MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında;
Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur. Zira yükümüz ağırdır.
Ancak gönlü hâlâ bizimle atan, gözü hâlâ bu ocakta olan her kardeşimiz için soframızın yeri de gönlümüzün yeri de bakidir,dedi.
“Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte, enerjide, göç yönetiminde, ulaştırmada yapamaz, bölgesel dengeyi kurarken yapamaz.” diyen Bahçeli şunları söyledi:
Avrupa’nın Türkiye’ye bakarken içine düştüğü zihni ve siyasi yanlışlık, yapılan açıklamalarda gün yüzüne çıkmaktadır.”
Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz,“Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin” dilin kazası olarak görülemez, zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. Nitekim bu küstah dilin ‘jeopolitik bakımdan sorunlu’, ‘gerçeklikten kopuk’ ve ‘çifte standartlı bulunduğu’ bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir. Hatta aynı çevreler, ‘Türkiye’nin Avrupa güvenliği bakımından temel bir müttefik, enerji hatları ve kaynakları bakımından hayati bir damar, göç yönetimi bakımından kilit bir ortak ve bölgesel denge bakımından vazgeçilmez bir güç olduğunu’ hatırlatmak zorunda kalmıştır.
Bahçeli, Türkiye’nin jeopolitik düğümlerin tam ortasında bulunduğunu, kilit noktası ve cümle kapısı olduğunu vurgulayarak, “‘Neydim’ demeyen mahfillerin ‘ne oldumcu’ tavrıyla mücadele etmek zorunda kaldığımız bu basiretsiz uluslararası sahada mesele, Türkiye’nin nerede durduğu değil, Avrupa Birliği’nin nereye savrulduğudur. Mesele Ankara’nın istikameti değil, Brüksel’in ikiyüzlü siyasetidir. Mesele Türkiye’nin duruşu değil, Türkiye’yi gerektiğinde dışlayıp gerektiğinde kullanmak isteyen çarpık, çıkarcı, ikiyüzlü Avrupa zihniyetidir.” diye konuştu.






