ÖKÜZÜN BOYNUZUNDAKİ DÜNYA

ÖKÜZÜN BOYNUZUNDAKİ DÜNYA

Bilim dünyasına, kısa bir zaman diliminde, çağlar atlatacağı düşünülen yapay zekâ
(YZ) getiri ve götürüleri bakımından kıyıda köşede ince ince tartışıldığı zamanlarda
küresel yaşamın baş döndüren hareketliliği durma noktasına gelmişti birdenbire.
Pandemi nedeniyle ekonominin yavaşlayan çarkları, kapatılan sınırlar, etkinlik
alanlarının kilitli kapıları ve sığınak halindeki kaygı yüklü evler.

2020 yılının mart ayındaki yukarıdaki fotoğraf çıplak gözle göremeyeceğimiz kadar
küçük bir canlının insan yaşamını tehdit etmesiyle oluşmuştu. Tüm dünyada çökmüş
bulunan sağlık sistemi nedeniyle tedavi görecek kimseler arasında tercih dönemine
girilmiş, koridorlarda ölümü bekleyen hastalar, sevdikleriyle vedalaşamadan; çaresiz,
çekip gitmeye başlamıştı yaşamdan…

Eğitilmiş milyarlarca insandan oluşan ordular; sayısız bomba yüklü jetler-devasa
gemiler-tanklar-toplar-atom bombaları-kimyasal silahlar ve pek çok öldürücü
varlığımız her gün bize ağır kayıplar verdiren o görünmez ölüm saçan canlıdan
korumaya yetmemişti. Dahası, kurulu sistemimizle güven içinde olmadığımızı
anlamıştık ürpererek…

Pandemi sonrasında, sözüm ona, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. İnsanlık
yaşamın ne olup olmadığı konusunda -güya- çok şey öğrenmişti o süreçte. Bilim
insanları ve ülke yöneticileri de iyileşmesine yönelik daha özenli olacaklardı dünya
düzeninin.

Dillendirildiği gibi olmadı ne yazık ki. Mayıs 2023’te bittiği ilan edilse de o dönem,
dünya daha iyi zamanlara çeviremedi yüzünü bir türlü. Üç yıl sonra; şimdilerde yani,
şakalaşır gibi üçüncü dünya savaşından (haftalardır fırlatılan füzelerin yıkıcılığında)
söz edilir oldu. ABD/İSRAİL-İRAN çatışmasının bölgeye yayılma emareleri; petrolden
gübreye, doğalgazdan gıdaya kadar yaşamın her alanını etkileyecek üretimlerden
mahrum kalma endişesini de küresel kâbusa dönüştürdü süratle…

Bir önceki makalede de vurgulandığı gibi, demokrasinin yumuşak karnı, Bilgi Çağı
diye nitelenen ikinci bin yılın ilk evresinde de huzur vermiyor insan denen yaratığa.

Devlet gücünü (çıkarcı iç-dış her türlü destekçisiyle) hastalıklı düşünceleri için ele
geçirmeyi plânlayan kurnaz ve kötücül kişilerle, konumsal seyrin bozduğu/bozacağı
yanar döner türünden gevşek karakterli diğerlerinin aynı yöntemle iş başına
gelmelerini engellemek te olanaksız görünüyor diğer taraftan…

Dizginleri elinde tutan 8-10 kişilik Trumpgillerden ibaret değil ki karşımızdaki güç,
küresel sermayenin alt yapıda yedeklediği sayısız çakal sürüsü ve onların
gölgesindeki tilkiler de var kum kümeleri gibi. Düşünme yeteneğini köreltmiş
milyarlarca insanın çılgın lider tercihinin yanında peygamber beklentisi ise evrensel
ıstırabın kaynağı olarak sarmalıyor toplumları her saniye…

Bilgi Çağı’nın yukarıdaki görüntüsü insana: Dünya belki de öküzün boynuzunda
dönüyordur, dedirtiyor içten içe. İnsanın çamurdan yaratıldığına dair bilgiler de rüzgâr
gibi, esip duruyor zihnin bir köşesinde; fırıl fırıl.

Yönetsel ego ve benzeri konularda yapay zekâ (YZ) ile yazışırken, derin konulara
girmeden önce, onların kendilerine soru sorma ihtimali hakkında ne tür bilgiler
barındırdığını sormuştum. Beni haftalarca meşgul edecek ölçüde karşılaştığım
verilerin ilk 5 bölümü altın dönem dedirtecek zamanları kapsıyordu. Kendi kodlarını
analiz ederek hatalarını bulup daha verimli hale getirmek ve kendilerine “Bu
algoritmayı nasıl daha hızlı yapabilirim?” gibi sorular sorması öngörülüyordu.
Özyinelemeli Öz-Gelişim adlı bu süreç “zekâ patlaması” olarak adlandırılan teorik bir
hızlanmaya yol açacaktı… Bilimsel Keşif ve Soru Seçimi aşamasında YZ salt
soruları yanıtlamakla kalmayıp, bilim dünyasında “hangi soruların sorulmaya değer
olduğunu” belirlemede aktif rol oynayacaktı. Bu, bilimin yönünü ve keşif sürecini
yapısal olarak değiştirecekti. Diğer bölümlerle birlikte, en sonu, YZ’nin kendi
hedeflerini belirlemesi ve bu hedeflere ulaşmak için stratejik sorular sorması, insan
kontrolünün dışına çıkma ve etik belirsizlikler yaratma riskini de beraberinde
getirecekti. Dahası, İnsan-YZ etkileşimi konusundaki: “Etkileşim aracılığı ile insanın
eleştirel düşünme becerilerini geliştirmesi yönetsel egoyu etkileyerek dünyayı daha
yaşanır kılar mı?” biçimindeki soruma aldığım özet yanıtın içinde egonun
evrilebileceği kadar şahlanma olasılığının da mümkün olduğu bilgisi vardı.
Demokratik liderlerin YZ’yi kendilerini denetleyen bir mekanizma olarak değil, kitleleri
daha iyi manipüle etmek için “propaganda aracı” olarak kullanmaya kalkması,
yönetsel egonun daha da tehlikeli bir hal alma riskini barındırıyordu…

Ülke yönetimlerini gelecekte yapay zekalara emanet ederek ahenk içinde dönen adil
bir dünya hayalim de, YZ’nin Etik ve Kontrol Kaygıları bölümünde, örselendi doğrusu.

15.04.2026

Ferruh SİDAR

  • Çankaya Gazetesi

    1984 yılında yayın hayatına başlayan ÇANKAYA GAZETESİ nin merkezi Ankara dır. Ender Yoldar' ın yönetiminde Atatürk İlke ve İnkılaplarına, Milli ve Manevi değerlere bağlı bağımsız ve tarafsız bir gazetedir.

    Related Posts

    ARAYIŞ

    KEŞKELER ARASINDA BİR ÖMÜR: KADER, TEVEKKÜL VE İNSANIN ARAYIŞI NEVZAT AKSOY Değerli okuyucularımız, İnsanoğlu, hayat yolculuğu boyunca çoğu zaman “keşke” kelimesinin gölgesinde yaşar. “Keşke ben de bunu yapsaydım… Keşke o…

    Baharın müjdecisi; NEVRÛZ

    NEVRÛZ YAHYA AKSOY Nevrûz Bayramı, baharın müjdecisi ve şarkısıdır. Yeniden doğuş günüdür.Bu yeni gün mevsimlerin en bereketlisi baharın başlangıcıdır. Doğanın yeniden doğuşu,insanın doğayla birlikte yeni bir mevsime ve hayata heyecanla…

    Gözden Kaçırmayın

    Gürer: “40 Milyon TL + KDV Net Çöpe Gitti. ”

    Gürer: “40 Milyon TL + KDV Net Çöpe Gitti. ”

    “CEBİMİZDE 10 BİN LİRA OLMADAN MAZOT ALMAK İÇİN POMPAYA YANAŞAMIYORUZ”

    “CEBİMİZDE 10 BİN LİRA OLMADAN MAZOT ALMAK İÇİN POMPAYA YANAŞAMIYORUZ”

    ”3 Temmuz devam ediyor”

    ”3 Temmuz devam ediyor”

    İRAN HÜRMÜZ BOĞAZINI YİNE KAPATTI

    İRAN HÜRMÜZ BOĞAZINI YİNE KAPATTI

    Fenerbahçe son anda yıkıldı:2-2

    Fenerbahçe son anda yıkıldı:2-2

    Herkes” ARDA GÜLER” i konuşuyor

    Herkes” ARDA GÜLER” i konuşuyor