MUTLAK HEDEF
Mutlak Butlan davası başta olmak üzere yönetimin her türlü siyasi
uygulamalarına direnerek iktidar olma hedefine kilitlendiğini eylemleriyle
seçmene göstermeye çalışan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in
çabaları; anketlere ve de batı dünyasından gelen seslere bakılırsa,
karşılık bulduğu/bulacağı izlenimi veriyor.
Nisan ayı sonlarında Avrupa Konseyi ve bağlantılı kurumların,
Türkiye’deki siyasi uygulamalara dair, Avrupa Parlamentosu’yla ortak
girişimde bulunarak, İçişleri Bakanı’na mektup göndermesi -gerçekten-
örneğine pek rastlanmayan bir durumdu. Bu gelişme, ikiyüzlü Batı’nın
(Orta Doğu’da yaşanan sorunların getirdiği enerji ve diğer
gereksinimlerin yanında) ABD’nin korumasından mahrum kalmasıyla mı,
yoksa Özgür Özel’in geçmişteki çağrılarını henüz işitmeleriyle mi
açıklanır bilinmez.
Türkiye ile iş birliğinin; ortak değerler olan demokrasi, insan hakları ve
hukukun üstünlüğü üzerine kurulu olduğunu ve bu değerlerin devam
eden ilişkilerin temelini oluşturulduğunu belirten mektup, birlikte
çalışmayı öneriyordu. Ekrem İmamoğlu’nun ve muhalefete bağlı pek çok
yerel seçilmiş temsilcinin tutuklu yargılanmasını da anımsatan söz
konusu ileti değerliydi açıkçası. Aynı günlerde Adalet Bakanı’nın,
yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelirken hukuki güvence ve de tahkim
istediğini belirterek, bu konuda yasal çalışmalara yöneldiklerini
vurgulaması da dikkat çeker türdendi…
Yukarıdaki gelişmeler bizi farklı düşüncelere yöneltse de kimi tutum ve
davranışların nasıl seyredeceği hakkında, ergenlere özgü sorular
dolaştırıyorduk zihnimizde ister istemez. Bundan böyle CHP Genel
Başkanı Özgür Özel, Batı’nın güvenlik kaygılarını sömürenlere karşı
bölge güvenliğinin demokratik bir Türkiye ile giderileceği yönündeki
iddiayı güçlendirmeyle birlikte süreklilik arz eden yeni temaslara
başlayıp, her fırsatta, tüm hukuksuzlukları dosyalar halinde Batılı
kurumlara iletecek miydi örneğin. Dahası eylem ve söylemlerinin, Batı
medyası aracılığı ile, tüm kıtada görünüp işitilmesini sağlamak için ne
yapacağı da merak konusuydu. Genel Başkan, Sosyalist Enternasyonal
yapıların Türkiye ilgisini -abi kardeş muhabbetinden öte- daha izlekçi
kurumsal alanlarda arttırır mıydı? En önemlisi, CHP’yi iktidara taşıyacak
olan bagajdaki malzemeler neydi? Yeni mitinglerde kendini balkonlarda
veya kenar köşede izleyen vatandaşlara “Beleşçiler” diyerek el
sallamalarına karşılık vermeyeceğini yineler miydi? Ya da evinde
pijamalarını giyip TV karşısında mitingi izleyen seçmene çıkışır mıydı?
Ferruh SİDAR
10.05.2026







