avatar-necdet sivaslı .220x220_q85_crop_upscale

Türkiye’de kaç ABD vatandaşı tutuklu?..

Türkiye’de kaç ABD vatandaşı

tutuklu?..

Necdet SİVASLI

ABD vatandaşı Papaz Andrew Brunson’ın serbest bırakılmamasının ardından getirilen yaptırımlarla başlayan süreçte Ankara-Washington hattındaki masadaki konulardan birisini de Türkiye’de tutuklu ABD vatandaşlarının durumu oluşturuyor. Bu konuda kafalar karışık. Nedenlerine bakalım:

Türkiye’de kaç ABD vatandaşının bulunduğu ya da bir başka deyişle iki ülke arasındaki temaslarda kaç kişinin durumunun masada olduğuna yönelik net bir sayı yok.

ABD basınında yer alan haberlerde 12 Amerikan vatandaşının ve diplomatik misyonda görevli üç yerli çalışanın tutuklu olduğu belirtiliyor. Bazı kaynaklarda da son iki yıl içinde 20’den fazla ABD vatandaşının gözaltına alındığı veya tutuklandığı ifadesi yer alıyor.

BBC Türkçe’nin ABD’nin resmi açıklamalarında ifade ettiği ve hakkında haber yapılmış kişilere göre derlediği bilgilere göre ise, Türkiye’de halen tutuklu bulunan ABD vatandaşı sayısı en az 6, tutuklu konsolosluk çalışanı ise 3 kişi olarak gösteriliyor.

ABD yönetimi, bazı ailelerin kimliklerinin gizli tutulması isteği ve yargı süreci içerisinde bu kişilerin durumlarında değişiklik meydana gelmesinden dolayı kesin bir sayı açıklamıyor.

Bu durum Türkiye’de tutuklu bulunan Amerikalılar içinde ‘ajan’ olabileceğini de ortaya koyuyor. Bununla birlikte, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen ve iki yıl süren olağanüstü hal (OHAL) döneminde hakkında sınır dışı, soruşturma, gözaltı ya da tutukluluk gibi herhangi bir işlem yapılan ABD vatandaşı sayısı onlarca olarak ifade ediliyor.

Şu anda ise az miktarda ABD vatandaşının cezaevinde ya da ev hapsinde tutuklu bulunduğu belirtiliyor.

Amerika, sadece kendi vatandaşlarını değil, Büyükelçilik veya konsoloslukta çalışmış, ancak tutuklanmış Türk vatandaşlarının da serbest bırakılmasında ısrar ediyor.

Türkiye ile ABD arasındaki temaslarda, Washington yönetimi de az miktarda olarak tanımlanan ABD vatandaşının serbest bırakılmasını talep ediyor.

Papaz Bronsun, çok önemli suçlardan dolayı tutuklandı. Hakkındaki iddianameye bakılacak olursa, Brunson’un Papazlık dışında ağır suçlar işlediğini görüyoruz.

İddianamede Brunson, öncelikle “Türkiye’deki bir ‘illegal yapılanma’nın mensubu” olmakla suçlanıyor. Bu, iddianameye göre “Ülkemizin birkaç parçaya bölünmesini, bir kısmının PKK idaresine, bir kısmının ise FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne verilmesini, uzun vadede ülkemiz insanlarından belli etnik kökene sahip olanların Hıristiyanlaştırılmasını araç kılmak suretiyle bölmeyi ve ayrıştırmayı amaçlayan bir yapılanma” için çalıştığı öne sürülüyor.

Suçlamaya bakılırsa, söz konusu yapılanma Kürt vatandaşlarımızı Hıristiyanlaştırmak suretiyle bu hedefine ulaşmayı tasarlıyor.
Yine iddianameye göre, Brunson’un ‘Evanjelist kilise pastörü’ kimliği aslında bir “maske.” Brunson, “daha çok istihbarat ve psikolojik savaş doktrini ile hareket eden gayrinizamî harp elemanı gibi hareket ediyor.” Bu yapılanma, “özel eğitim almış asker ve istihbarat geçmişi olan kişilerden” oluşuyor

Savcılık makamı, Brunson için 15 Temmuz’dan sonra birçok davada karşımıza çıkan çoklu suçlama kalıbına başvuruyor. Sanık, hem FETÖ/PDY hem de PKK ile ilişkilendiriliyor. İddianameye göre “Kendisinin mensubu olduğu gizli yapılanma ile FETÖ/PDY ve PKK aynı strateji kapsamında faaliyet gösteriyor.”
Brunson, bu örgütlerin üyesi olmamakla birlikte üst düzey mensupları ile görüşmeler yaparak, ‘bu örgütlerin amaçları doğrultusunda çalışma yürütmekle’ suçlanıyor.

Görüldüğü gibi suçlamalar oldukça ağır ve Brunson’un serbest bırakılmasını gerektirmiyor. Kaldı ki, suçluların serbest bırakılmaması halinde Türkiye’ye yağdırılan tehditler daha da ağırlaştırılıyor. Tüm bu gelişmeler de iki ülke Arasındaki gerilimi daha da artırıyor.

ABD’li rahibin iki suçtan cezalandırılması isteniyor.

Birincisi, “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmek”, yani siyasal ve askeri casusluk suçu (TCK 328/1). İkincisi ise “Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” (TCK 220/6 ve 314/2).

Karşımızda Türkiye’yi bölmeye çalışan terör şebekeleriyle irtibatlı, gençlerimizi Hıristiyanlaştırmaya çalışan, gayrinizamî harp konusunda eğitimli, cüppeli bir istihbarat elamanı duruyor.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Comments: 0

Your email address will not be published. Required fields are marked with *