Uzungöl dünyaya tanıtılacak…

Uzungöl

dünyaya

tanıtılacak…

 

Necdet Buluz

 

Nerede bir tanıtım veya reklamımız olsa heyecandan yerimizde duramıyoruz. Trabzon’daki Uzungöl daha önce Arapların dinlenme mekanıydı. Şimdi Araplardan eser yok. Uzungöl’e gönül vermişler “Bu mekânı tüm dünyaya tanıtmak için ayağa kalkıyoruz” diyorlar. Bir tanıtım eksikliğinin farkındalar.

Uzungöl’deki turizm tesislerinin kış sezonu için fiyat istikrarının sağlaması hedefleniyor. Bölgenin kış turizmine hizmet edebileceği de vurgulanıyor.

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi, Uzungöl’de düzenlenecek Kış Turizmi Festivali kapsamında 6 bin 161 kişinin aynı anda horon oynayacağı rekor denemesinin, bölgenin kış turizmi potansiyelini dünyaya tanıtmayı hedeflediğini söyledi.

Trabzon’da yeni hizmete giren bir işyerinin açılışında konuşan Çelebi, kent turizmini çeşitlendirmek amacıyla gastronomi turizmine de ağırlık verdiklerini belirterek, Maçka ilçesinde 23-25 Ocak tarihleri arasında gastronomi festivali düzenleneceğini ve etkinliğin herkese açık olacağını ifade etti.

Aynı tarihlerde Uzungöl Kış Turizmi Festivali’nin de gerçekleştirileceğini hatırlatan Çelebi, Trabzon halkını Uzungöl’e davet ederek, kısaca şunları söyledi:

“Uzungöl’ün kış turizmi potansiyelini bütün dünyaya tanıtmak istiyoruz. Festival kapsamında göl çevresinde 6 bin 161 kişinin horon oynayacağı bir rekor denemesi yapılacak. Bu etkinlik, Uzungöl’ün tanıtımına önemli katkı sağlayacak. “Trabzon halkı yalnızca festival döneminde değil, tüm kış mevsimi boyunca bu fiyat avantajlarından yararlanarak aileleriyle birlikte tatil yapabilir. Yaz aylarında fiyatlar yüksek sezona bağlı olarak artabiliyor ancak kış turizmini canlandırmak için sektör olarak fedakârlık yapmalıyız.”

Konuşmasının ardından açılış kurdelesini kesen TTSO Başkanı Erkut Çelebi, yeni işyerinin kaliteli ve uygun fiyatlı hizmet anlayışıyla Trabzon ekonomisine katkı sağlaması temennisinde bulundu.

Gastronomi girişimciliğinde esneklik öne çıkıyor.

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ece Şener, gastronomi sektöründe 2025 yılını değerlendirerek 2026’ya dair beklentileri paylaştı.

 

Şener’e göre 2025, gastronomi sektörü için durağan gibi görünse de yeme içme alışkanlıklarının, iş modellerinin ve tüketim biçimlerinin sorgulandığı bir “yeniden düşünme ve yön bulma yılı” oldu. 2026 yılında bu sorgulamanın somut uygulamalara dönüşeceğini belirten Şener, gastronomi sektörünün iç dengelerinin yeniden şekillenmeye başladığı bir döneme girildiğini belirtti.

 

2025 yılında Michelin yıldızlı restoran sayısındaki artışın Türkiye gastronomisinin uluslararası görünürlüğünü güçlendirdiğini vurgulayan Şener, “Michelin yıldızlı restoran sayımızdaki artış, Türkiye gastronomisinin görünürlüğüne yeniden büyük bir katkı sağladı. Yerellik vurgusu ve yerel ürünlerin yaratıcı tabaklarda yeni formlar ve tatlarıyla karşımıza çıkması gastronomi sektöründe bizi çok daha yaratıcı yılların beklediğini ortaya koyuyor” dedi.  

 

Renkler ve görsellik açısından 2025’in gastronomide “yeşilin yılı” olarak öne çıktığını belirten Şener, Antep fıstığı ve matcha gibi ürünlerin özellikle sosyal medyada güçlü bir estetik dil oluşturduğunu ifade etti. Yeme içme görsellerinin moda ve güzellik dünyasını da etkisi altına aldığını belirten Şener’i dinleyelim:

 

“Lüks markalar restoran yatırımlarını artırırken; gıda ürünleri defilelerde, koleksiyonlarda ve lüks markalarla yapılan iş birliklerinde sıkça karşımıza çıktı. Basit bir fıstık ezmesinin özel ambalajlarla lüks bir ürüne dönüşmesi, defilelerde mayonez cebi bulunan çantalar ya da vitrinlerde sergilenen ketçap koleksiyonları; gastronominin artık yalnızca mutfakta değil, kültürel ve sembolik bir alan olarak da konumlandığını gösteriyor.”

Şener’e göre 2025’in en güçlü kırılma noktası ise uzun ve sağlıklı yaşam (longevity) yaklaşımının yeme içme tercihlerine yön vermesi oldu. Küresel ölçekte etkisini artıran bu yaklaşım küçük porsiyonlarda daha yüksek besin değeri, liften zengin içerikler, fermente ürünler ve dengeli protein kaynaklarını öne çıkardı. Özellikle bağırsak sağlığına yönelik artan farkındalık, lif ve fermente ürünleri ana akım tüketicinin gündemine taşıdı. 

 

2025 yılında bitkisel protein vurgusunun yerini daha dengeli bir yaklaşıma bıraktığını söyleyen Şener, “Bitkisel, hayvansal ve hibrit protein kaynaklarının; lif ve fermente bileşenlerle birlikte değerlendirildiği daha bütüncül beslenme modelleri öne çıkmaya başladı” dedi.

 

Bu dönüşümde yeni nesil zayıflama ilaçlarının da tüketici davranışları üzerinde etkili olduğunu belirten Şener, “daha az ama daha iyi yeme” fikrinin öne çıktığını belirterek “ABD ve Avrupa pazarlarında tüketicilerin daha az hacimde ancak daha yüksek besin değerine sahip ürünlere yönelmesi fonksiyonel barların, lif–protein dengesi güçlü hazır gıdaların ve ‘shot’ formatındaki içeceklerin hızla yaygınlaşmasına yol açtı” diye konuştu. 

 

Gastronomi girişimciliği açısından 2025’in zorlu bir yıl olduğuna dikkat çeken Şener, sözlerini şöyle tamamladı:

 

“2025’te gastronomi girişimciliğini en çok etkileyen faktörler; artan hammadde maliyetleri, nitelikli iş gücüne erişimde yaşanan zorluklar ve giderek ağırlaşan kira baskısı oldu. Bu koşullar, büyük yatırım ve yüksek risk üzerine kurulu modelleri geri plana iterken; küçük, esnek ve kimliği net biçimde tanımlanmış konseptleri öne çıkardı. 2026’ya yönelik öngörü ise daha seçici bir girişimcilik ortamına işaret ediyor. Yatırımcılar artık yalnızca iyi yemek fikrine değil; ölçeklenebilirliği olan, veriyi etkin kullanan ve güçlü bir marka vizyonu ortaya koyabilen projelere odaklanacak” dedi.

Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin 2025’te sektörde görünür hale gelmeye başladığını belirten Şener, “2026’da bu dönüşümün kalıcı hale gelmesi bekleniyor. Menü planlamasından stok yönetimine kadar pek çok süreç artık veri temelli kararlarla şekilleniyor. Başarılı restoranlar, teknolojiyi vitrininde sergileyenler değil; onu arka planda akıllıca kullananlar olacak. 2025 gastronomi sektörü için bir duraklama yılı değil; yeniden düşünme ve yön bulma yılı oldu. 2026 ise bu sorgulamaların somut kararlara, net trendlere ve daha bilinçli tercihlere dönüştüğü bir dönem olacak.”

 

  • Çankaya Gazetesi

    1984 yılında yayın hayatına başlayan ÇANKAYA GAZETESİ nin merkezi Ankara dır. Ender Yoldar' ın yönetiminde Atatürk İlke ve İnkılaplarına, Milli ve Manevi değerlere bağlı bağımsız ve tarafsız bir gazetedir.

    Related Posts

    KDZ. EREĞLİ BELEDİYESİ’NDEN İÇ ISITAN İKRAM

    KDZ. EREĞLİ BELEDİYESİ’NDEN İÇ ISITAN İKRAM YAŞLILAR VE GENÇLER EVİ’NDE SICAK ÇORBA İKRAMI BAŞLADI Kdz. Ereğli Belediyesi, Yaşlılar ve Gençler Evi’nde vatandaşlara ücretsiz sıcak çorba ikramında bulundu. Soğuk havalarda içleri…

    ”Bizi beklemeyin ,Fon Vurguncularını siz açıklayın”

    YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partinin genel merkezinde fon skandalına ilişkin oluşturulan kriz masasının gündemi hakkında basın açıklaması yaptı. Zeynel Emre, fon skandalı ile ilgili iktidara çağrıda bulunarak, “Önemli mevkilerde…

    Gözden Kaçırmayın

    DAR GELİRLİNİN BÜTÇESİ , ”BARINMA VE GIDAYA ” GİDİYOR

    DAR GELİRLİNİN BÜTÇESİ , ”BARINMA VE GIDAYA ” GİDİYOR

    ”Zafer Partisi Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini temsil ediyor”

    ”Zafer Partisi Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini temsil ediyor”

    ABB’NİN BARINMAEVLERİ SOKAKTA YAŞAYANLARA SICAK YUVA OLUYOR

    ABB’NİN BARINMAEVLERİ SOKAKTA YAŞAYANLARA SICAK YUVA OLUYOR

    ”İstanbul’da Sel Riskine Karşı Altyapı Yenilenmeli”

    ”İstanbul’da Sel Riskine Karşı Altyapı Yenilenmeli”

    CHP de Özel’e yakın 48 isim daha ihraç edildi

    CHP de Özel’e yakın 48 isim daha ihraç edildi

    Beşiktaş UEFA Avrupa Liginde 2 de 2 yaptı:3-2

    Beşiktaş  UEFA Avrupa Liginde  2 de 2 yaptı:3-2