CHP Lideri Özgür Özel partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada ”Öyle bir noktadayız ki ya kötülük kazanacak ve geriye hiçbir şey kalmayacak ya da direnenler kazanacak…”dedi.
Göreve geldiğinde ‘Şafak operasyonları bitecek’ diyenlerin ne yaptığını gördük. Onursal’ın evine şafak vakti gelmediler, gece 01’de geldiler. diyen Özgür Özel şunları söyledi:
-Ne zamanki iktidarın seçimle gideceğini gösterdik, o gün bugündür huzurumuz yok, o gün bugündür saldırı altındayız. Onlardaki asıl korku Allah korkusu yerine sandık korkusu. Her suça bulaşmışlar ama Allah’tan korkmamışlar şimdi sandıktan sonra ortaya çıkacak hukuk devletinden korkuyorlar.
yıldır ülkenin huzur ve refahından çalıyorlar. Ekrem Başkan’ı aldılar bomboş bir iddianameyle rezil oldular. Şimdi Ekrem Başkan her gün bir yalanı çökertirken, Aziz İhsan Aktaş’ta 700 yılla yargılanan serbest gezerken, iftira attıkları cezaevinde. En son Aziz İhsan Aktaş’ın malvarlığındaki tedbiri de kaldırdılar. Yani “bu paraları dilediğin gibi harcayabilirsin” dediler. “Her şeyi yapabilirsin” dediler.
GERİ ÇEKİLEN İTİRAFÇİ İFADELERİ
Ama bir yandan da daha dün 12 tane iftiraya bulaşmış kişi yani “at imzayı, suçla birini, kurtar kendini”cilerden 12’si pişman olduğunu, ifadesini geri çektiğini, artık şikayetçi olmadığını ifade etti.
Yani hani “alın bunu atın içeri, konuşmuyor, oğlunu alın, 50 kişilik koğuşa 50’nci olarak koyun, konuşacaktır. Kanser bu, alın götürün, anasını ağlatın..” Mehmet Murat Çalık’ın anasını ağlatmak için bunları yapın eninde sonunda çözülecektir.
“Alın Pınar’ı, atın bilmem nereye, çocuğu kalsın, 84 yaşındaki annesine, çözülecektir. Alın öbürünü, sürün Afyon’a, 20 kişilik koğuşta 40 kişi kalsın, yerde yatsın, tuvalet temizliğini o yapsın, çözülecektir.”
Hiç kimse, hiç kimse, onurlu, namuslu hiç kimse onlar bu zulmü yaptı diye çözülmezken bu kötülüğü yapanlar çözülmektedir, parça parça dökülmektedir. Gerçekler ortaya çıkmaktadır. Millet iftiraya değil, namuslu, şerefli görevini yapan arkadaşlarımıza inanmaktadır.
“GÖKÇEKGİLLERE KİMSE BİR ŞEY SORMAMIŞTIR”
Kendileri yıllar önce tüm bu suçlarla suçlanıp bir gün bile gözaltına alınmayanlar, bir gün bile tutuklu yargılanmayanlar, aldıkları cezayı bile telefonla davet edilip cezaevine gidip kendine koğuş arkadaşı seçenler, bugün kendinden sonraki Cumhurbaşkanına bu büyük kumpası kurarak görevi teslim etmemek, iktidarı vermemek, seçimde karşısındaki rakibi kendisi belirlemek ve bin bir kötülükle bir seçim daha kazanmak için elden geleni yapmaktadırlar.
Bir yanda “efendim, 620 tane AK Partili belediyeye de soruşturma izni verdik.” Bir gözaltı yok. Bir ifadeye çağrılma, polisle bırakın polisle çağrılmayı, eve baskın yapılmayı, gidip de kapısı çalınıp “sizi savcı çağırıyor” demek yoktur.
Eldeki dosyaları alıp üstüne oturup, yıllardır Melih Gökçek’i koruyanlar, “metal yorgunluğu” diye istifa ettirdiklerine “ederse istifa kendi kendine eder, yoksa yapacağımızı biliriz” diyerek kimsenin bir belediye başkanı görevden alma yetkisi yokken “FETÖ’cüsün” ya da “hırsızsın” imasıyla istifa ettirdikleri Gökçekgillere, kimi güle oynaya kimi ağlaya ağlaya görev bırakanların bir tanesine bir savcı çağırıp da bir şey sormamıştır.
Ama millet bir yanda pişkin pişkin Melih Gökçek’e bir soru sorulmazken ömrünü Ankara’ya vakfetmiş Mansur Yavaş’ın sürekli ıvır zıvır şeylerle “soruşturma izni verdik, verin son dakika kaygı yaratın, tahribat yaratın, Mansur Yavaş’a da acaba bir şey olacak mı” diye endişe yaratan çabalarını görmektedir.
Şimdi kalkmışlar, kendi başarısızlıklarını örtmek için, yerel seçimlerde büyük bir zafer kazanan, milletin gönlünde taht kuran, tıkır tıkır çalışan, hizmet üreten, bahane değil çözüm üreten belediye başkanlarımıza saldırıyorlar. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’a, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na kumpaslar kurmaya, soruşturmalar açmaya, müfettişler göndermeye çalışıyorlar. Acaba bir açık bulur muyuz, acaba bir leke sürer miyiz, acaba kayyum atayabilir miyiz diye planlar yapıyorlar.
Melih Gökçek döneminde Ankara’nın nasıl parsel parsel satıldığını, FETÖ’ye nasıl peşkeş çekildiğini sağır sultan biliyor. O dosyaları sumen altı edenler, o yolsuzlukları kapatanlar, şimdi dürüstlüğün ve şeffaflığın sembolü olmuş, kuruşun hesabını veren belediye başkanlarımıza laf etmeye kalkıyorlar. Hadi oradan! Hadi oradan!
Ekrem İmamoğlu, İstanbul’u o rant çetelerinden kurtardığı için, israf düzenine son verdiği için hedefte. Mansur Yavaş, Ankara’yı dürüst ve şeffaf bir şekilde yönettiği için, halkın parasını halka harcadığı için hedefte. Sizin o çamur siyasetiniz, sizin o iftira kampanyalarınız bizim belediye başkanlarımıza yapışmaz! Ne yaparsanız yapın, hangi kumpası kurarsanız kurun, Cumhuriyet Halk Partisi’nin hiçbir belediye başkanını size yedirmeyiz! Yedirmeyiz! Yedirmeyiz!
“KENDİNİZE GÜVENİYORSANIZ SANDIĞI GETİRİN!”
Biz buradayız! Cumhuriyet Halk Partisi burada! Milletin partisi burada! Sandıktan kaçanlara, adaletten kaçanlara, halktan kaçanlara sesleniyoruz:
Hodri meydan!
Kendinize güveniyorsanız sandığı getirin!
Milletin terazisinden korkmayan çıksın karşımıza!
Halkın iradesinden korkmayan çıksın karşımıza!
Biz hazırız! Milletimiz hazır!
Türkiye’yi bu karanlıktan çekip çıkarmaya hazırız!
Cumhuriyetimizi ikinci yüzyılında, demokrasiyle, adaletle, refahla, barışla taçlandırmaya hazırız!





