DASK hangi zararları karşılıyor?
İstanbul’da sel ve su baskınları nedeniyle evleri ve araçları zarar gören yurttaşların tazminat süreçlerine ilişkin açıklama yapan Mithat Bekan, sigorta poliçelerinin kapsamına dikkat çekti.
İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan şiddetli sağanak ve sel, çok sayıda ev, iş yeri ve araçta hasara yol açtı. İstanbul İtfaiyesi, yoğun yağış ve fırtına nedeniyle kent genelinde 2 bin 105 olaya müdahale edildiğini duyurdu. Yağışlar Sakarya ve Kocaeli’de de hasara neden oldu.
Konuyla ilgili Elip Haber’den Sümeyye Aksu’ya konuşan İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi Üyesi ve TOBB Delegesi Mithat Bekan, afetin ardından zararların karşılanması konusunda yurttaşların sigorta poliçelerini ve başvuru haklarını incelemesi gerektiğini belirtti. Bekan, afet sonrası zararların karşılanmasında sigorta şirketlerinin yükümlülükleri, devletin sağlayabileceği yardımlar ve kamu kurumlarının hukuki sorumluluklarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yurttaşların öncelikle hasarlarını belgeleyerek ilgili kurumlara başvurması gerektiğini ifade etti.
DASK sel zararlarını karşılamıyor
Bekan, zorunlu deprem sigortası DASK’ın deprem dışındaki sel ve su baskını zararlarını karşılamadığını hatırlattı. DASK’ın kapsamını genişletmesi öngörülen Zorunlu Afet Sigortası’nın (ZAS) henüz yasalaşmadığını belirten Bekan, yalnızca DASK poliçesi bulunan ve evini kaybeden yurttaşların destek durumunun devletin afet yardımları ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Konut sigortalarında ise tazminat miktarının poliçenin kapsamına, teminat bedeline ve hasarın boyutuna göre belirlendiğini aktaran Bekan, eksik sigorta bedelinin ödeme sürecini etkileyebileceğine dikkat çekti. Sel ve su baskını teminatlarının yanı sıra eşya teminatlarının da kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.
Araçlarda kasko kapsamı önemli
Sel nedeniyle araçlarda oluşan motor ve elektronik sistem hasarlarının karşılanmasında kasko poliçesinin kapsamı belirleyici oluyor. Bekan, zorunlu trafik sigortasının yeterli güvence sağlamayabileceğine işaret ederek araç sahiplerinin sel ve su baskını teminatlarını kontrol etmesini önerdi.
Araçların tam veya ağır hasarlı sayılmasında onarım maliyeti, piyasa değeri ve eksper incelemesinin dikkate alındığını belirten Bekan, tazminatın ilgili mevzuat ve poliçe hükümlerine göre belirleneceğini ifade etti.
Kamu kurumlarının sorumluluğu gündeme gelebilir
Bekan, yetersiz altyapı, tıkanmış yağmur suyu kanalları veya gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle zararların ağırlaşması durumunda belediyelerin ve ilgili kamu kurumlarının hukuki sorumluluğunun gündeme gelebileceğini söyledi. Bunun için hizmet kusurunun ve kusurla zarar arasındaki bağlantının ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Sigorta şirketinin ödeme talebini reddetmesi veya zararın yalnızca bir bölümünü karşılaması halinde yurttaşların kararın gerekçesini yazılı olarak istemesini öneren Bekan, eksper raporuna itiraz edilebileceğini ve uyuşmazlıkların Sigorta Tahkim Komisyonu’na taşınabileceğini kaydetti.
Bekan, yurttaşların poliçe seçerken yalnızca prim tutarına değil, teminatlara ve muafiyet koşullarına da dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak Zorunlu Afet Sigortası’nın bir an önce yasalaşması çağrısını yineledi.
Kaynak: https://www.elipshaber.com/





