Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi üzerinde yapılan oturumda yaptığı konuşmada ; bütçenin yüzde 97,5’i yani neredeyse tamamı vergi gelirlerinden oluşuyor. Peki bu vergi kimden toplanacak? Her 100 liralık verginin 63 lirası dolaylı vergi, dedi.
Özel şunları söyledi:
-Zengin – fakir ayırmayan, fabrikatörden de fabrikadaki asgari ücretliden de aynı alınan vergi; dolaylı vergi. Elektrikten, sudan, temel harcamalardan… Peki ondan sonraki büyük kalem? 100 liranın 25 lirası, çalışanların maaşlarından kesilen gelir vergisi. Geriye ne kaldı? Yüzde 11, kar eden şirketlerin ödeyeceği kurumlar vergisi. Avrupa’da dolaylı vergilerin bu kadar yüksek, gelir vergisinin bu kadar fazla, şirketlerden alınan verginin bu kadar düşük olduğu bir başka ülke yok. Yani Türkiye vergi adaletsizliğinde de Avrupa birincisi. Yeni yılda hep birlikte saniyede 495 bin lira vergi ödeyeceğiz. Vergi gelirinin 8,5 trilyon lirası, sadece ÖTV ve KDV’den alınacak.”
“TIRNAK MAKASINDAN VERGİ ALIYORLAR, PIRLANTADAN, ELMASTAN ALMIYORLAR”
“Peki arkadaşlar bu ÖTV ve KDV kimlerden toplanacak? Bu ülkede temel tüketim ürünlerine Özel Tüketim Vergisi ödeniyor. Şaka gibi. Mutfak tüpünden, tırnak makasından ÖTV alınıyor. Elektrikli süpürgeden, doğalgazdan ÖTV alınıyor. Evinizde harcadığınız her şeyden, evinize aldığınız her aletten ÖTV alınıyor. Ama pırlantadan, elmastan, lüks kol saatinden alınmıyor. Lüks kol saatinden alınmayan, kayışından alınıyor. 50 bin dolarlık saatten değil sadece kordonundan vergi alınıyor. Yattan, kotradan yüzde 8 vergi alınırken cep telefonundan yüzde 50 vergi alınıyor bu ülkede. Çarpıcı bir örnek vermek gerekirse Türkiye’de otomobil dediğiniz, ‘tekerlekli bir vergi dairesi.’ Vergisiz fiyatı 700 bin lira olan bir araç. Özel Tüketim Vergisi, 564 bin lira. KDV, 254 bin lira. Üzerindeki teyipte radyo vardır, varsa TRT’yi dinliyordur diye 5 bin 600 lira bandrol vergisi. Toplam 700 bin liralık araca, 824 bin lira vergi. Aracın fiyatı, 1 milyon 524 bin lira. Yani bir araba kendisine alabilen vatandaş, bir arabayı da devlete vermek zorunda bu ülkede. Sonra gidip marşa basmak için doldurduğu her litre depoda bin 340 lira da akaryakıta vergi ödeyecek. Bitmeyecek, ardından kasko yaptıracak. Vergi ödeyecek. Trafik sigortası yaptıracak. Vergi ödeyecek.”
“12 MAAŞIN ÜÇÜ VERGİYE GİDİYOR”
“Şimdi gelelim gelir vergisinden bir örneğe. Vatandaşlarımızın yaşadığı ama bu kürsülerde kayda geçirmemiz gereken bir gerçeklik var. Bu vatandaş, çok önemli bir üniversiteyi bitirmiş. Çabalamış, sınavlara, mülakatlara girmiş. 73 bin lira maaşla çalışmaya başlamış bir beyaz yakalı olsun. Yıllık maaşı, 876 bin lira. Ödediği gelir vergisi, 200 bin lira. Yani 12 aylık maaşının üçü gelir vergisine gidiyor. Eskiden bu genç, iş bulduğunda mahallesinde soruyorlardı. Ne kadara iş buldun? ‘Maaşı çok iyi değil ama yılda üç tane ikramiyesi var. 73 bin lira alacağım ama 15 maaş alacağım’ diyordu. Şimdi ikramiye mikramiye kalmadı. Ama 12 maaşın üçü vergiye gidiyor. Dokuz maaşla geçinmek zorunda yıl boyunca. Bugün gelir vergisinde ilk dilim, 158 bin lira. Aslında bu ilk dilim, her sene yeniden değerleme oranında artırılmalı. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarından önce böyleydi. Yeniden değerlemede virgülden sonrasını almamak diye bir oyun buldular. Sonuç, eğer yeniden değerleme tam olarak yansıtılsaydı ilk dilim 415 bin lira olacaktı. 24 yılın sonunda 158 bin lirada kaldı. Şöyle anlatayım; AK Parti iktidarının başladığı sene ilk dilim, 21’inci asgari ücretten sonra başlardı. Şimdi altı asgari ücret sonra ilk dilim başlıyor. O yüzden de 73 bin lira maaş alan bir beyaz yakalı, şubat ayı maaşını aldığında dilim değişiyor ve bir üst dilime geçmeye başlıyor.”





