“BİZ SANAYİ DEVRİMİ YAŞANIRKEN VAR OLAN SANAYİSİ KÜÇÜLEN BİR ÜLKEYİZ”
“BU RAPOR TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN ÇIKARMIŞ OLDUĞU İLK MİLLİ ÜNİTER LAİK DEVLETİ ORTADAN KALDIRMA İLE İLGİLİ RESMİ RAPOR”
“TÜRK DEVLETİ HİÇBİR IRK, MEZHEP YA DA BAŞKA BİR GRUBU HEDEFİNE ALIP AYRIŞTIRMAMIŞ, AZINLIK YAPMAYA, EZMEYE ÇALIŞMAMIŞTIR”
“10 YILLARDIR SÜRE GELEN ACILARIN KAYNAĞI KÜRT SORUNU DEĞİL, DIŞ DESTEKLİ PKK TERÖR ÖRGÜTLERİ VE ONUN YANDAŞLARIDIR”
“PKK’NIN SÖZDE ONURUNU KURTARMAK İÇİN TÜRK MİLLETİNİN GURURUNU KIRIYORSUNUZ SİZ”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Havalar soğuk olduğu için gıda enflasyonu yüksekmiş. Bir şey daha öğrendik demek ki kış sadece Türkiye’ye geliyor. Dünyanın her yerinde gıda fiyatları düşüyor ama Türkiye’de yükseliyor.dedi.
Video indirme linki: https://we.tl/t-40gJ8LsHzc
Basın Toplantısında Türkiye gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan .Prof. Dr. Ümit Özdağ özetle şunları söyledi: “ Ramazan ayını yüksek enflasyon, özellikle yüksek gıda enflasyonunun yaşandığı bir ortamda idrak edeceğiz. 16 milyon 800 bin emekli, dul ve yetimin, milyonlarca asgari ücretlinin aldıkları sosyal yardım niteliğindeki maaş ile zaten zorunlu olarak oruç tutmak zorunda kaldıkları bir ekonomik buhranda Ramazan’ı idrak ediyoruz. AK Parti’nin yine Ramazan boyunca sabır, kanaat, şükür diyerek halkımızı oyalamaya çalışacağını, hak ettiği maaşı vermediği, verdirmediği insanlarımıza gıda yardımı kolileriyle propaganda yapacağını biliyoruz. Oysa sabır taşını çatlatan bir haksızlık sürecini yaşıyoruz. Milyonlarca emekli, dul, yetim asgari ücretli adeta açlıkla sınanıyor ve öte yandan AK Parti’nin zenginler sınıfı da çılgın bir tüketim sürecinden geçiyor. Bakın dünyanın en tanınmış otomobil markalarından birisinin bölge başkanı geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapmış. Diyor ki, ‘Türkiye’de ciddi bir varlık ve servet artışı var’. Allah Allah, Türk halkının bundan çok haberi yok. Evet, doğru. Çok küçük bir azınlığın varlığı ve serveti artıyor. Devam ediyor. ‘Yüksek gelir gruplarının servetinin 2030’a kadar artacağına dair veriler mevcut. Enflasyona rağmen markaya lükse bağlılık çok güçlü. Türkiye artık bizim için sadece bir pazar değil, akıllı marka ürünleri ve büyümenin öncüsü’. Evet, Türkiye’de AK Parti zenginlerinin çok ciddi bir zenginleşmesi var. En zengin yüzde 1 servetin yüzde 20’sini kontrol ediyor. En zengin yüzde 10 servetin yüzde 68’ini kontrol ediyor. 44 milyon yurttaşımız ise toplam servetin ancak 2,7’sini kontrol ediyor. İşte bu Türkiye’deki bütün zenginliğin yüzde 68’ini kontrol eden yüzde 10 haksız bir zenginlik ve lüks içinde yaşarken, lüks araçları peynir ekmek gibi alırken, servetin ancak yüzde 2,7’sine ulaşabilen 44 milyon vatandaşımız pazardan 2 kilo domates, 2 kilo soğan almakta zorlanıyor. OECD ülkeleri arasında et, balık, tavuk eti yemede sonuncu sırada Türk milleti. Birileri lüks parfümde adeta yıkanırken, Londra’da evler, caddeler satın alırken, milyonlarca insan pazara gittiği zaman bir kilo ıspanak, bir kilo patates, bir kilo soğanı alıp evine dönmek zorunda kalıyor. Evet, işte böyle bir ortamda sabrediyoruz, şükrediyoruz, kanaat ediyoruz ama şükretmesi gereken, kanaat göstermesi gerekenler, yani AKP’nin zenginleri, zenginler sınıfı, onlar bunu yapmıyorlar. Biz bu Ramazan’da adalet istiyoruz, biz Ramazan’da kul hakkının yenmemesini istiyoruz. Ramazan ayı boyunca 20 ilde yurttaşlarımızla bir araya geleceğiz, Türkiye’yi adım adım dolaşmaya devam edeceğiz. Yine gittiğimiz illerde iftardan önce pazara gideceğiz, esnafla, vatandaşla konuşacağız. Bugün de ilk iftarımızı Ankara İl
14 Şubat’ta Tertemiz Türkiye Çalıştayını gerçekleştirdik. Evet, uyuşturucuyla ilgili çalıştayları genellikle devlet kurumları güvenlikle ilgili çalışanlar yaparlar. Hiçbir siyasi partinin uyuşturucu, sanal kumar ve örgütlü suçla Zafer Partisi dışında bir çalıştay yaptığını, bir çalışma yaptığını duymadık. Oysa ülkemiz ağır bir tehditle karşı karşıya. Yılda 200 milyar dolara yakın bir kara paranın varlığından bahsediliyor. Organize suç örgütlerinde Avrupa’da 1., dünyada 14. sıradayız. Tertemiz Türkiye Projesini çok daha güçlü bir şekilde Türkiye’nin siyaset gündemine taşıdık ve gündemde tutmaya devam edeceğiz.
Biz burada bu konuşmayı yaparken bile şu anda Ankara’nın, İstanbul’un, Erzurum’un, Antalya’nın, Sinop’un arka sokaklarında uyuşturucu satıldığını, birilerinin sanal kumardan para kazandığını biliyoruz. Uyuşturucunun ağına düşmüş evlatlarımıza ve onların anne ve babalarına devletin güçlü ve şefkatli elini uzatacağız. Gerekirse zorla tedavi ederek gözü yaşlı annelere ve babalara çocuklarını sağlıklı olarak geri vereceğiz. Uyuşturucu baronlarına ve organize suç çetelerine göz açtırmayacağız. Namus bildiğimiz sınırlarımızdan ne sığınmacı ve kaçaklar geçecek ne de uyuşturucu tacirleri geçebilecek. Türkiye tertemiz olacak.
Yılın ilk ayının yönetim bütçesine dair rakamlar da yayınlandı bu arada. Gelirler 1 trilyon 421 milyar TL, harcamalar ise 1 trilyon 635 milyar TL oldu. Yani daha yılın ilk ayında 214,5 milyar bütçe açığı ortaya çıktı. Daha da çarpıcı olanı ise ocak ayında 456,4 milyar TL faiz ödemesi gerçekleşti. Yani AKP hükümeti daha ilk ayda bütçe gelirlerinin yüzde 32’sini faize, yüzde 15’ini bütçe açığını kapatmak için borçlanmaya ayırmak zorunda kaldı. Daha açık bir ifadeyle 2026 gelirlerinin yaklaşık yarısı, yüzde 47’si borç ve faize gitmiş. Değerli arkadaşlar, bu bir batak ekonomisidir. Bu bir batmış ekonomidir. Bir zombi şirketler ekonomisi Türkiye’de hâkim oluyor.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın açıklamaları da bu iflası açık kanıtı. Karahan, gıda enflasyonunun enflasyonu yükselttiğini ancak gıda enflasyonunun mevsimden dolayı yüksek çıktığını söylüyor. Havalar soğuk olduğu için gıda enflasyonu yüksekmiş. Bir şey daha öğrendik demek ki kış sadece Türkiye’ye geliyor. Dünyanın her yerinde gıda fiyatları düşüyor ama Türkiye’de yükseliyor. Bakın, İstanbul’dan arabanıza biniyorsunuz, bütün Trakya’yı geçiyorsunuz. Yunanistan’a giriyorsunuz, Batı Trakya’ya. Batı Trakya’da bir süper markete giriyorsunuz, alışveriş yapıyorsunuz. Sonra arabanıza binip İstanbul’a geliyorsunuz. İstanbul’da kendi ilçenizdeki AVM’den yaptığınız alışverişten daha ucuza geliyor. Sayın Karahan, Yunanistan’a kış gelmiyor mu kardeşim? Merkez Bankası Başkanlığı ciddiyet ister. Gıda enflasyonunun nedeni mevsim değil, tarımda maliyetlerin olağanüstü yüksek olmasıdır. Yine Karahan, piyasada bol likidite olduğunu düşünüyor. Peki, neden bu firmalar ardı ardına batıyorlar? İflaslar neden kontrol dışına çıkmış durumda?
Türk sanayisi çok ağır bir kriz içerisinde. MÜSİAD Başkanı, iktidarın yılmaz savunucusu Burhan Özdemir bile sanayinin daraldığını, 300 kişinin çalışması gereken yerde ancak 100 kişinin çalıştığını söylüyor ve bir gerçeği ekliyor. 1996’da gayri safi yurt içi hasılada sanayinin payı yüzde 25 iken, 2026’da yüzde 17’ye düşmüş. Yani Türkiye sanayisizleşiyor. Dünya yapay zekâ eksenli bir sanayi devrimine doğru giderken, dün siz de sosyal medyada ve televizyonda Çin’deki robotların ulaştığı aşamayı gördünüz. Korkunç bir sanayi devrimi geliyor. Biz bu sanayi devrimi yaşanırken var olan sanayisi küçülen bir ülkeyiz. Türk sanayicisi rekabet gücünü yitiriyor. Tarımda üretim azalıyor, sanayide üretim azalıyor ve seçimlere hazırlık için AK Parti köprüleri ve otoyolları satışa çıkarıyor. Buldukları tek çözüm bu. Yeni fabrikalar açmak, istihdam yaratmak, refahı arttırmak, Türk ekonomisini dünyayla rekabet edebilir hale getirmek gibi bir dertleri yok. Varsa yoksa bir sonraki seçim öncesinde kaynak yaratıp o kaynakla seçimi kazanıp, sonra bu ülkenin insanlarını yeni bir yoksulluk çukuruna atmak. Bu tablo, bize AKP iktidarında artık emekliye, memura, işçiye, çiftçiye, kısaca orta direğe verebileceği hiçbir şey kalmadığını gösteriyor. Bu tablo bize AKP iktidarında yokluk ve yoksulluğun adeta bir kader olduğunu gösteriyor. Nihayet bu tablo, ayda 20 bin TL alan 5 milyon emekli ile ortalama 23 bin TL alan 16 milyon emekliye yıllık açlık sınırı altında yaşam hakkı verildiğini gösteriyor.
Değerli emekliler, mahkûm edildiğiniz açlık sizin kaderiniz değil. 24 yıldan beri iktidarda tuttuğunuz AK Parti’yi iktidardan siz götüreceksiniz. Sizin oylarınız götürecek. Size açlığı, hayat pahalılığını, yoksulluğu, kader gibi dayatanlara artık sandığa gömmenin zamanı geldi. Zafer Partisi, sığınmacı ve kaçakları değil, emeklisini, köylüsünü, memurunu, işçisini önceleyen ekonomik programı ile sizlere çare olmak için göreve hazır. Devlet yönetmeyi bilen, devletin içinden gelen kadrolarıyla, akademik kadrolarıyla Zafer Partisi iktidara hazır. Zafer Partisi iktidarında vatan toprakları kupon arazi olmayacak, rant ekonomisi olmayacak, 5’li çete Ankara’ya yaklaşamayacak ve hesap verecek. Bu iktidar ne yapmaya çalışıyor? Seçim ekonomisiyle 2027 başında bir kez sattığı köprülerle, bastığı paralarla yüzde 200 maaşlara zam yapıp ondan sonra vatandaşı tekrar yoksulluk çukuruna seçimden sonra atmak. Buna Türk milleti izin vermeyecek, Türk milleti bu tuzağa düşmeyecek.
, İran’da yaşanan gerginlik, Gazze’deki İsrail soykırımı ele alındı. Ama burada bir şey daha oldu. Bütün bu tartışmalar gerçekleşirken, şimdiye kadar Münih Güvenlik Konferansında hiç görmediğimiz tipler de konferansın ziyaretçileri katılımcıları arasındaydılar. Kravatlı teröristler de geldiler Münih’e. Şahin Cilo kodlu PKK’lı terörist, 2008’de Şemdinli Aktütün Karakoluna yapılan saldırıyı yöneten ve 15 askerimizi şehit eden, 20 askerimizin yaralanmasına, gazi olmasına neden olan terörist bozuntusu da Münih’teydi. Evet, Türk kamuoyuna Ferhat Abdi Şahin, Mazlum Kobani ya da Mazlum Abdi olarak tanıtılan Suriye PKK’sı YPG’nin sözde genel komutanı diye anılan kişi de. Şimdi bu kravatlı PKK’lı elebaşı Mazlum Abdi, PKK’lı Şahin Cilo olarak bildiğimiz terörist Münih Güvenlik Konferansı’nda davetli ve devlet protokolü içindeydiler. ABD delegasyonu dahil birçok delegasyonla görüştüler. Bu arada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenlik bürokratları da Münih’teydi. Düşünebiliyor musunuz? Sizin olduğunuz salonda 15 tane askerinizi şehit eden bir terörist var ve siz onunla birlikte konferans dinliyorsunuz! Şimdi buradan soruyorum iktidara, bu terörist kırmızı bültenle aranmıyor muydu? Nasıl oluyor da bizim devlet görevlilerimiz kırmızı bültenle aranan bir teröristle aynı odada toplantıya katılıyorlar? Bu teröristin konferansa katılacağı bilgisi size gelmedi mi daha önce? Almanya nezdinde bir girişimde bulunmadınız mı? Bu nasıl bir devlet ciddiyeti?
Türk halkından gizleniyor. Böyle giderse, amaç da o zaten, PKK elebaşı Öcalan da kravat takarak İmralı’dan çıkacak. Bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Öcalan Komisyonu dün ortak raporu yayınladı. Bu raporu satır satır inceledim. Bu rapor Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çıkarmış olduğu ilk, milli üniter laik devleti ortadan kaldırma ile ilgili resmi rapor. Bunun başka anlamı yok. Kimse bize güzelleme yapmasın. Bu rapor, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasal yapısına indirilmiş bir darbedir. Evet, terörsüz bir Türkiye’yi bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları istiyor. Ancak bunu terör örgütüyle pazarlık yaparak, terör örgütünün taleplerini kabul ederek ve Türkiye’yi etnisiteler, mezhepler ekseninde bölerek yapamazsınız. Raporun 6. sayfasında, ‘Türklerin, Kürtlerin ve Arapların bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak’. Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bir tek Türk milleti yaşar. Neden bahsediyorsunuz siz?





