Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yatığı konuşmada;“Ya bir yol bulacağız, ya bir yol yapacağız. Eninde sonunda iktidara kavuşacağız” dedi.
Geçen hafta grup toplantısı yapmayarak halkla bire bir temas kuran Özgür Özel, ayakta alkışlanarak kürsüye geldi ve sözlerine “Bugün olduğu gibi milletin dediği olacak” diye başladı.
CHP’deki “butlan” yönetimine seslenen Özel, “Gerekli imzaları ilettiğimizden beri kurultay tarihi bekliyoruz. Kamuoyunun ve partililerimizin hiç tahammül edemediği bahaneleri dinliyoruz” sözleriyle kurultay çağrısını yineledi.
Özel şöyle devam etti:
“Gerekli imzaları ilettiğimizden beri kurultay tarihi bekliyoruz. Kamuoyunun ve partililerimizin hiç tahammül edemediği bahaneleri dinliyoruz. Kendilerine koca bir dosya teslim ettik. Tedbir kararı kurultaya engel değil, aksine derhal kurultaya gidilmeli. Partiyi atamayla yönetmeye çalışmanın izah edilebilecek hiçbir yanı yok.”
CHP’nin ‘işgal’ altında olduğunu belirten Özel, “Ya bir yol bulacağız, ya bir yol yapacağız. Eninde sonunda iktidara kavuşacağız” dedi
“BUGÜN BURAYA MİLLETTEN ALDIĞIM YETKİYLE GELDİM”
“‘Zor zamanlardan geçiyoruz’ dedim. Karanlığa teslim olmuyoruz. Hep beraber adım adım yürüyoruz. Bir ışığa, bir umuda doğru yürüyoruz. Bugün o ışığı, bu salonda siz değerli büyüklerimin, kardeşlerimin, evlatlarımın gözlerinde görüyorum. Ama umut sadece bu salonda değil hatta artık umut salonlarda değil. Umut sokakta. O ışığı Ankara sokaklarında, Burdur’da, ilçelerde, köylerde gördüm.
Sokakta, pazarda, halde, tarlada, kahvede emeklilerin öfkesinde, esnafın sabrında, çiftçinin alın terinde, gençlerin direncinde gördük. Kimse unutmasın ki atanmışlar kendilerini atanlardan talimat alırlar. Ama seçilmişler talimatı, görevi milletten alırlar. Ben bugün bu kürsüye milletten, o milletin köyünden, evinden, sokağından, kahvesinden aldığım yetki ile geldim.”
“O BANKA İKTİDAR PARTİSİ GENEL BAŞKANI OLARAK ÇIKACAĞIM”
“Önce Denizli’deydik. Çardak’ta bir kahvede vatandaşlarla çay içmeye girdik. Çardak’ın kadınları geldiler, kahveyi ele geçirdiler. Erkekleri uzağa ittirdiler. ‘Bu sefer de biz kahveye çıkıyoruz. Özgür’ümle çayı biz içeceğiz’ dediler. Çardak’ta o ilk sabah çayını içerek başladık. Annelerimize ve ablalarımıza bir kez daha buradan selam olsun. Bozkurt’ta pazara girdik. Bütün Bozkurt’la neredeyse kucaklaştık. Denizli’de Cuma namazından çıktık, çıktığımızda avluyu, avlunun 10 katı önündeki meydanı 10 binlerle dolu bulduk. Sadece orada namaz kıldığımızı biliyorlardı. Ve o 10 binlerle Bayram Yeri Meydanı’na doğru yürüdük. Baktık gibi bir şey bekliyorlar, bir şey söyleyelim istiyorlar. Baktık ki ne otobüs var artık ne başka bir şey.
Orada bir tane bank bulduk. Bankın üstüne çıktık. Milletin gönlüne kavuştuk. Ardından Denizli’nin büyük coşkusuyla Burdur’a yolcu edildik. Çavdır’da bir domates serasına vardık, Yeşilova’da kahvede oturduk. Kadınlarla, işçilerle, gençlerle, emeklilerle ayrı ayrı buluştuk. Milletin meydanlarında, milletin sokaklarında, sokak sokak büyüyerek, meydan meydan büyüyerek ve kararlılıkla yürüyerek devam ediyoruz. Sıkıntılar büyük. Tartışmalar zor.
Ama öyle bir yerdeyiz ki binaları geride bırakıp, belki imkanları geride bırakıp ama sokaktaki milletle kucaklaşınca oradan aldığımız gücün bugüne kadar oy veren, vermeyen herkesin bu haksızlığa ve bu haksızlığa karşı mücadelemize, sizlerin kararlılığına, 81 ildeki sahip çıkışa, annelerin dualarına, gençlerin gözyaşlarına, büyüklerin dirençlerine ve hep birlikte bu iktidarı değiştirme kararlılığına muazzam bir desteği iliğimizde, kemiğimizde hissediyoruz. Yeşilova’da da bir bank vardı. Orada konuştum, sonra söyledim. Yeşilova İlçe Başkanımız bankı bir yere koymuş, fotoğrafını yollamış. Partinin bayrağıyla Türk bayrağımızın arasına. ‘Bank burada, kaldırdım onu’ demiş. Onlara verdiğim sözü buradan milletimize tekrar ediyorum. Yeşilova’ya gideceğim, o bankın üstüne iktidar partisinin Genel Başkanı olarak çıkacağım.”
“MİLLET AĞIR BİR EKONOMİK KRİZİN GİRDABINDA”
“Denizli’de, Burdur’da gördüğümüz şudur. Millet ağır bir ekonomik krizin girdabında sürükleniyor. Borcu borçla kapatmaya çabalıyor, kapatamıyor. İşçi, ay sonunu getiremiyor. Emekli geçinemiyor. Üretici kazanamıyor. Tüketici pazarda filesini dolduramıyor. Pazarcı, o sattığıyla evini geçindiremiyor. Millet bir çıkmazın, AK Parti’nin kötü yönetiminin sonucunda oluşan bir kara düzenin içine sıkışmış durumda. Millet bizden aslında kaldığımız yerden devam etmemizi istiyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak ilan edilmiş, hazırlanmış programlarla mayıs, haziran aylarında, temmuz ve ağustos ortak tek bir programla, eylül ve ekim ayında iktidar programımızı, vaatlerimizi, çok iyi bildiğimiz sorunları nasıl çözeceğimizi anlatmak üzere masa masa, öbek öbek, grup grup, şehir şehir…
Denizliden, Gaziantep’ten, Bursa’dan, Kocaeli’nden başlayarak 81 ilde nasıl yöneteceğimizi, bu ülkeyi nasıl düze çıkaracağımızı, emeklinin yüzünü nasıl güldüreceğimizi, hem emekçinin hakkını nasıl koruyup hem de çalıştığı KOBİ’yi nasıl ayakta tutacağımızı, nasıl yeni bir kalkınmayı, mor kalkınmayı, yeşil kalkınmayı, adil kalkınmayı, adil bölüşmeyi yapacağımızı konuşurken, ‘İktidar yolculuğunu, tarihin en büyük seçim maratonunu başlatmışız’ derken son 60 gün sorulan ya son 60 gün, ‘Sandık görevlileri var mı? İyi yazdınız mı?





