Zafer Partisi sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu: “Bayram tatilini ne yazık ki Türkiye’de hukuk katliamını konuşan tartışmalarla geçirdik. CHP için verilmiş olan mutlak butlan kararı, Türk siyasetini, Türk demokrasisinin çok partili yaşantısını allak bullak etmiştir dedi
Karamahmutoğlu şunları söyledi:-Biz bu sürecin son bulmasını ümit ediyorduk. 19 Mart’taki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na karşı yapılan darbeyle birlikte son bulmasını ümit ederken, bu darbeler silsilesine yenisi eklendi.
Hatırlanacağı gibi ilk olarak Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ, 20 Ocak 2025 tarihinde Ankara’da gözaltına alınmıştı. Bu sürecin ilk başlangıcı, yani Türk siyasetine yargı darbesi yapılmasının ilk başlangıcı, bu 20 Ocak 2025 tarihinde Sayın Ümit Özdağ’ın Ankara’da gözaltına alınması ile birlikte başlamıştı. Devamında Sayın Genel Başkanımız 5 aylık bir hapislik süresi geçirmişti. Türkiye’de ilk kez bir siyasi parti genel başkanı bu şekilde gözaltına alınmıştı ve bu toplumda büyük bir yankı uyandırmıştı.
19 Mart 2025 yılında, geçen yıl yine aynı yıl içerisinde, bu kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’na bir yargı darbesi yapıldı ve İBB Başkanı Sayın İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından el çektirildi, özgürlüğünden mahrum bırakıldı ve Silivri Cezaevi’ne konuldu. Bir yılını doldurdu, yargılamaları sürüyor. İsnatlar, suçlamalar pek de adil olmadığı görülen yargılamalarla yürütülüyor.
Sayın İmamoğlu’nun şahsına karşı yapılan bu 19 Mart darbesinden sonra, bu kez bu bayrama 21 Mayıs tarihinde yine ayrı bir yargı darbesiyle uyandık. Bu kez Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e 21 Mayıs 2026 tarihinde bir darbe yapıldı. 19 Mart darbesinde Sayın İmamoğlu görevden el çektirilmiş ve hapsedilmişti. 21 Mayıs’ta ise Sayın Özgür Özel görevden el çektirildi fakat henüz hapsedilmedi. Ne mutlu ki şimdilik özgürlüğünden yoksun bırakılmış değil.
Bu darbeler silsilesinin bununla birlikte son olmasını diliyoruz ve karşısında olduğumuzu daha ilk günden itibaren ortaya koymuş vaziyetteyiz.
Mutlak butlan kararı, tek adam yönetiminin daha da mutlak bir hâle gelmesi için yapılmış tehlikeli hatalardan biri olmuştur ve bu hatadan tek adam yönetimi sürdüğü müddetçe dönülecek gibi de değildir.
Seçmen kaybeden Adalet ve Kalkınma Partisi, oylarını koruyamayınca, oylarını artıramayınca hükümetin karşısındaki muhalefet kanadını dağıtmak için siyaset dışı araçlarla saldırıya geçiyor.
AKP’ye tavsiyemiz, bu eşiği aşmaması, hukuk ve demokrasi eşiğini çok geride bırakmaması. Çünkü seçmen, iktidarı AKP’den geri aldığında dönüp bu eşiğe sarılmak isteyeceklerdir. AKP siyaset zümresi, siyasal elitleri bu eşiği çok arayacaktır; kendilerinin aşmış olduğu bu eşiği. O yüzden çok uzağa düşmesinler





