“ADALET BAKANI YALAN SÖYLÜYOR”
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu,”Türk halkından gizlenmeye çalışılan, kaçırılmaya çalışılan bu terörle pazarlık masasını ifşa etmeye devam edeceğiz.” dedi.
Azmi Karamahmutoğlu: 6 Şubat depreminin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen depremzedelerinin büyük çoğunluğunun yalnızlığı ve çaresizliğinin sürdüğünü ,depremzedelerin İki yıldır her yılın dört mevsimini yaşamlarını konteynırların içinde sürdürmeye çalıştıklarını söyledi.
Karamahmutoğlu şunları söyledi :-2013 yılındaki birinci çözüm ihanet süreci Türk milletinin reddiyle çöpe atılmıştı. Şimdi ise 3 ayı aşkın süredir 22 Ekim’de Devlet Bahçeli’nin duyurmasıyla başlatılan ikinci çözüm Kürtçü terörizm ile al-ver pazarlık sürecine tanıklık ediyoruz. Üniter Türk Devleti’ni aşındıracak ve hatta dönüştürecek alçakça pazarlıkların son 3 ayı aşkın süredir ortalığa saçıldığı, ihanetin küstahlaştığı karanlık bir döneme Ekim ayından bu yana girmiş bulunuyoruz.
Türk halkından gizlenmeye çalışılan, kaçırılmaya çalışılan bu terörle pazarlık masasını ifşa etmeye devam edeceğiz. Ancak görüyoruz ki Cumhur İttifakı, Türk halkını bu ikinci ihanet sürecine itiraz edeceği anlaşılınca, AK Parti hükümeti, Zafer Partisi’nin Türk halkıyla birlikte geliştirmiş olduğu bu itiraz sürecini baskılayabilmek için halkın gözünü korkutma yoluna gidiyor.
Cumhur İttifakı iktidarı, Türk halkını sindirmeye, susturmaya, korkutmaya çalışıyor. Halkı başka türlü razı edemeyeceğini görüyor. Fakat sarışın kurt nasıl söylediyse öyledir. Türk halkı cesurdur.
Türk milletinin cesaretiyle biz Mehmetçiklerin, Polislerin, öğretmenlerin katili olan Abdullah Öcalan ile karşılıklı oturduğunuz bu terörle pazarlık masasını dağıtacağız! Bu ikinci ihanet sürecinin fişini çekeceğiz .
Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ, bugün itibariyle 21 gündür siyasetten uzaklaştırılmış halde tutuklu bulunmasını da eleştiren sözcü ;Evet, bir parti genel başkanı Polis ve adliye marifetiyle siyasetten uzaklaştırılmış bir mahpushanede tutuklu bulunuyor, dedi.
Azmi Karamahmutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü :
-Cumhuriyet Türkiye’sinde her yurttaş eşit vatandaştır. Adaletin uygulanması vatandaşların siyasal tercihlerine göre farklılık gösteremez. Hukuk, kanun maddeleri vatandaştan vatandaşa, onun siyasal kimliğinden siyasal kimliğine göre değişemez. Bugün iktidarda olan siz, muhalifleri ikinci sınıf vatandaş olarak görüyorsunuz.
Ancak biz ikinci sınıf vatandaş olarak görülmeyi ve öyle davranılmayı kabul etmiyoruz. Sizden Anayasa ile çerçevelenmiş, çizilmiş, yasalarla tanımlanmış görevinizi yapmanızı bekliyoruz sadece. Size tanımlamış, verilmiş süre içerisinde o görevinizi yapmanızı bekliyoruz sadece. Ayrıca bir de mevcut anayasal ve yasal haklarımızın gasp edilmemesini talep ediyoruz.
Bu haklarımızın gasp edilmemesini talep ediyoruz. AKP’ye ve MHP’ye oy veren, destek olan yurttaşlarımızın kullandığı haklarıyla aynı hakları kullanabilmek herkesin vatandaşlıktan gelen hakkıdır. Her bir Türk yurttaşının vatandaşlıktan gelen hakkıdır. Dolayısıyla Cumhur İttifakı’nı oluşturan partilerin seçmenlerine ayrı hukuk ayrı haklar diğer muhalif seçmene ayrı hukuk ayrı haklar uygulayamazsınız.
Bugün için iktidarı eline geçirmiş olanların da himmetine ihtiyacımız yok. Bunu himmet beklediğimiz için söylemiyor. Haklarımıza Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmaktan kaynaklanan haklarımıza sahip çıkmak için söylüyoruz. Sahip çıktığımız için söylüyoruz.
Yoksa sizden himmet beklemiyoruz. Hukuka uymanızı bekliyoruz. Kanunları çiğnemeyin yeter diyoruz.






