CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Grup Toplantısı’nda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a “operasyon” çekildiğini söyledi. Özel, Özcan’ın tutuklanması nedeniyle TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un davetiyle yapılacak iftara katılmayacaklarını açıkladı.
Özel, Kurtulmuş‘un “İnşallah bundan sonra demokrasi olur, iyiye gidiş olur, herkes bunları görür” ifadelerini de aktardı.
“YİNE SAVAŞ BALTASI ÇEKİLDİ”
Özgür Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş‘un tüm partileri Meclis’te iftar yemeğine davet ettiğini ve Tanju Özcan’ın tutuklanmasına kadar bu davete icabet etme kararı aldıklarını duyurdu.
Özel, iktidarın Özcan ile birlikte “bir kez daha savaş baltasını çektiğini” belirterek iftara katılmayacaklarını açıkladı.
Özel, Bahçeli’nin önemli bir konuşma yaptığını belirtti. Ahmet Özer ve Zeydan Karalar gibi isimlerin tutuklanmasıyla “iç cephe”nin sarsılmaya çalışıldığını ifade etti.
Özgür Özel, ayrıca Tanju Özcan’ın tutuklanmasına neden olan süreci de şu sözlerle anlattı:
“Bolu için çalışan Tanju Özcan’a operasyon yapıyorlar. Tanju Özcan Bolu’da bir vakıf kurmuş. Vakfa AK Parti’yi dahil etmiş, MHP’yi dahil etmiş, esnaf odalarını, şoförler odasını, bütün Bolu’yu içine koymuş. Demiş ki ‘Bolu’nun çocuklarına siyaset ayrımı yapmadan sahip çıkacağız.’ Hep birlikte Bolu’da dönmüşler ve Bolu’nun iş adamlarına, zenginlerine, kendileri dahil, Bolu’dan para kazananlara, dışarıdan gelmiş Bolu’da şube açmış, vergiyi İstanbul’da veren zincir marketlere, ‘Bu vakfa destek olun kardeşim’ demişler.
Hep beraber yapmışlar bunu. Ve 528 Bolulu yoksul genci üniversitede yüksek burslarla okutuyorlar bu arkadaşlar. Bolu’daki bir vakıf. Ayrıca bu vakfın, burs isteyen her gence, Bolulu olup dışarıda okuyan ve Bolu’ya gelen, başvuru yapan, kriterleri tutturan her gence burs veren bu vakıf ayrıca da Bolu’ya bir huzurevi yapmak için de çalışıyor hep beraber.
Sabahın köründe, normalde ya adliyenin yanında belediyede çalışıyor bu Tanju Özcan. Çağırsan ifadesini alırsın; sabahın köründe telefon davetiyle değil, eve polisin gelip davet etmesiyle değil, jandarma operasyonuyla alıp gözaltına koyacaklar, üç gün tutacaklar ve üç gün boyunca kendisine sorulan soru, savcılıkta sorulan soru… İkinci bir soru yok: ‘Bir kuruş sana para geçmiş, menfaat elde etmişsin’ yok. ‘Sen bu vakfa bağış yapın diye şirketlere söylemişsin, üç harfli şirketlere buraya bağış yapın demişsin.’ Adam geliyor Bolu’ya 17 tane şube açıyor, Bolu’daki mahalledeki esnafı canından bezdiriyor, batırıyor; Bolu’nun parasını kazanıyor, kaymağını yiyor, kârını ediyor, vergisini İstanbul’da veriyor… ‘Kardeşim şu vakfa bir destek ver’ deyince ‘icbar yoluyla irtikap’ oluyor. Eğer belediye başkanıma bundan başka sorulan bir soru yoksa, kör kuruş yoksa; Tanju eğer bununla suçlanıyorsa ve Tanju bundan utanacaksa, bu soruyu soranlar utansın! Ben Tanju’yla gurur duyuyorum kardeşim, gurur duyuyorum!
Esas meselenin kökü burada. Meselenin kökü; Tanju’nun Hakimler Savcılar Kurulu’na yaptığı başvuru var. Tanju’ya bu operasyonu yapan Bolu Cumhuriyet Başsavcısını, Hakimler Savcılar Kurulu’na şikayet etmiş. Sebep; hatırlayacaksınız Kartalkaya’da cayır cayır yandı ya bebekler, anneler, babalar… Cayır cayır yandılar, 78 kişi. Cayır cayır yandılar. Hızla bir bilirkişi kuruldu Bolu’da. Otelde üç gün çalıştılar, zaten o kadar süreleri vardı. Sonra bilirkişi raporu yazdılar. Bilirkişi raporunu götürdüler adliyeye teslim etmek istediler. İşte bu Cumhuriyet Başsavcısı, şikayet edilen kısmında yazan kişi, ‘Burada neden Bakanlık yazdınız? Bakanlığı silin.’ Kardeşim tek yetkili tek, Bolu Belediyesi’nin sınırlarının dışında, İl Özel İdaresi sınırları içinde, İl Özel İdaresi sorumlu ama Turizm Bakanlığı baş sorumlu. Böyle nal gibi yazıyor kapıda. Ruhsatı veren de o, denetlemeden sorumlu da o. ‘Bunu alın, Bakanlığı silin yerine Bolu Belediyesi yazın.’ ‘Yazamayız, belediye sınırlarında değil. Bakanlığı nasıl yazmayalım? Tek yetkili Bakanlık.’ ‘Silin bunu.’ ‘Yok.’
O zaman siz bu işi bırakın. Teker teker, burada çıkardım gösterdim ya, yedi bilirkişi mazeret dilekçesi yazarak raporu verecekleri üçüncü günün akşamüstü beşe on kala ‘görevden affımı istiyorum, görevden affımı istiyorum’ deyip sonra başka yerden yeni bilirkişi görevlendirdiler. İşte bu tutumundan dolayı diyor ki Tanju: ‘Yedi bilirkişinin tamamının çeşitli mazeretlerle aynı zaman diliminde görevden affını istemeleri hayatın doğal akışına aykırıdır. Olay günü re’sen görevlendirilen bilirkişilerin ivedi bir şekilde dinlenmesini, baskı ve telkinle görevden affını isteyip istemediklerinin saptanmalıdır. Nüfuz kullanmak suretiyle yedi bilirkişiye birden el çektirdiği için bu açıkça yasaya aykırıdır ve şikayet ediyorum’ diyor İbrahim Cansever’i.
Şimdi anladınız mı? 528 öğrenciye burs veren vakfa bağış yaptırttan Tanju’ya operasyon yapan adamın hem kuyruk acısını hem de Ankara’dan niye bu kadar çok savunulduğunu, niye halen daha HSK’nın ona bir işlem yapmadığını… Ayrıca kişiyle ilgili yedi ayrı şikayet var. Örneğin dördüncüsünde Turizm Bakanlığı ile ilgili yapmadığı işlemler. Örneğin bir şirket ‘yangın sigortası yapmış bu otele’ diyor, ‘yapmak için görmek lazım’ diyor. Bu şirket hakkında işlem yapmıyor diyor, İl Özel İdare hakkında yapmıyor diyor, Turizm Bakanlığı hakkında yapmıyor diyor… ‘Sen misin şikayet eden? Gel bakalım üç harflilerden burs parası almak suçundan, icbar yoluyla irtikaptan’ tutukladılar.
Bolu’da her partinin sahip çıktığı %80 halk desteğine kavuşmuş, bir kuruş borcu olmayan, muhteşem yönetilen bir belediye. Ve al onu Bolu’da cezaevinde tutarsak cezaevinin müdüründen gardiyanına herkesin sevdiği biridir, rahat eder diye Sincan’a, F tipine, yüksek güvenlikliye, terör örgütü üyelerinin ya da darbecilerin konduğu, kanunda öyle olduğu yere sen gel Bolu’nun belediye başkanı suçundan ceza alsa en üst sınırdan verseler yatarı 1 yıl…”
Kaynak:Halktv.com





