Ekrem İmamoğlu hakkında sahte diploma nedeniyle “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle açılan davanın ilk duruşması başladı.
Jandarma eşliğinde salona getirilen İmamoğlu, alkışlarla karşılandı. İzleyici olarak salonda bulunanlar “Hak, hukuk, adalet”, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” şeklinde sloganlar attı. Uzun bir süre sonra ilk kez görüntülenen Ekrem İmamoğlu’nun oldukça kilo verdiği gözlendi.
İşte İmamoğlu un savunmasından bazı cümleler;
“ÜNİVERSİTE ARKADAŞLARIMIN BİR KISMI GELDİ: TAKIM ÇIKARIR MAÇ YAPARIZ”
“18 yaşında birisi karşınızda. Sahtecilikle ve 9 yılla yargılanıyorum. Arkadaşlarımın bir kısmı geldi üniversiteden, 11–12 takım çıkar maç yaparız. Vatandaşın tavla oynayacak arkadaşı yok ve bu işlerle uğraşıyor. Memleketin daha büyük işleri varken bu işlerle uğraşıyor. İddianameyi yazan başta kendini ele vermiş. Yüksek Seçim Kurulu’na başvurmuş. Telaş ediyor. Ekrem İmamoğlu gider Yüksek Seçim Kurulu’na cumhurbaşkanı adayı olarak başvurur diye başsavcı telaş ediyor. Yazan savcı telaş ediyor
Kendini ele veriyor çünkü Yüksek Seçim Kurulu’na üniversite diploması bir tek cumhurbaşkanı adaylığı için veriliyor. Başka hiçbir makam için verilmiyor. Bu tam bir rezalettir. Bakın altını çiziyorum, rezalettir. Bunu böyle neon ışıklarla bütün Türkiye‘ye duyurmak istiyorum. Ben bu davanın iki kere mağduruyum. Birincisi, güzel anacığımın ak sütü kadar helal alın teriyle aldığım diplomam yok sayılıp iptal edildi. Gençliğimin en anlamlı 5 yılını, emeğimi, çabamı bir çırpıda yok ettiler”
“2018’de sevgiden söz ettiğim için ‘sevgi pıtırcığı’ diye benimle dalga geçti. Hâlâ sevgi pıtırcığıyım. Bu milletin genetiğinde hürriyet vardır, özgürlük vardır. Ben 12 metrekarede öyle özgürüm ki o, sarayında çatlasın.”
“Bu iddianameyi, bir sonraki seçimde kendisini yeneceğini bildiği kişi yazdırdı. Bu davanın varlığı bile yüz karası bir durumdur. Bugün 12 Eylül. 12 Eylül Türk toplumunun hafızasında net olarak darbeyi hatırlatır. Askeri olsun, sivil olsun, siyasi olsun, iktidar eliyle olsun ya da iktidar eliyle beslenen bir cemaat tarafından yapılmış olsun. Tüm darbeleri, darbeyi yapanları, alkışlayanları, pohpohlayanları, destekleyenleri ve onlara aparat olanları en yüksek seviyede kınıyorum.
Ülkemizin bu tür darbelerle karşılaşmamasını diliyorum ama ne yazık ki şu anda da bir darbe sürecinin içerisinde olduğumuzun altını çizmek isterim. Karar verenlerin ve bu sürece alet olanların, topluma ve milletin geleceğine çok büyük bir bedel ödettiğini yine altını net olarak çizmek istiyorum”







