TARİHİMİZE BİLİMSEL NOT DÜŞEN PROF.DR.MUSTAFA AKDAĞ

!

TARİHİMİZE BİLİMSEL NOT DÜŞEN
PROF.DR.MUSTAFA AKDAĞ

YAHYA AKSOY

“Biz daima gerçek arayan ve onu buldukça ,bulduğumuza inandıkça ifadeye cüret gösteren adamlar
olmalıyız./ bugünkü Türkiye halkı ve hükümeti,tükenmez emeller peşinde koşup kendi evini unutan ve
harap bırakan serüvenci insanlardan olamaz…(1) ATATÜRK
Prof.Dr. Mustafa Akdağ (1913- Boğazlıyan-Çayıralan,Turasa )-1972-Ankara) ,”Türk Halkının Dirlik ve
Düzenlik Kavgası -Celalî İsyanları” eserine yazdığı önsözde ,”Türkiye’nin Dirlik ve Düzenlik tarihinde
yirmi yıldan beri yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz bilgileri kitap veya makale halinde ortaya
koymaktayız… Osmanlı vilayet idare usulünün hususiyetlerini tarihi realiteye göre izah edeceğiz…
Genel güvensizlik gidişatının etkisiyle ve adâlet fermenlarının verdiği yetkiye de dayanan köylüler,ehl-i
örfe karşı her tarafta silahlanmakta idiler…En önemli konulardan birisi olan “Celalî İsyanları” nı
aydınlatmaktadır. Bu kitapta 1500-1603 süresi incelenmişti…”demekte. (2)
“Osmanlı İmparatorluğunun idarî bölümü birtakım vilayetlere taksim olunmuştu. Beylerbeyi denen vali
hem mülkî bir amir ve hem de bu geniş bölgenin askeri şefi idi. Paşa sancağı adını alan eyalet
merkezinde otururdu….Uzun yıllardır Anadolu’da devam etmekte olan kanlı karışıklıkların,önemsiz bir
takım eşkıyalar olmayıp,milyonlarca insanın katıldığı bir sosyal kavga olduğu , bu huzursuzluklarda,
suhte ve levend bölükleri kadar,ehl-i örf ve askerlerin de aynı derecede ilintileri bulunduğu ,gün gibi açık
olmuştur.Fakat, bu oturuşmuş sosyal hastalığın iktisadî ve siyasî sebeplerini kavramaktan tamamıyle
yoksun olan zamanın devlet adamları,aldıkları tedbirlerle, Anadolu’dan gelen kalabalık ve hep birbirleri
ile çelişmeli şikayetlere tabi olmaktan bir türlü kurtulmuyorlardı. Onun için güttükleri siyasette ne bir
isabet ,ne de kararlılık mevcut değildi…” (3
İçindeki başlıklara göz attığımızda, kitabın bilimsel içeriği bize ışık tutmakta ve Osmanlı dönemine ait
iktisadi ve siyasi tarihi kaynaklara dayalı bilgi ve belgelerle ortaya çıkmaktadır: XVI.YY İç
Kavgaları,İktisadi darlık,Osmanlı Devletinde vergi sistemi, Ziraî ekonomik kriz,İdarî düzen,Dirlik ve
Düzenliğin bozulması,Hükümet idaresindeki aksaklıklar,İlk Toplu Levent-Sekban Hareketi,Öğrenci
Çılgınlıkları,Büyük Kavgada Askerlik, 1575-1597 Arasında suhte meselesi ( Suhte” ya da “softa”
denilen medrese talebelerinin önayak olduğu karışıklıklar, Osmanlı sosyal tarihinin dikkat çekici
hadiselerindendir. 16. yüzyılın ikinci yarısında başlayan ve 17. yüzyıl başlarına kadar süren olaylar,
devrin kaynaklarında genellikle “suhte fesâdı” olarak adlandırılmıştır.) Reaya ve Ehl-i Örf arasında
mücadele,Celali Fetreti,Büyük Kaçgunluk Dönemi(1603-1607),Belgeler…
Öğrencisi Dr. Musa Çadırcı ,kitaba yazdığı açıklamada şöyle demekte: “Prof.Dr. M.Akdağ,üç belki de dört
cilt olarak tasarladığı yeni araştırmasının ilk cildini tamamlama olanağı bulmadan aramızdan ayrıldı…”
12 Mart’ı takip eden günlere rastlayan 1972 yılında aramızdan ayrılan hocamızı rahmet ve özlemle
anmaktayız. O yıllarda tek TV. kaanalı TRT, İstiklâl Marşı ile açılır ve kapanırdı. Çağdaş Cumhuriyetin ve
Atatürk yolunun yılmaz savunucusu “İstiklal Marşı ile kalkan ve yatan hocamız haksız ,kanunsuz ve
insafsız bir şekilde ceza evine atılarak örselendi.
Bilimsel veriler ışığında araştırmalar yapan Prf.Dr. Mustafa Akdağ, yazdığı Giriş bölümünde şunları ifade
etmekte:
“Osmanlı tarihinde “Celalî İsyanları” diye ün almış büyük bir olaylar serisi vardır ki, günümüze gelininceye
dek üzerinde ciddi araştırmalar yapılmadığı için,Türk toplumunun geçmişindeki bu korkunç toplumsal
karışıklık; yetersiz ve yanlış dolu bilgiler biçiminde bir öğreti niteliği sürdürüle gelmekteydi. Bu nedenle,
Türkiye’de çağdaş tarih araştırmacılığı geliştiğinden beri konu üzerine bir çok sorular yöneltilmiş
bulunuyordu ki başlıcalar şöyle ifade edilebilir, Celali İsyanlarının aslı nedir? Bu hareket siyasî yada
dinsel bir zümrenin mi ayaklanmasıdır,yoksa Türkiye’de halk, saray yönetimine karşı çıkma mı
istemiştir?…İç kavganın eylemci gruplarının, olayların hikâyelerine girmeden anlaşılması sağlanamaz…
1587 de, suhyeler hakkında alınan şiddetli tedbirlerin sonucu olarak,ortaya yeni bir meselenin
çıktığını,yâni, Celal’i bölüklerinin, iyice kuvvetlenerek ,suhyelerin yerine geçtiklerini söylemiştik….Asi
bölükler, zenginlerden geçindikleri, fakir çiftçi sınıfına fazla yük olmadıkları halde,ehl-i örf,tersine olarak ,
ziraatçi sınıfa yük oluyordu….”

“…1599 yılı,celâlîliğin,önce kasabaları, onun ardından şehirleri zorlamalarının başlangıcı olmuştur…
Sözün kısası ,Celâlî Fetreti ve onu kovalayan daha yıkıcı bir devir olarak büyük Kaygun,Türkiyenin
toplum hayatını gerek dirlik ve gerek düzenliği yönlerinden yüzyıllar boyunca onaramayacağı kayıplara ki
,1607 den 1610 yılına kadar olan olayları da ayrıca ele almak gerekmektedir…”Devamında belgelere
dayalı olarak yurt çapında çıkan olayların iç yüzü ayrıntıları ile anlatılmakta. Ülke yöneticilerine tarihte
yaşanan sosyal, kültürel, ekonomik ve siyası vb. konular hakkında ışık tutmaktadır.
Bu kısa özetler, 15.yüzyıl ve sonrasında Türkiye’nin dirlik ve düzenlik tarihine ışık tutmakta ve geleceğe
yol göstermektedir . Bu değerli bilimsel araştırmaları ayrıntıları ile okumadan sonuca varılamaz. Osmanlı
Devleti’nin ekonomik,sosyal ve idari düzenini halkın siyasi,idari , sosyal ve ekonomik durumunu,Celalî
İsyanlarının arşivlere dayalı 30 sayfayı aşan tarihi belge ve bilgilerle yapılan tahliller ışığında bütün
yönleriyle anlamak için çok değerli bu eseri defalarca okumak gerekmektedir.
Tarih ve coğrafya bilgisi ve bilinci , toplumun temel düşüncesinde , yaşam tarzında ve geleceğinde en
büyük etkendir. Bu anlamda,hayatını bilimsel tarih araştırmalarına adayarak, ulusumuza ölümsüz örnek
bir eser armağan eden Prof. Dr.Mustafa Akdağ hocamızı rahmetle ve saygı ile anmaktayız.
_______________________________________________
(1) ULUĞ iĞDEMİR,YIlların İçinden, TTKY .1976,s.26 /(2) Prof.M.akdağ. THDDK. Bilgi y. 1975 ( 1912
yılında Boğazlıyan’da doğan Prf.Dr. Mustafa Akdağ, DTCF Tarih Bölünden mezun oldu. Kars Lisesi,
Gazi Eğitim Enstitüsü ve DTCF Yakın Çağ Tarih Kürsüsü öğretim üyeliği görevlerinde bulundu.
Karşılaştığı haksız, yersiz, ve anlamsız suçlamalar nedeniyle vakitsiz ölümü 12 Mart’ı takip eden günlere
(1972) rastladı. ) (3) Bilgi Yay. THDDK.Sy.331…

  • Çankaya Gazetesi

    1984 yılında yayın hayatına başlayan ÇANKAYA GAZETESİ nin merkezi Ankara dır. Ender Yoldar' ın yönetiminde Atatürk İlke ve İnkılaplarına, Milli ve Manevi değerlere bağlı bağımsız ve tarafsız bir gazetedir.

    Related Posts

    ABB’DEN 8 İLÇEDE ERKENCİ FİDE DESTEĞİ

    ABB’DEN 8 İLÇEDE ERKENCİ FİDE DESTEĞİ 268 ÇİFTÇİYE TOPLAMDA 624 BİN 120 ADET ERKENCİ SEBZE FİDESİ   Başkent’te kırsal kalkınmayı destekleme çalışmalarını sürdüren Ankara Büyükşehir Belediyesi, 8 ilçedeki 268 çiftçiye…

    MANSUR YAVAŞ’A DESTEK

    AYÇA ÇAĞLAR’DAN MANSUR YAVAŞ’A DESTEK MESAJI CHP Ankara Kadın Kolları Başkanı Av. Ayça Çağlar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik iddialara tepki göstererek, “Başkanımız yalnız değildir, yanındayız” dedi. CHP…

    Gözden Kaçırmayın

    Bu havalara bir şeyler oldu !

    Bu havalara bir şeyler oldu !

    EMEĞİN KALESİ ÇANKAYA’DA 1 MAYIS

    EMEĞİN KALESİ ÇANKAYA’DA 1 MAYIS

    GAYRİMENKULDE Elden ödeme dönemi bitiyor,

    GAYRİMENKULDE   Elden ödeme  dönemi bitiyor,

    “ORMANLAR ‘MESİRE’ ADI ALTINDA TİCARİLEŞTİRİLİYOR”

    “ORMANLAR ‘MESİRE’ ADI ALTINDA TİCARİLEŞTİRİLİYOR”

    ÇOCUKLAR BAŞKENT’İN TARİHİNİ YERİNDE ÖĞRENİYOR

    ÇOCUKLAR BAŞKENT’İN TARİHİNİ YERİNDE ÖĞRENİYOR

    TAKSİM DE 400 GÖZALTI !

    TAKSİM DE  400 GÖZALTI !