Oyuncu Ece İrtem (35) yaşında Kadıköy’deki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesi ”KALBİMİZE YETERİNCE BAKIYORMUYUZ ? ”sorusunu yeniden gündeme getirdi.
CENAZE KUŞADASI’NA GÖTÜRÜLECEK
Ece İrtem’in cenazesinin Aydın Kuşadası ilçesine götürüleceği öğrenildi. İrtem, yarın öğlen namazı sonrası Merkez Hanım caminde kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.
”KALBİMİZE YETERİNCE BAKIYORMUYUZ ? ‘
Kalp hastalıkları, dünyada ve Türkiye’de ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Ancak bu dramatik tabloyu değiştirmek mümkün. Nasıl mı? Düzenli kardiyolojik kontroller sayesinde. Kalbiniz vücudunuzun motorudur ve bu motorun düzenli aralıklarla kontrol edilmesi, ileride yaşanabilecek ciddi problemleri önlemenin en etkili yoludur.
Özellikle genç yaşta olanlar, kendilerini bu risk grubunun dışında görse de, modern yaşamın getirdiği stres, hareketsizlik ve kötü beslenme alışkanlıkları
kalp sağlığını her yaştan birey için tehdit etmektedir. Kalp krizlerinin giderek genç yaşlara inmesi, bu gerçeği daha da görünür hale getirmektedir.
Kardiyolojik Kontrol Nedir?
Kardiyolojik kontrol; kalp ve damar sağlığınızın değerlendirildiği, risk faktörlerinin tespit edildiği, gerekirse ileri tetkiklerin planlandığı kapsamlı bir muayene sürecidir. Bu kontrollerde kalp ritmi, tansiyon, kolesterol, EKG, ekokardiyografi, efor testi gibi birçok yöntem kullanılarak kalp sağlığınızın mevcut durumu analiz edilir.
Bu kontroller sadece hastalık şüphesi olan bireyler için değil, hiçbir belirtisi olmayan sağlıklı bireyler için de koruyucu bir sağlık hizmetidir.
Kardiyolojik Konsültasyon Nedir?
Kardiyolojik konsültasyon; genellikle başka bir hastalık veya ameliyat süreci nedeniyle bir kardiyoloji uzmanının görüşüne başvurulması anlamına gelir. Örneğin bir cerrahi operasyon öncesinde kalp sağlığınızın değerlendirilmesi gerekebilir. Bu durumda kardiyolog, hastanın kardiyovasküler risklerini değerlendirir ve tedavi planına yön verir.
Aynı zamanda, göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, yorgunluk gibi belirtileri olan bireylerde altta yatan kalp rahatsızlıklarını araştırmak için de konsültasyon gerekebilir.
Kardiyolojik Kontrolün Önemi
Erken teşhis, hayat kurtarır. Kardiyolojik kontroller, kalp hastalıklarının henüz belirti vermeden tespit edilmesine olanak tanır. Özellikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü olanlar, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol gibi risk faktörlerine sahip bireylerin yılda en az bir kez kardiyolojik muayeneden geçmesi önerilir.
Ayrıca; sigara kullanımı, obezite ve stres gibi faktörler de risk seviyesini artırır. Kardiyolojik kontroller sayesinde, yaşam tarzı değişiklikleri ile bu riskler minimize edilebilir.
Erken Teşhis ve Erken Tanının Faydaları
Erken teşhis edilen bir kalp hastalığı, genellikle ilaç ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınabilir. Bu sayede daha ileri seviye girişimsel işlemlerden kaçınılmış olunur. Kalp yetmezliği, ritim bozuklukları veya damar tıkanıklıkları gibi sorunlar zamanında fark edilmezse hayati tehlike oluşturabilir.
Erken tanı ayrıca bireyin yaşam kalitesini artırır, iş gücü kaybını azaltır ve uzun vadede sağlık sistemine olan maliyetleri düşürür.
Kimler Kardiyolojik Kontrole Gitmeli?
- 40 yaş üstü bireyler
- Ailesinde erken yaşta kalp krizi geçmişi olanlar
- Diyabet, hipertansiyon veya kolesterol sorunu olanlar
- Sigara kullananlar
- Obezite sorunu yaşayanlar
- Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı gibi semptomları olanlar
Kardiyolojik Kontrolde Hangi Tetkikler Yapılır?
- EKG (Elektrokardiyografi)
- Ekokardiyografi
- Efor testi
- Holter monitörizasyonu
- Kan testleri (kolesterol, glikoz, troponin vb.)
- Gerektiğinde anjiyografi ya da ileri görüntüleme yöntemleri





