ÖZGÜR ÖZEL’DEN AÇIKLAMA
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu nun duruşmayı takip etmek için Silivri’ye geldi. Özel’i İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ve partililer karşıladı.
Duruşmanın ardından açıklama yapan Özel, şunları söyledi:
“Silivri’de hep birlikte geçen celsenin bitişinde savunma hakkının nasıl kısıtlandığını konuşmuştuk. Bunun ne 1960 Darbesi’nde ne 12 Eylül Darbesi’nde ne Almanya’daki Nürnberg mahkemelerinde ne 12 Eylül dönemindeki DİSK’in yargılandığı süreçlerde yaşanan ki onların hepsi darbe dönemlerinin yargılamalarıydı. Hiçbirisinde yaşanmayan bir şey yaşandı ve Ekrem İmamoğlu‘na şöyle söylendi: Hakkında 150’ye yakın örgüt kurucusu, örgüt lideri olmakla suçlandığı için güneşin altındaki gerçekleşen her olaydan, her iddiadan Ekrem İmamoğlu‘nu da mesul tutuyorlar. ve bu konular görüşülürken İmamoğlu itiraz ettiğinde, ‘Savunma süreniz geldiğinde konuşacaksınız, açıklayacaksınız. Sınırsız savunma hakkınız var’ demişti. Sonra tutturdu, ‘Ben 9 Temmuz günü davayı bitireceğim.’ 8 Temmuz günü, ‘Sözü al. Sen ve avukatların beş-altı saat içinde ne yapacaksanız yapın.’ ‘Beş-altı saatte ben ve avukatlarım nasıl böyle bir şey yapabilir?’ Dedi ki ‘O zaman savunma hakkından feragat ediyorsun.’ ‘Öyle bir şey etmiyorum, savunma hakkımı kullanmak istiyorum.’ ‘Yok, ediyorsun.’ Tutanağı öyle tuttu. Paldır küldür çekti gitti.
Bugünü işaret ettiler. Bugüne geldik. Bugün Sayın İmamoğlu’nun avukatları yapılan yanlışı ve işin doğrusunu hukuki bir dille anlattı. O gün çok iddialıydı. ‘Hayır, bir daha savunma hakkı vermem.’ Biz de burada söyledik. Doğrudan bozma sebebi. Bu mahkemeyi bozdurmaya mı çalışıyor? Demek ki iddiaları dile getirip Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımızın yüzüne cevaplarını almaya cesaretleri yok. Geçen zamandan sonra bugün de gördüğünüz gibi, oyalaya oyalaya en son şimdi kararını verdi. Diyor ki ‘Savunma hakkını kullandıracağım ama belirsiz bir gün, benim bildiğim bir gün.’ Avukatlar ısrar edince, ‘Onu size önceden söyleyeceğim.’ Bir de söylemeseydin. Savunma yapacağı günü bilmeyecek. ‘Bir arada’ diyor, ‘uygun yerde, makul zamanda.’ Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. ‘Bu haktan yararlandıracağım’ deyip bahşetti beyzade.”






