxG8DbvLSM=s0-d-e1-ft#https://mail-tracker.imdlv.net/mr/?packetId=1136899810&amp;destination=eyoldar@gmail.com" alt="" width="1" height="1" data-bit="iit" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="center" valign="top"><b>TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI</b></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">84696</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sosyal Demokrasi Derneği;Yeni Tüzükte Milletvekillerine ve dönem sınırlaması getirilmeli.</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2024/08/sosyal-demokrasi-dernegiyeni-tuzukte-milletvekillerine-ve-donem-sinirlamasi-getirilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Aug 2024 14:27:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=84603</guid>

					<description><![CDATA[Üyeliklerin Sağlıklı Hale Getirilmesinden Sonra, Parti İçi Delege/Temsilci Seçim Süreçleri Yeniden Tanımlanmalı Sosyal Demokrasi Derneği olarak, kuruluş amacımız doğrultusunda, sosyal demokrasi ve evrensel sol değerlerin, toplum yaşamında düzenleyici bir rol edinmesi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Üyeliklerin Sağlıklı Hale Getirilmesinden Sonra, Parti İçi Delege/Temsilci Seçim Süreçleri Yeniden Tanımlanmalı</h1>
<div></div>
<div>
<p>Sosyal Demokrasi Derneği olarak, kuruluş amacımız doğrultusunda, sosyal demokrasi ve evrensel sol değerlerin, toplum yaşamında düzenleyici bir rol edinmesi konusunda çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.</p>
<p>Bu kapsamda, ülkemizdeki siyasi yapıların çağdaş bir örgütlenme modeline kavuşması anlamında düşünsel temelde bir takım kavramları da yeri geldikçe kamuoyuyla paylaşıyoruz.</p>
<p>Bir süredir Cumhuriyet Halk Partisi’nde yoğun tartışmalara neden olan, parti içi demokrasinin geliştirilmesi amaçlı Tüzük değişikliği konusunda da durumdan vazife çıkararak ilkesel düzeyde oluşturduğumuz görüşlerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz:</p>
<p>Öncelikle belirtmeliyiz ki demokratikleşme, belirli kalıplardan kurtulmayı, düşüncelerimizi ve eylemlerimizi özgürleştirmeyi gerektiriyor.</p>
<p>Bu bağlamda ilkin, 12 Eylül darbecilerinin dayattığı antidemokratik Siyasi Partiler Yasası’nın yarattığı sınırlara ve boşluklara uymak zorunda olmadığımızı zihnimize yerleştirmemiz, bu konuda düşünce sınırlarımızı zorlamamız gerekiyor.</p>
<p>Eğer gerçekten, demokratik bir yapılanma istiyorsak, yasanın buna engel olamayacağını bilerek ve buna inanarak, tüzüğümüzü demokratik bir zeminde inşa etmeyi başarmalı, darbe rejiminin antidemokratik ‘Siyasi Partiler Yasası’nı aşmalıyız.</p>
<p>Bu bağlamda,</p>
<p>Bugüne kadarki ortak birikimi de ele alarak, neler olmalı diye bakacak olursak;</p>
<p>Üye, Delege ve Delege Seçiminin Güvenliği</p>
<ul>
<li>“Aktif-Pasif Üyelik” sistemine geçilerek aktif üyeliği seçen bir yurttaşın, kimsenin iki dudağı arasında kalmadan parti organlarında ilerlemesine olanak tanıyan bir model kurgulanmalı, aktif üyeler için bir “Çalışma Sistematiği Yönetmeliği” oluşturulmalı ve performansa dayalı örgütlenme yöntemi geliştirilmeli.</li>
<li>“Aktif-Pasif Üyelik” sistemine geçildiğine mevcut üyelere 6 aylık bir süre verilerek üye tipi tercihlerini yapmaları istenmeli, Aktif Üye tipini seçenler için İl ve İlçe Başkanlıklarından ‘ortak referans onayı’ alma koşulu getirilmeli. İtirazlar, Genel Merkez’de kurulacak bir komisyonda (önceden belirlenerek ilan edilecek kriterler ölçeğinde) 1 ay içerisinde sonuçlanmalı.</li>
<li>Üyeliklerin sağlıklı hale getirilmesinden sonra, parti içi delege/temsilci seçim süreçleri yeniden tanımlanmalı.</li>
<li>Mahallelerde, ‘İlçe Kongre Delegeleri’nin hâkim denetiminde seçilmiyor olması ve seçim kurullarının “iç işiniz” diyerek itirazlara bakmaması nedeniyle, bu “iç işimiz”i halletmek üzere, Parti Seçim Kurulları (PSK) kurulmalı.</li>
<li>Bu kurullar (PSK); ilçede 3, ilde 5, genel merkezde 7 kişiden oluşmalı. Kurulların belirlenmesinde, taraflı yapılar oluşmaması için, herkesin ulaşabileceği şeffaf duyuruların yapılmasından sonra, ilgili yönetim birimine başvuran parti üyesi avukatlar arasından, bir üst birimin gerçekleştireceği şekilde, “kurayla seçim” yöntemi kullanılmalı. Bu kurullar, gerçek bir seçim kurulu gibi çalışmalılar ve itirazları, benzer seçimler için SPY’de tanımlanan süreler içerisinde sonuçlandırılmalılar.</li>
</ul>
<p>Özetle Genel İlkeler</p>
<p>– ‘Aktif-Pasif Üye’ye geçilerek sağlıklı bir üye yapılanması sağlanmalı,</p>
<p>– Parti Seçim Kurulları kurularak mahalle delege seçimleri parti içinde de olsa hukuk tabanlı güvence altına alınmalı,</p>
<p>– Mahalle, İlçe, İl ve Kurultay delegeleri, aktif üyeler arasından, aktif üyelerce seçilmeli. İl Delegeleri İlçe Delegeleri arasından, Kurultay delegeleri İl delegeleri arasından seçilmeli.</p>
<p>– İlçe ve İl Yönetim Kurulları’na (kadın veya erkek) eşlerin de katılımına izin verilmeli, oy kullanma hakkı olmaksızın söz hakları olmalı, bu sayede özellikle kadınlara deneyim fırsatı verilerek siyasete katılmaları ve ilerleyişleri kolaylaştırılmalı,</p>
<p>– Yerel ve Genel seçimlerde her türlü adaylıklar, yukarıdaki maddelerde tanımlanan sağlıklı üye ve seçimi demokratikleştirilmiş delegeye dayalı önseçim mekanizması hayata geçirilerek belirlenmeli,</p>
<p>– Parti Meclisi seçiminde ‘Çarşaf Liste’ esas olmalı, ‘Blok Liste’ ile seçim zorlaştırılmalı,</p>
<p>– Parti Meclisi Üyeleri, Genel Başkan’a (Aktif-Pasif Üye ayrımı aranmaksızın) tanınacak %15 oranında bir kontenjan dışında Kurultay Delegeleri arasından seçilmeli.</p>
<p>–  Merkez Yürütme Kurulu, (15+5) 20 kişiyi geçmemek kaydıyla, Parti Meclisi içinden seçimle ve PM üye sayısını salt çoğunluğuyla belirlenmeli, Genel Başkan’a 5 kontenjan ayrılmalı,</p>
<p>– Genel Sekreter, Parti Meclisi içinden aday olacaklar arasından üçte iki çoğunlukla seçilmeli ve güçlendirilmeli,</p>
<p>– Milletvekillerine ve dönem sınırlaması getirilmeli.</p>
</div>
<div></div>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">84603</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ÝÖNETMEK VİZYON GEREKTİRİR.</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2024/08/yonetmek-vizyon-gerektirir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2024 14:05:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=84402</guid>

					<description><![CDATA[ÝÖNETMEK VİZYON GEREKTİRİR. NEVZAT AKSOY Değerli okuyucularımız,,.Daha önceden hak etmediğiniz ama size reva görülen sosyal ve ekonomik yüklerin ağırlığını yaşadığımız bu günlerde, küresel salgın musibeti de eklenince ne kadar zor&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div class="nH">
<div class="nH">
<div class="nH aqk aql bkL">
<div class="nH bkK">
<div class="nH">
<div class="nH ar4 z">
<div class="aeI">
<div class="AO">
<div id=":3" class="Tm aeJ">
<div id=":1" class="aeF">
<div class="nH">
<div class="nH" role="main">
<div class="nH g">
<div class="nH a98 iY">
<div class="nH">
<div class="aHU hx">
<div role="list">
<div class="h7 ie" tabindex="-1" role="listitem" aria-expanded="true">
<div class="Bk">
<div class="G3 G2">
<div>
<div id=":pr">
<div class="adn ads" data-message-id="#msg-f:1806026282977375161" data-legacy-message-id="19104b55ebe2b3b9">
<div class="gs">
<div class="">
<div id=":sq" class="ii gt">
<div id=":sp" class="a3s aiL ">
<div dir="auto">
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">ÝÖNETMEK VİZYON GEREKTİRİR.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">
<p>NEVZAT AKSOY</p>
<p>Değerli okuyucularımız,,.Daha önceden hak etmediğiniz ama size reva görülen sosyal ve ekonomik yüklerin ağırlığını yaşadığımız bu günlerde, küresel salgın musibeti de eklenince ne kadar zor günler geçirdiğinizi anlıyor, hep dua ediyorum.Bu samimi duygularımı ifade ederken, insanlığa hizmetin ne kadar büyük bir şeref olduğunu biliyor, anlıyorum. Ancak bu şerefe nail olan vesayetin hizmeti, seksen iki milyon insanımıza bir vefa olarak değil de, adeta bir cefa olarak yönetilmesine üzülüyor ve bir anlam veremiyorum. Vicdanım kabul etmediği için de, duaya sarılıp “Ya Rabbi, bana bir imkan ver de milletimize yardımcı olabileyim” demekten öteye gidemiyorum.Evet, biz insanlar olarak inancımız gereği Allah’tan gelen her türlü musibete itiatkar ve sabırlı olmalıyız. Hz. Mevlana’nın dediği gibi: “Sıkıntılar misafir gibidir; gelir gider. Önemli olan gönderenin hatırına misafire sabretmektir.”Ancak başka bir sıkıntı var ki, tamamen insani olan kötü yönetilmenin sonucu olarak millete çile ve yokluk çektirmek kader değildir. Hiçbir insanın, hiçbir yönetimin, hiçbir unsurun bunu yaşatmaya ne hakkı ne de haddesi olabilir. Zaten imanı kamil olan hiçbir vicdan da bunu kabul etmez ve etmemelidir. Bu duygularımı ifade ederken vatan, millet, devlet, bayrak sevgimizin bağlılığı her şeyin üstündedir.Milletinin, devletinin ve vatanının selameti için sancı çeken insanların işidir doğruları yazmak. Eğer bugün toplumumuzda rayında gitmeyen bir sıkıntı varsa, buna sadece seyirci kalıp sorunun daha da büyümesine fırsat vermektense, buna müdahale edip sıkıntıyı çözmek, temenni ve eleştiri yapmak, bunu anlamayan yönetimlere yolunu kaybetmiş bir insana yolunu bulması için verilmiş bir pusula olarak kabul edilmelidir.Peki, yirmi birinci yüzyıldaki bir çağda, devletin giderek milletinin sosyal refahını yükseltmesi gerekirken, işsizlik, yokluk ve açlık gibi sorunların giderek artmasını neye borçluyuz? Dünyada günde 25 bin insanın açlıktan öldüğünü ve bunu yıla vurduğumuzda korkunç bir rakamın ortaya çıktığını görmekteyiz.İşte ülkemizde en birincil sorun olan işsizlik ve yoksullukla tam anlamıyla bir savaş başlatmıyoruz. Bu sorun, rakamlara baktığımızda günümüzün hastalığı olan koronavirüsünden de büyük bir sorun olduğunu görmekteyiz. Peki, koronavirüse karşı tam bir seferberlik yapılabiliyorsa, neden yoksullukla ve işsizlikle, binlerce kapanan işyeri için bir savaş başlatmıyoruz?Haklısınız çünkü bu virüs hiçbir insan ayrımı, sosyal sınıfı dinlemiyor. Peki, ilahi olarak bizim hayatlarımız tehlikeye girdiği zaman mı devreye gireceğiz? İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?Tarihimize baktığımızda, Osmanlı’dan başlayarak, 23 Nisan 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulmasıyla ilk TBMM’si Kurtuluş Savaşı’nı o günkü şartlarda başarıyla sevk ve idare ederek her türlü sıkıntıya göğüs gererek bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bizlere hediye etmişlerdir.Peki, böyle mi olmalıydı? Osmanlı’nın torunları olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin birer varisleri olarak, ellerimizi vicdanlarımıza koyduğumuzda bu yönetimde bir şeylerin eksik olduğunu fark etmemek için kör ve sağır olmak lazım. Niçin mi?Bugün adalet yönetim vesayetinin baskısına girdiği için, medya vesayete kurban olduğu için, düşüncelere frangalar vurulduğu için ve nasıl Kuran dinimizin temeli ve anayasası ise, adalet de devletimizin temeli ve anayasasıdır.Hz. Ömer’in dediği gibi: “Ben minareyi yıkarım ama adaleti yıkmam.”Peki, yönetimler yanlıştan dönüp asıl işi olan millete dönemez mi? Elbette, yol çamursuz insan kusursuz olmaz. Tabii ki insanlar hata ve yanlış yaptığı gibi, devletler de yanlış yapabilir. Önemli olan hatasını görüp milletin istek ve temennilerine dönüş yapmaktır.Haydi devletim, bu ülke insanları her zaman sizin yanınızda oldu. Sizi iktidar yaptı, sizi cumhurbaşkanı yaptı. Kısacası sizi ödüllendirdi. Şimdi sıra sizde; bu millete vefa borcunuzu ödemek için, Türk milletine bela olan işsizlik, yokluk ve açlığa savaş açıp bitirmek için, İstiklal Marşımızın mimarı Mehmet Akif Ersoy gibi sırtında paltosu yokken bu marştan kazandığı para ödülünü Darül Mesai Vakfı’na bağışladı. Siz de ilk fedakarlığı kendinizden başlayarak, üç aylık maaşınızı Türk milletine hediye ederek Türkiye Devleti’nde milletin ekonomisini düzeltmek için Tekalifi Milliye’ye (Ulusal Yükümlülüklere davet ediyoruz.Bu güzel temenni ve önerimizin vuku bulmasını dilerken, yüce milletimizin o güzel günlere dönmesi dileğiyle, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.</p>
</div>
</div>
<div class="yj6qo"></div>
<div class="adL"></div>
</div>
</div>
<div class="WhmR8e" data-hash="0"></div>
</div>
</div>
<div class="ajx"></div>
</div>
<div class="gA gt acV">
<div class="gB xu">
<div class="ip iq">
<div id=":tx"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div></div>
</div>
</div>
<div class="nH">
<div class="l2"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="nH">
<div class="aUx">
<div class="bAw bcf tRcrsc">
<div class="brC-aT5-aOt-Jw" role="complementary" aria-label="Yan panel">
<div class="brC-aT5-aOt-bsf-Jw">
<div class="brC-bsf-aT5-aOt" tabindex="0" role="tablist">
<div id="gsc-gab-6" class="bse-bvF-I aT5-aOt-I bse-bvF-aLp aT5-aOt-I-Je" role="tab" data-guest-app-id="6" aria-label="Takvim" aria-disabled="false" aria-selected="false">
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-Kv"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-J6"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-Jw"></div>
</div>
<div id="gsc-gab-2" class="bse-bvF-I aT5-aOt-I bse-bvF-a9p" role="tab" data-guest-app-id="2" aria-label="Keep" aria-disabled="false" aria-selected="false">
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-Kv"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-J6"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-Jw"></div>
</div>
<div id="gsc-gab-4" class="bse-bvF-I aT5-aOt-I bse-bvF-aLp" role="tab" data-guest-app-id="4" aria-label="Görevler" aria-disabled="false" aria-selected="false">
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-Kv"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-J6"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-Jw"></div>
</div>
<div id="gsc-gab-9" class="bse-bvF-I aT5-aOt-I bse-bvF-aLp" role="tab" data-guest-app-id="9" aria-label="Kişiler" aria-disabled="false" aria-selected="false">
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-Kv"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-J6"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-Jw"></div>
</div>
<div id=":ob" class="brC-aT5-aOt-axR" role="separator" aria-hidden="false" aria-disabled="true"></div>
<div id="qJTzr" class="bse-bvF-I aT5-aOt-I" role="tab" aria-label="Eklenti Yükleyin" aria-selected="false">
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-Kv"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM aT5-aOt-I-JX-atM-J6"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-Jw"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="brC-dA-I-Jw">
<div class="aT5-aOt-I brC-dA-I" tabindex="0" role="button" aria-pressed="false" aria-label="Yan paneli gizle">
<div class="aT5-aOt-I-JX-atM"></div>
<div class="aT5-aOt-I-JX-Jw"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="vY nq"></div>
<div>
<div></div>
</div>
<div class="T-ays T-ays-avH" role="tooltip">
<div class="T-ays-iP"></div>
</div>
<div class="dw np">
<div>
<div class="nH">
<div class="nH">
<div class="no">
<div class="nH nn"></div>
<div class="nH nn"></div>
</div>
<div class="dJ"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="aLF-aPX aLF-aPX-aLK-aPD-JE bhY bbL bbK bbG aLF-aPX-bhP" tabindex="0" role="dialog" aria-label="Görüntüleyici gösteriliyor." aria-hidden="true">
<div class="aLF-aPX-KP aLF-aPX-auR" tabindex="0" aria-label="yusufeli icin bir araya geldiler.docx görüntüleniyor."></div>
<div class="aLF-aPX-aIC"></div>
<div class="aLF-aPX-aPk">
<div class="aLF-aPX-axp-I aLF-aPX-I" tabindex="0" role="button" aria-disabled="false" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="r,c" data-tooltip-offset="-6" aria-label="Önceki" data-tooltip="Önceki">
<div class="aLF-aPX-Km-atM">
<div class="aLF-aPX-JX aLF-aPX-Km-JX"></div>
</div>
</div>
<div class="aLF-aPX-awL-I aLF-aPX-I-JE aLF-aPX-I" role="button" aria-disabled="true" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="l,c" data-tooltip-offset="-6"></div>
<div class="aLF-aPX-bhN">
<div class="aLF-aPX-aPE-aLz-bhP" aria-label="Sayfa 1/1">
<div class="aLF-aPX-aPE-aLz-avC"></div>
<div class="aLF-aPX-aPE-aLz-bim"><input class="aLF-aPX-aPE-aMe-J7" type="text" aria-label="Sayfa 1" /></div>
<div class="aLF-aPX-aPE-aLz-aUD"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-aMO-auF-bhP">
<div class="aLF-aPX-auO-I aLF-aPX-aMO-a5b-I J-J5-Ji aLF-aPX-I aLF-aPX-I-JE" role="button" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6" aria-label="Uzaklaştır" data-tooltip="Uzaklaştır" aria-disabled="true">
<div class="aLF-aPX-JX"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-I aLF-aPX-auO-I aLF-aPX-aMO-aPr-I J-J5-Ji" tabindex="0" role="button" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6" aria-label="Genişliğe sığdır" data-tooltip="Genişliğe sığdır">
<div class="aLF-aPX-JX"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-I aLF-aPX-auO-I aLF-aPX-aMO-J4-I J-J5-Ji" tabindex="0" role="button" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6" aria-label="Yakınlaştır" data-tooltip="Yakınlaştır">
<div class="aLF-aPX-JX"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="aLF-aPX-aPU" role="toolbar">
<div class="aLF-aPX-aPU-J6">
<div class="aLF-aPX-aPU-a6z">
<div class="aLF-aPX-Jq-I aLF-aPX-auO-I J-J5-Ji aLF-aPX-I" tabindex="0" role="button" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6" aria-label="Kapat" data-tooltip="Kapat">
<div class="aLF-aPX-JX aLF-aPX-Km-JX"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-aPU-JX" tabindex="-1" role="img" aria-label="Word simgesi"></div>
<div class="aLF-aPX-aPU-awu" tabindex="-1">
<div class="aLF-aPX-aPU-awE" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6"></div>
<div class="aLF-aPX-aPU-awE aLF-aPX-aPU-awE-aPK"></div>
<div class="aLF-aPX-aPU-biP-awE aLF-aPX-aPU-biP-awE-aPK"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-aPU-Mw-P6"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-aPU-Ne-P6">
<div class="aLF-aPX-aPU-Kq-a1b-aPC">
<div class="aLF-aPX-aPU-aPC aLF-aPX-auO-I J-J5-Ji aLF-aPX-I" tabindex="0" role="button" aria-expanded="false" aria-haspopup="true" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6" aria-label="Birlikte aç" data-tooltip="Birlikte aç" aria-hidden="false">
<div class="aLF-aPX-aPU-Kq-axR"></div>
<div class="aLF-aPX-aPU-aPC-J6">
<div class="aLF-aPX-aPU-aPC-K0" tabindex="-1"></div>
<div class="aLF-aPX-aPU-M-I-hFsbo">
<div class="aLF-aPX-JX"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="aLF-aPX-aPU-Mw-P6"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-aPU-a6I-P6">
<div class="aLF-aPX-aPU-atn">
<div class="aLF-aPX-auO-I aLF-aPX-aPU-ato-ayr-aLF J-J5-Ji aLF-aPX-I" tabindex="0" role="button" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6" aria-label="Drive'ıma ekle" data-tooltip="Drive'ıma ekle">
<div class="aLF-aPX-aPU-ato-ayr-a77-aLF-JX"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-aPU-Mw-P6">
<div class="aLF-aPX-auO-I aLF-aPX-Mw-I J-J5-Ji aLF-aPX-I aLF-aPX-Mw-I-ay5-JX" tabindex="0" role="button" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6" aria-disabled="false" aria-hidden="false" aria-label="Yazdır" data-tooltip="Yazdır">
<div class="aLF-aPX-JX aLF-aPX-Mw-I-JX aLF-aPX-aPG-JX"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-auO-I aLF-aPX-Mw-I J-J5-Ji aLF-aPX-I aLF-aPX-Mw-I-ay5-JX" tabindex="0" role="button" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6" aria-label="İndir" data-tooltip="İndir" aria-hidden="false" aria-disabled="false">
<div class="aLF-aPX-JX aLF-aPX-Mw-I-JX aLF-aPX-aYT-JX"></div>
</div>
<div class="aLF-aPX-Ng-I aLF-aPX-auO-I J-J5-Ji aLF-aPX-I" tabindex="0" role="button" aria-expanded="false" aria-haspopup="true" data-tooltip-unhoverable="true" data-tooltip-delay="500" data-tooltip-class="aLF-aPX-T-ays" data-tooltip-align="b,c" data-tooltip-offset="-6" aria-label="Diğer işlemler" data-tooltip="Diğer işlemler" aria-hidden="false">
<div class="aLF-aPX-JX"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">84402</post-id>	</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bayram&#8221; değil &#8220;mücadele&#8221;</title>
		<link>http://www.cankayagazetesi.com/2024/07/bayram-degil-mucadele/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çankaya Gazetesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jul 2024 11:00:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜŞÜNDÜKÇE]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cankayagazetesi.com/?p=84263</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Bayram&#8221; değil &#8220;mücadele&#8221; 24 Temmuz 1908, Abdülhamit istibdadının son bulduğu, basında sansüre son verildiği, gazetecilerin ve gazetelerin hayatına daha iyi koşullarda devam edebildiği gündür ve “basın bayramı” olarak kutlanmaya başlanmıştır.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>&#8220;Bayram&#8221; değil &#8220;mücadele&#8221;</b></p>
<p>24 Temmuz 1908, Abdülhamit istibdadının son bulduğu, basında sansüre son verildiği, gazetecilerin ve gazetelerin hayatına daha iyi koşullarda devam edebildiği gündür ve “basın bayramı” olarak kutlanmaya başlanmıştır.</p>
<p>Abdülhamid istibdadını bitiren İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla sansürden büyük oranda kurtulan gazeteciler o günden bugüne iktidardaki veya iktidar dışındaki siyasi aktörlerin hep hedefinde oldu, bugün de olmaya devam ediyor. Dolayısıyla ülkenin içinde bulunduğu koşullar bu günü &#8220;Basın Bayramı&#8221; olarak değil “Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü” olarak anmayı getiriyor.</p>
<p>Günümüzde sansür birçok şekliyle mesleğimizin tehdit eden çok yönlü bir unsurdur. Sansür sadece bir haberin engellenmesi değildir. Patronların siyasetle ilişkisi, gazetecilerin sendikasızlaştırılması, gazetecilerin kazanılmış haklarının her geçen gün yok edilmesi, güvencesiz ve düşük ücretlerle çalıştırılması, haber yazdığında başına bir iş geleceği endişesi, hak ettiği halde basın kartı verilmemesi, davalar, soruşturmalar, tutuklamalar da sansürdür.</p>
<p>Türkiye, AKP iktidarı ile gazetecilik için belki de Abdülhamit döneminin ardından sansürün en çok uygulandığı ve kurumsallaştığı dönemi yaşamaktadır. Tesis edilen kurumlar, başkanlıklar, medya sahiplik yapısına doğrudan müdahaleler, çıkarılan sansür yasaları, tehditler ve gazetecilerin görevini engelleyen onlarca başka uygulama ve durum, sünsürün görünür ve görünmez biçimleri olmaktadır ve halkın haber alma hakkını engelleyen bütüncül bir sistemin parçalarıdır.</p>
<p>Bu zor şartlar içinde onurlu şekilde mesleğini yapmaya çalışan tüm meslektaşlarımızın &#8220;mücadele gününü&#8221; kutluyor, tüm gazetecileri ve halkımızı sansürün karşısında birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.</p>
<p><b>ÇGD Genel Yönetim Kırulu</b></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">84263</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
