DSCN5414

Mimarlar tulumlar ve maskelerle Havagazı Fabrikası’nda

Havagazı Fabrikası Yarışması yer görme etkinliği yapıldı
Mimarlar tulumlar ve maskelerle Havagazı Fabrikası’nda

Kent Düşleri Proje Fikir Yarışmaları’nın onuncusu olan Maltepe Havagazı Fabrikasının Değerlendirme Projesi Fikir Yarışması’nda alan ve çevresinin gerekli analizlerinin yapılabilmesi için yer görme buluşması gerçekleştirildi. Asbestten kaynaklı özel koruyucu kıyafetler ve maskelerle gerçekleştirilen yer görmeye 100’ü aşkın mimarlık öğrencisi katıldı. ODTÜ, Başkent Üniversitesi ve Yaşar Üniversitesi başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından mimarlık öğrencileri yarışmaya dair fikirler geliştirmek için Havagazı Fabrikası çevresinde inceleme gezisi yaptı.
İnceleme ve yer görme gezisine Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Namık Kemal Kaya ve Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut , Prof.Dr Cana Bilsel ve 100’ü aşkın öğrenci katıldı.
Maltepe Havagazı Fabrikasının Değerlendirme Projesi Fikir Yarışması yer görme buluşma etkinliği kapsamında düzenlenen programda açılış konuşmalarını Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ve Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut yaptı.

Havagazı Fabrikası önemli bir değer
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Maltepe Havagazı Fabrikası’nın toplum ve mimarlık camiası için önemli bir değer olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyetin tanık mekanlarından birisidir. Bu alan için uzun süredir Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak mücadele ediyoruz. Aslında kültür varlığı değerinden de öte kullanıldığı malzeme ile birlikte halk sağlığına zararlı malzemeleri içermesiyle de gündeme geldi. Yani bina sadece tasarlanmış işlevi ile birlikte değil mimarlık açısından kullandığımız malzeme değeriyle de gündeme gelmiş oldu. Böylece halk sağlığına etkileri tartışma konusu oldu. Tam da bu noktada bizim 11 yıldır mücadele ettiğimiz, kültür varlığı olarak korumaya çalıştığımız bir noktada Maltepe Havagazı Fabrikası pey der pey yıkılmaya başlandı. Kent belleğinden siliniyor olmasına karşı Ankara Tabip Odası ile birlikte Maltepe Havagazı Fabrikası Kent Düşleri Yarışması açarak bu kente dair sadece belediye başkanın ve yöneticilerinin değil mimarların ve mimarlık öğrencilerinin, tabiplerin ve kentlilerin de bir başka fikri olduğunu göstermek istedik” dedi.

Yargı odaların yanında yer aldı
Candan, Havagazı Fabrikası ve asbeste ilişkin açılan bütün davalarda mahkemelerin Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Ankara Tabip Odası’nı haklı bulduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:
“Son günlerde gelişen olaylardan bir tanesi asbestle ilgili açtığımız bütün davalarda mahkeme Mimarlar Odası ve tabip odasını haklı buldu. Şu anda elektrik santralinin yıkımı durduruldu, gerekçeli olarak ta, mahkeme sonuna kadar da yürütmeyi durdurma kararı verildi. Geçtiğimiz hafta içinde de Maltepe Yerleşkesi’ne ilişkin 2, 5 emsalle örtük 4 emsalli bir yüksek yapılaşma öngörülüyor. Üçüncü kez plan değişikliği yapıldı. İlk ikisini hukuk yoluyla iptal ettirdik. Üçüncüsünün de geçtiğimiz hafta bilirkişi raporu geldi. Bilirkişi de aslında Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin savunduğu noktalarda lehimize karar verdi. Yüksek yapılaşma da iptal edilebilecek gibi görünüyor. Bu da aslında o alanın yeni fikirlere açık olmasının önünü açıyor”

Cumhuriyet’in tanıklarından
Maltepe Havagazı Fabrikası fikir yarışmasının açtıkları onuncu yarışması olduğunu belirten Candan şu bilgileri verdi:
“İlkini Ulucanlar Cezaevi ile birlikte gerçekleştirdik. Aslında Ulucanlar Cezaevi Kent Düşleri Yarışması’nın bizim açımızdan şöyle bir önemi oldu. İlk kent düşleri yarışmamızdı ama uygulanan ve fikrimizin açığa çıktığı yıkılıp yerine ayakkabılar çarşısı yapılmak istendiği bir süreçte mimarlık öğrencilerinin fikirleriyle Cezaevi Müzesine dönüştü. Yöneticilerle bir diyalog zemini olduğunda fikirlerimizin uygulanabileceğini gösteren bir projeler bütünü olduğu ortaya çıktı. Bunu Hasanoğlan Kent Düşleri yarışmalarında da gördük. Bizim fikirlerimiz doğrultusunda Elmadağ Belediyesi tarafından Hasanoğlan Köy Enstitüsü restore edildi ve kullanıma açıldı. Yine Zonguldak’ta dava açtığımız tesislerle ilgili belediye bunu önemsedi bizim yarışmamızdan sonra belediye yarışma açtı. Sonuçları bizim çok beklediğimiz noktada olmasa da o tesislerde korundu. Maltepe Havagazı Fabrikası’nda da sizin üreteceğiniz fikirler aslında bugün o alanını yıkılarak 4 emsal dediğimiz yüksek yoğunluklu bir yapılaşmaya terk edilmesinin ötesinde başka bir fikri ortaya çıkartacak ve tartıştıracak. Biz bunun çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Cumhuriyetin tanıklarından olarak kent merkezinde çok önemli iki alandan bir tanesi Maltepe Havagazı Fabrikası, diğeri de Saraçoğlu Mahallesi’dir. Bu iki yerleşke hem oldukça büyük hem de içerisinde barındırdığı mekan potansiyeliyle de gelecek kuşaklara yön verecek bir işlev bekliyor. Bütün ülkeyi yönetenler Sanayi Devrimi ile birlikte kendi ülkelerinin geleceklerini belirlemeye çalışıyorlar. Birinci sanayi devrimi dediğimiz 1800’lü yıllardaki buhar makinesinin keşfiyle birlikte Osmanlı İmparatorluğu bunu kendi geleceğiyle bağdaştıramadığı için yıkıldı. İkinci Sanayi Devrimi dediğimiz elektriğin bulunmasıyla birlikte fabrikaların yaygınlaşması ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve onun kurucu dehası Atatürk’ün Sanayi Devrimi’ne bakışı ile birlikte her tarafa yayılan bir fabrikalaşma oldu. Maltepe Havagazı Fabrikası, Sümerbank Fabrikası var. aslında 10 yılda Türkiye’nin her yerinde açılan fabrikalarla sanayi devrimi bağlantısını kurduğunda çok ciddi bir çığır atlattı. Ve hala bu çığırı aşacak bir hükümet gelemedi. Üçüncü Sanayi devrimini es geçtik bilgisayar teknolojisinin girmesiyle birlikte ise hükümet bununla birlikte bir program belirleyip hayata geçiremedi. Şimdi dördüncü sanayi devrimindeyiz yapay zeka 2040 yılında bütün dünyaya hakim olacak robot teknolojisi ile birlikte bütün kentler yaşantılar mekanlar değişecek. Aslında ikinci sanayi devriminin ürünü olan Maltepe Havagazı Fabrikasını belki de dördüncü sanayi devriminde çığır açacak bir projenin bir parçası olma ihtimalide düşünülmeli.”

Havagazı Fabrikası müzeye dönüştürülmeli
Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut ise, şöyle konuştu:
“Mimarların bizim için önemi var çünkü kent sağlığı ve kent mimarisi birbirinden ayrılmaz bir bütün. Binalara ve şehirlere ruh katan bir mesleğe sahipsiniz. ODTÜ ormanları, ağaçlar ve çevre bizi ilgilendiriyor. Saraçoğlu Mahallesi o şehrin iklimi hem de insanların psikolojik sağlığı açısından bizi ilgilendiriyor. Büyükşehir Belediyesiyle hukuki sorunlar doğuran bir alan. Burada nükleer ve kimyasal sızıntı olsaydı bu kadar riski alıp hemen burayı yıkmaya çalışamazlardı. Ancak asbestli fabrika yönetmeliklere aykırı bir şekilde, hiçbir önlem almadan çevreye duyurmadan asbestli bir yıkım işlemi yapıldı. Biz de onları dava ettik hukuk ve bilirkişiler bizi haklı buldu, yürütme durduruldu oraya artık bir çivi bile çakılamaz duruma geldi. Ancak Mimarlar Odası ve bizim fikirlerimiz var orası çok daha iyi bir şekilde değerlendirilebilir. Bunun en güzel örneği de İstanbul’da müzeye çevrilen elektrik santralidir. Burada da Ankara dokusuna ve çevre mimarisine uygun benzer bir müze yapılabilir. “
Dr. Ercan Yavuz ise “Asbestten Ankara Halk Sağlığına Bakış” adlı bir sunum gerçekleştirdi.
Yavuz asbestin nasıl bir madde olduğuna ve mimaride ve teknolojide nasıl kullanıldığına, ne zaman yasaklandığına dair bilgiler verdi.
Yavuz, “Sağlığın ana kısmı koruyucu sağlık hizmetleridir. İnsanları hasta etmeden, kirli havadan asbestten, kirli sudan uzak yaşatmakta koruyucu sağlık hizmetleridir. Daha farklı sosyal statüye sahip ülkelerde Örneğin Küba gibi koruyucu sağlık hizmetlerine büyük önem verilmektedir. Ama dünyada koruyucu sağlık hizmetleri yüz birimden 4’ünü teşkil eder 96sı da tedavi hizmetlerini içerir. Çünkü tedavi hizmetleri her zaman kapitalizm açısından bir gelir değeri vardır” dedi.
Maltepe Havagazı Fabrikası’nın sökümü sırasında halk sağlığının nasıl tehlikeye atıldığına dikkat çeken Yavuz, Havagazı Fabrikası’nda asbest sökümünün yönetmeliğe uygun yapılmadığını ve halkın sağlığın hiçe sayıldığını görsellerle anlattı.
Yavuz, “Geçmişte asbestin gemilerde, eski binalardaki borularda kazanlarda ve daha birçok yerde kullanıldığını belirterek, “Asbestten korunmalıyız. Asbest bir moleküldür ve liftir, boyu eninden üç kattır. Havada lifler olarak dolaşır solunum yoluyla çok kolay geçebilir her maddenin her mikroorganizmanın sevdiği akciğerlere yapışır. İlk yıllarda 4,5 yıl sonra akciğerin esnekliğin bozar, 20. yılında ise akciğer zarında mezotelyoma adlı bir kansere neden olur” diye konuştu.
Yavuz Türkiye’de söküm işlemlerinde gayri ahlaki sözleşmelerin yapıldığını, sözleşmelere uyulmadığını, harfiyatların taşınması yönergelerinin esas alınmadığını da belirtti.
Sunumun ardından ‘Son Ocak’ belgeseli gösterildi. Daha sonra öğrencilerle birlikte Maltepe Havagazı Fabrikası Yerleşkesi’ne doğru yürüyüşe geçildi. Öğrenciler üç grup halinde tulum giyerek ve maskeler takarak Havagazı Fabrikası çevresinde inceleme yaptı.

Comments: 0

Your email address will not be published. Required fields are marked with *