“AK PARTİ, KAYBEDEN PARTİLERİN UYGULADIĞI POLİTİKALARI UYGULAMAKTADIR”
“SEÇİMLERİN SONUCUNU BUTLANLAR DEĞİL, MUTFAKTAKİ BUHRAN BELİRLEYECEK”
“TÜRK HALKI; İŞÇİSİYLE, İŞVERENİYLE, ESNAFIYLA, ÇİFTÇİSİYLE AK PARTİ İKTİDARINDAN UMUDUNU KESMİŞTİR”
“ERDOĞAN ‘TÜRK İSTANBUL’ DERKEN SAMİMİYSE HEYBELİADA RUHBAN OKULU AÇILAMAZ”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği Basın Toplantısında Türkiye gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Ümit Özdağ şunları söyledi: “AKP, Türkiye’yi mutlak butlan ve kayyum ülkesi haline getirdi. Muhalefet belediyelerine operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar, itirafçı iddiaları ve kayyum atamaları adeta sıradanlaştı. Son savcı atamaları, NATO Zirvesi’nden sonra gerçekleştirileceği söylenen emniyet müdürü atamaları, yeni ve muhtemel dosyalarla ilgili şüpheleri gün yüzüne çıkarıyor. Ve bütün bunlar aynı zamanda beyaz et sektöründe yer alan 13 şirkete yönelik denetim kayyumu uygulamasıyla da genişletiliyor. Ve tabii bunlar hukuk devletine ve ekonomimize ağır darbeler indirmeye devam ediyorlar.
En son beyaz et operasyonunda gözaltına alınanların hepsi denetimli serbestlikle salındılar. Ve sanırım bir yerden ekonominin nasıl sarsıldığına dair mesajlar geldi. Evet, biz de Zafer Partisi olarak fahiş fiyat ve şirketlerin ortak fiyat kararıyla tröstleşme girişimlerine karşı çıkıyoruz. Tabii ki marketler denetlenmeli ve serbest piyasa koşullarında halkımızın tüketim ürünlerine ucuz ulaşması sağlanmalı. Ama bunlar mahkeme kararlarıyla, butlan ve kayyum atamalarıyla, gözaltı işlemleriyle, şafak operasyonlarıyla olmaz. Bunlar ekonomiyi doğru dürüst yöneterek olur. Ve unutmayın, devlet de ekonomi de ancak hukukla yönetilirse doğru dürüst yönetilebilir.
Hukuk ve yargı adalet üretmezse demokrasi yara alır, tasfiye olur. Seçilmişler atanmışlara tabi olursa milli irade yara alır. Yani adalet ve yargı yerine siyaset ve ticaret üretilir, demokrasi de yerini otokrasiye bırakır. Halkın iradesi yerine küçük bir azınlık otokrat grubun iradesi hakim olur, sarayın iradesi hâkim olur. Ve 24 yıllık AK Parti iktidarının butlan ve kayyum kararlarıyla Türkiye’yi getirdiği yer, ne yazık ki hukuk, adalet, milli irade ve demokrasinin ağır tehdit altında tahrip olduğu bir noktadır.
.
AK Parti’nin metal yorgunluğuna değil, metal dağılmasına tabi olduğunu görüyoruz. Türk halkına refah, demokrasi ve parlak bir gelecek vaat edemeyen AK Parti çözülüyor, dağılıyor, parçalanıyor ve kaybediyor. Evet, AK Parti’nin dört parçaya ayrıldığını görüyoruz.
Biz Zafer Partisi olarak bütün kadrolarımızla, programlarımızla ve yol haritalarımızla Erdoğan sonrası Türkiye’ye hazırlanıyoruz, Erdoğan sonrası Türkiye için çalışıyoruz. Ancak görüyoruz ki AK Parti’nin de Erdoğan sonrası Türkiye için çalışan dört tane grup var. Garip değil mi? Hayır, hiç garip değil.
Evet, AK Parti’de Erdoğan sonrasına hazırlanan dört grubun olduğunu görüyoruz. Erdoğan daha görevinin başındayken bu grupların temsilcileri veya sözcüleri ya da sözcüsü olmak isteyenler açık açık Erdoğan sonrasını konuşmaya başladılar. Bazıları Bilal Erdoğan’ın, Erdoğan’ın yerine gelmesini savunurken, bazıları da Erdoğan’ın damadının Erdoğan’ın yerine geçmesi gerektiğini savunuyor. Türkiye oğul ve damat arasına sıkışamaz diyenler, Hakan Fidan’ın Erdoğan sonrası AK Parti’nin başına gelmesi gerektiğini söylüyorlar. Dördüncü bir grup ise ‘Bunlardan hiçbirisi olmaz, biraz bekleyelim, görelim’ havasında.





