”Halk bu iktidara güvenmiyor”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,Türkiye’nin çözülmeyecek hiçbir sorunu yok. bu iktidarın en büyük sorunu halkın kendisine güvenmemesidir ,Devlet yönetiminde siyasi iktidarın samimi olması lazım.dedi.

CHP TBMM Grup tolantsında konuşan Kılıçdaroğlu’nun açıklaması özetle şöyle:

Türkiye daha önce böyle bir tabloyla karşılaşmadı. Kara Kış Fonu kurun demiştim, arka arkaya zamlar yağmaya başladı. Son 6 ayda gübre fiyatlarına 31 kez zam yapıldı. KOBİ’lerin kullandığı doğal gaza yapılan zam yüzde 115, elektrik santrallerinde kullanılan doğal gaza yüzde 148, kömüre yüzde 72, oduna yüzde 33 zam geldi. Nasıl geçinecek bu insanlar? 10 milyon civarında asgari ücretli var.

Sarayın bakış açısı; eğer vatandaş ekmek bulamadıysa pasta yiyebilir. Saray, porsiyonları küçültün diyor ama kendi porsiyonları büyük. Sonra biri daha ; Peygamber efendimiz de mideyi boş bırakın der diyor. Sen kendini tıka basa dolduruyorsun ama. Yandaş gazeteler alışverişe tok karınla çıkın diyor. Raftaki ürünlere dokunmayın, sahiplik duygusu gelir diyor. Daha sonra bir bakan çıkıp, “Kış geliyor evi daha az ısıtın, faturaları düşürün, tasarruf edin” diyor. Bu millet tasarrufu yapacak ve ampulü söndürecek.

KANAL İSTANBUL TEPKİSİ

Ülkemizi seviyoruz, İstanbul’un talan edilmesini istemiyoruz. Yabancıların da talana ortak olmasını istemiyoruz. Sadece bizim iş insanlarımıza değil, Büyükelçiliklere de yazı yazdım. “Eğer Kanal İstanbul’a sizin ülkelerinizden bir şirket, kişi ya da müteahhit girer, İstanbul’u talan ederse o da ağır bedeller ödeyecektir” dedim. Diyorlar ki, Bizi niye yabancılara şikayet ediyorsun? anlamıyorlar. Ülkenin menfaatini korumak, gözbebeğimiz İstanbul’u korumak ne zamandan beri yabancılara ihbar oldu? Bunu söyleyenler bizim milliyetçiliğimizi asla sorgulayamazlar. Cumhur İttifakı’nın en temel sorunu ne? En temel sorunu şu; birisi diyor ki ben milliyetçiyim, öteki diyor ki ben her türlü milliyetçliği ayaklar altına aldım. Bunlar koalisyon kurmuşlar. Hiç kimse merak etmesin bu ülkenin çıkarlarını, İstanbul’un talan edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Kanal istanbul ihalesine kim girerse ağır bedeller ödeyecektir.

 

İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayacağız ve Resmi Gazete’de yayımlanacak. Ev içi şiddet olursa olay karakola intikal ederse özel birimler olacak o birimlerde en az bir kadın olacak. Hem kadına hem aileye sosyal güvenliğini sağlayacağız.

Boşanan kadınlar için ‘Yeni Başlangıçlar Fonu’ kurulacak. Nafaka gerginliğini de bitireceğiz.

Doğum izni kanununu ilk altı ayda değiştireceğim. Kadın lehine pozitif ayrımcılık yapacağız. Özel sektörde doğum iznine ayrılmış ama bir süre gelmemiş kadının tekrar işe dönmesine imkan sağlayacak.

 

‘ÇAKMA EKONOMİST’

Şahsım yine oturmuş üniversite öğrencilerini toplamış onlara ‘Yap-İşlet-Devret’i anlatıyor. Diyor ki, ‘Ben ekonomistim, siz ne kadar kaynak oluşturursanız devletin kasasından bir kuruş çıkmaz. Yaptığımız bu ama Bay Kemal’in kafası bu işlere basmaz’ diyor. Vallahi benim kafam kul hakkı yemeğe, adaletsizliğe basmaz. Vatandaşın ödediği verginin hesabını vermek benim için onurdur.

Sen ekonomistin ekonominin geldiği hale bak. Böyle ekonomiste ‘Çakma ekonomist’ denir. Ekonominin E’sini bile bilmiyor. İlkokul mezunu bakkal bunlardan daha iyi devlet yönetir..