YOLCU OLDUĞUNU UNUTAN İNSAN
NEVZAT AKSOY
Değerli okuyucularımız,
Sabah uyandığında ilk neyi düşünüyorsun, ey insan?
Kalbin kime, zihnin neye koşuyor?
Bir mesaj mı, bir hesap bakiyesi mi, bir terfi ihtimali mi?
Farkında olmadan her sabah aynı sınav kâğıdı önümüze konuyor. Sorular değişmiyor ama biz her gün yeniden yanlışa düşüyoruz. Çünkü dünya, insanın gözünü boyayan eski bir büyücü gibi; parıltısıyla aklı alıyor, geçiciliğini ise ustalıkla gizliyor.
Oysa hakikat apaçık: Bu hayat bir imtihan salonu. Ne koltuklar rahat, ne süre uzun, ne de cevap anahtarı gizli. Buna rağmen insan, soruları çözmek yerine salonu sahiplenmeye çalışıyor. Duvarlara isim yazıyor, masayı cilalıyor, “benim” diyor. Oysa az sonra zil çalacak.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu gafleti asırlar öncesinden teşhis etmişti:
“Âdemoğlunun bir vadi dolusu altını olsa, bir vadi daha ister.” (Buhârî, Müslim)
İnsanın doymayan iştahı, malın çokluğuyla değil; kalbin boşluğuyla ilgilidir.
Dünya malı kötü müdür? Hayır.
Asıl mesele, onun nerede durduğudur. Elde duran mal nimettir; kalbe çöken mal ise yüktür. Nice insanlar vardır; fakirdir ama gönlü zengindir. Niceleri de vardır ki servet içinde yüzer ama ruhu iflastadır. Çünkü dünya malı, sahibine hükmetmeye başladığı anda insanı yavaş yavaş esir alır.
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir başka hadisinde şöyle buyurur:
“Dünya tatlı ve çekicidir; Allah sizi onda imtihan edecektir.” (Müslim)
Evet, dünya bir imtihandır. Tatlıdır, çekicidir ama aldatıcıdır. İnsan, bu çekiciliğe kapılıp ebedî olanı unuttuğunda asıl kaybı yaşar.
Bugün mezarlıklara gitseniz, suskun ama çok şey anlatan taşlar görürsünüz. Üzerlerinde unvanlar yoktur, banka hesapları yazmaz. “Genel müdür”, “zengin”, “meşhur” demezler. Hepsi aynı cümleyle başlar: “Doğdu, yaşadı ve öldü.”
Geriye kalan ise yalnızca amel defteridir.
Ey insan…
Bu kadar biriktirdiğin şeyler seni Rabbine yaklaştırıyor mu, yoksa O’ndan uzaklaştırıyor mu? Sahip oldukların seni merhametli mi yapıyor, cimri mi? Paylaştıkça çoğalan mı, sakladıkça ağırlaşan mı?
Unutma, kefenin cebi yoktur.
Oraya ne araba anahtarı sığar ne tapu ne de altın. Sığan tek şey; temiz bir kalp ve Hakk’ın rızasını gözeten bir ömürdür.
Dünya senin için yaratıldı ama sen dünya için yaratılmadın.
Yolcu olduğunu unutma. Çünkü bu sınavda asıl kazananlar, sahip olanlar değil; vazgeçebilenlerdir.
Vesselam
Nevzat Aksoy







