avatar-necdet sivaslı .220x220_q85_crop_upscale

Yeteri kadar kırmızı et Tüketemiyoruz…

Yeteri kadar kırmızı et

Tüketemiyoruz…

Necdet Sivaslı

Türkiye, et tüketiminde de sınıfta kaldı. Yapılan araştırmalarda gerektiği kadar kırmızı et tüketemediğimiz ortaya çıktı. Gelişmiş ülkeler ve Avrupa standartlarında et tüketiminin bu kadar az olması aynı zamanda iyi beslenemediğimizi de ortaya koyuyor.

Et tüketimi konusunda son yapılan araştırma bakınız ne diyor?

2016 yılında kişi başına 14.70 kilo olan kırmızı et tüketimi son 2 yılda yüzde 7.21 oranında azalarak 2018 yılında 13.64 kiloya düştü. Bu durum 4 kişilik çekirdek bir ailede 2 yıllık et tüketiminin yaklaşık 4 kilo azalması anlamına geliyor.

Buna karşılık makarna tüketimi son 2 yılda yüzde 16 oranında artış gösterdi. 2010 yılında kişi başına 6 kilo olan makarna tüketimi 2016 yılında 7.5 kiloya, 2018 yılında da 8.7 kiloya çıktı.

Bu sonuçtan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz:

Et fiyatları giderek artıyor. Pahalıktan et alımı düştü. Alım gücü azalanların dayanağı ekonomik açıdan makarnayı ön plana çıkardı. Et tüketimi azaldıkça üretiminde de düşüşler oluyor. Bu da hiç kuşkusuz hayvancılık sektörünün giderek yok olmasına yol açıyor.

Durum bu kadarla da sınırlı değil.

Et üretiminin azalması, pahalılık et ithalatını gündeme getiriyor. Ancak yapılan ithal etlerin de soruna çözüm getirmediğini görmekteyiz.

Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) Genel Başkanı Ahmet Hacıince, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki et tüketiminin Türkiye’nin yaklaşık 3 katı olduğunu söyledi. Hacıince, İstanbul Ticaret Borsası’nın Eminönü’ndeki merkez binasında düzenlenen hayvancılık ve kırmızı et ticaretine ilişkin istişare toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’de küçükbaş hayvancılığın ihmal edildiğini söyledi.

Et konusunda yanlış bilgilendirmelerin yapıldığını da özellikle belirten Hacıince açıklamalarında özetle şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de bundan 60 yıl önce koyun eti kullanımı yüzde 40-45 seviyelerinde iken bugün itibarıyla yüzde 15’lere düşmüş durumda. Dünyada sığır hayvancılığı endüstriyeldir ve bir yatırım sonrası gerçekleşir. Koyun eti ise iş gücüne bağlı olarak üretimdeki payını alır. Ülkemizde mevcut meraların kullanılmaması, koyun etine ilginin azalmasıyla karşımıza yüksek maliyetli et ortaya çıkmıştır. Türkiye’de bilim çevreleri ve bazı sivil toplum kuruluşlarında kırmızı ete karşı olumsuz ifadeler kullanılıyor. Türkiye’de kırmızı ete karşı bilinçsizce bir saldırı var. Türkiye’de 3 kişiden biri sigara içmektedir. Ortalama sigara tüketimi ise günde bir pakettir. Bir paket sigara bugün 17-18 lira. Etin kilosu ise 40-45 lira civarındadır. Bir paket sigara parasına yarım kilo et alınabilmektedir. Fakat kırmızı et sürekli günah keçisi ilan ediliyor. Tüketim azalıyor ve bu durum üretimi de olumsuz etkiliyor. Dünyanın gelişmiş ülkelerindeki et tüketimi, Türkiye’nin yaklaşık 3 katıdır. Dünya Sağlık Örgütü, bir kişinin yılda 36 kilo et tüketmesi gerektiğini söylüyor. Biz resmi rakamlara göre, tüketimde yıllık 13-14 kilo seviyelerindeyiz.”

İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan ise Türkiye’nin istikrarlı bir tarım ve hayvancılık politikasının bulunmadığını söyledi.

Sağlıklı et üretiminin veteriner hekimler ile mümkün olduğunu belirten Arslan, üreticilerin, toplumdaki kırmızı et algısını pozitif yönde etkilemek için meslek kuruluşlarıyla koordineli bir şekilde çalışması gerektiğini söyledi.

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da, gıdanın, en az savunma sanayi kadar önemli ve hayati olduğunu vurgulayarak, “Hükümetimizin gıda, tarım ve hayvancılık alanlarında yaptığı her çalışmaya Borsa olarak destek vermeye çalışıyoruz” dedi.

Kopuz, “Sonuçta, tarım üretimimiz istediğimiz gibi gelişmedi. Artan nüfusumuzu beslemekte zorlanmaya başladık. Bu gidişi değiştirmek, tarımda önemli bir dönüşüme imza atmak için Tarım ve Orman Şurası’nın bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de kırmızı et sektörü özelinde bir hazırlık toplantısı yapmak istedik” şeklinde konuştu.

Et konusunda bir başka araştırmanın sonuçlarını da görelim:

Son zamanlarda et tüketimini azaltmak istediğini ya da tamamen bırakmayı düşündüğünü söyleyenlerin sayısında artış gözleniyor. BBC, son yıllarda yayınlanan araştırma ve raporları derleyerek dünya çapındaki bu trendi gözler önüne serdi.

Hem daha sağlıklı bir diyete geçme arayışı hem de çevreye verilen zararı azaltma düşüncesi birçok kişiyi et tüketiminden uzaklaştırmaya başlamış durumda. Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’de nüfusun üçte ikisinin eskiye göre daha az et tükettiği sanılıyor. Vejetaryen ve vegan beslenme biçimlerinin yaygınlaşması da bu trendin oluşmasında önemli bir rol oynadı.

Son yarım yüzyılda küresel et tüketiminin çok hızlı bir biçimde arttığını biliyoruz. Bugün küresel et üretimi 1960’lı yıllardaki üretim hacmine kıyasla beş kat daha fazla. 1960’larda yıllık et üretimi 70 milyon ton iken, 2017’de 330 milyon tona ulaştı. Bu artışın en önemli nedeni, beslenmesi gereken çok daha fazla insanın olması.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Comments: 0

Your email address will not be published. Required fields are marked with *