CHP’nin ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingleirinin yenisi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı‘nda İzmir‘de düzenlendi.
Yüz binlerce yurttaşın katılımıyla düzenlenen mitingte DEVA Partisi‘nden istifa ederek CHP‘ye geçen İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen‘in de rozeti takıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada, “‘Canım İzmir, güzel İzmir, çocukluk aşkım, ilk sevgilim, hep sevdiğim. Adını evlatlarımıza bayrak diye verdiğimiz İzmir. İlk kurşunu da son kurşunu da atan, düşmanı denize döken İzmir. İlk kurşunu atan Hasan Tahsin’in cesaretini, düşman bayrağını görünce yerden alan Mustafa Kemal’in asaletini taşıyan İzmir. Deniz’in mavi, yüreklerin kırmızı – beyaz olduğu İzmir. Güzel İzmir, merhaba İzmir” diye seslendi.
Genel Başkan Özgür Özel, şunları söyledi:“Bu ülkeyi sandık olmadan yönetmek isteyenlere karşı demokrasiyi kurup sandıkta yarışmak için bir aradayız. 19 Mayıs ile başlayan mücadele bir halk hareketidir. 19 Mart darbesine karşı direniş de bir halk hareketidir. Bilinsin ki bu topraklar, celladına dua eden kulların değil; zalime diz çökmeyen özgür milletin topraklarıdır. Gündoğdu Meydanı’nı görmeyenler görsün. Ey Erdoğan, Gündoğdu Meydanı’nı görüyor musun? Sen rakiplerini hapse atarak kazanabileceğini sandın. Sen gençleri zindana atarak korkutabileceğini sandın. Bu meydanda hiç korkan görüyor musun, hiç korkak görüyor musun? Biz korkuyu evde bıraktık. Çünkü bu Cumhuriyet’i kuranlar, korkmadılar. Korkmayanlar kurdu Cumhuriyet’i. Korkmayanlar koruyor. Biz de korkmuyoruz. Senin zulmüne teslim olmuyoruz. 19 Mart’tan bu yana Samsun’daydık, Yozgat’taydık, Mersin’deydik, Konya’daydık, Van’daydık. Oralarda dedik ki, ‘Artık eski siyaset yok. Artık hiç kimsenin kalesi, kaleleri yok. Birileri nasıl söylerse söylesin samimi kanaatim odur ki, İzmir Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil; Cumhuriyet’in ta kendisinin kalesidir. Şehirleri birilerinin kalesi görenlere sesleniyoruz. Cumhuriyet’in kalesinden, milletin kalesinden sesleniyoruz. Kale siyaseti, kutuplaşma siyaseti, karşısını şeytanlaştırma, kavgadan medet umma siyaseti bitmiştir. Kaleler bitmiştir. Kaleler milletindir, Cumhuriyet’indir. Tüm kalelerimiz bu milletin istikbaline feda olsun. Artık arkasında milletin desteği olmayan bir iktidar var. Olsaydı darbeye kalkışmaz, sandıktan korkmazdı. Artık devletin de milletin de itimat etmediği bir iktidar ile muhatabız. Eğer korkuyor olsaydı, üç savcının, üç gizli tanığın arkasına saklanmazlardı. Artık sıcak salonlardan halkın içine çıkamayan bir iktidar var. Meşruiyeti kalmamış, tükenmiş, yaşlanmış bir iktidar var. Milletin gönlünden düşmüş, gözünden düşmüş. Şu anda anketlere göre ikinci parti olmuş ve beşinci parti ile kol kola girmiş ayakta kalmaya çalışan bir ittifak var. Tavlacılar bunlara iki – beş, pencüdü ittifakı diyorlar. İki – beş iktidarının, bu bir avuç insanın bugün millete istikamet çizmeye çalışmasını izliyoruz. Milletin rızasını alamayanlar, ülkeyi vesayetle yönetmek istiyorlar. Unutmayın. Cumhuriyet Halk Partisi var oldukça, bu meydanlar doldukça, artık hiç kimse bu millete istikamet çizemeyecektir. bunu herkes böyle bilsin.
19 Mart, Erdoğan’ın seçimi çoktan kaybettiğinin kendince itirafıdır. Sayın Erdoğan karşısına mertçe çıkan, daha önce onun adaylarını dört kez yenen, ‘Ben bu ülkeyi senden daha iyi yönetirim’, ‘Biz bu ülkeyi sizden daha iyi yönetiriz’ diyen rakibiyle baş edemeyince onu hapse atmıştır. Demokrasiyi, istediği yerde inilecek, istediği yerde binilecek bir tramvay olarak görenler, yenilgiyi ilk kez tattıklarında o tramvaydan apar topar inmeyi tercih etmişlerdir. Dünyada iki tür darbe var. Bu; ya askeri darbe oluyor, ya sivil darbe. İkisinin de bir darbe planı, elbette başında bir cuntası ve elbette bir karargahı var. Türkiye’de yaşanan 19 Mart darbesinin karargahı saraydır, Beştepe’dir. Silahı yargıdır. Ve bu silahın mühimmatı, bu silahın kurşunu yalandır, iftiradır. Darbeciler bu kez kamuflajla değil, cübbeyle gelmiştir. Çünkü Erdoğan İmamoğlu ile, Ekrem Başkanımız ile sandıkta yarışmaktan korkmuştur.
Bak Erdoğan, bu meydanda milyonlar kefalet koyuyor. Oysa güvenebileceğin, bırak 2 milyon kişi, güvenebileceğin iki kişi kalmadığını, herkesin senden sonrasını konuştuğunu, AK Parti’de artık hesapların başka türlü yapıldığını, iktidarın dümeninin başkalarına kaptırıldığını biliyoruz. Buradan sana sesleniyorum. Darbeden dön, demokrasiye dön. Çok güveniyorsan yargılamaları TRT’den yap. Doğruları gör ve artık köşene çekil. İktidar değişiyor, artık kumpasçılar, onlara sahip çıkanlar gidiyor. Vatanın çalışkan, dürüst, namuslu evlatları iktidara geliyor, iktidara doğru yürüyor.”





